Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ekim '14

 
Kategori
Ruh Sağlığı
Okunma Sayısı
507
 

Neden korku?

Neden korku?
 

Ölüm korkusu

İnsanların korkusunun başlıca sebebi hayatın son bulma korkusudur. İnsan, ölümsüz olsa asla korkmaz, neden korksun ki.

Korku, zarara uğrama, bir kayıp,  bir yok oluşun sebebi... İnsan zarara uğramayacağını bilse yapacağı işten korkmaz. Veya ölmeyeceğini, hayatının yok olmayacağını, ölümsüzlüğü bilse silahın önünde durmaktan veya bir uçaktan atlamaktan korkar mı? Veya bir elektrik kablosuna dokunmaktan korkar mı? Demek ki korkunun nedeni zarar görme, bir kayba uğramak veya hayati derecedeki korku ise ölmek.

Peki ölmekten neden korkarız? Hiç düşündünüz mü?

Ölümde ölümsüzlük görenler ölmekten korkmazlar. Bu ne demek? Yani öldükten sonra başka bir zarar, ziyan görmeyeceğini düşünen, daha iyi bir yaşam süreceğini düşünen korkmaz. Yani öteki dünyanın varlığında cennet denilen mükemmel aleme gidileceğini düşünen ölümü aşk ile arzular. Onlar için bu dünya bir kaçış yeri, öteki taraf ise kurtuluş.

Öteki dünyadan neden korkuyoruz?

Çünkü ölüm bize öyle bir anlatılmış ki; bütün işkencelerin, bütün zulümlerin ve aklınıza bu dünyada gelebilecek en korkunç olaylarla karşılaşılabileceği konusunda çocukluktan beri bilinçaltına korku işlenmiş.

Mesela kabir azabı. Din adamları tarafından öyle bir işlenmiş, öyle bir anlatılmış ki, insan mutlaka cennete gideceğini bilse geçit kabir olduğu için oraya uğramadan gitmek ister.

İnsan aslında ölmekten korkmuyor, kabirden, anlatılanlardan korkuyor. İnsana savaşa git dersin sevgiyle gider, neden? Birincisi, öldüğünde kabir düşünmez. Bildiğimiz bir mezar düşünmez. Bir toprak üzerinde kalmayı, ortamda kalmayı bilinçaltından düşünür. İkincisi ise şehit denilen bir rütbe, bir mükâfat ile ödüllendirileceğini ve kabir azabı veya benzeri bir ceza ile karşılaşmayacağını dahası çok daha güzel bir hayatı olacağını düşünür. Ama yine de onu korkutan mezar dır.  Öldüğünde mezara değil de yer yüzünde bırakılacağını bilse ölümden bu denli korkmazdı.

Yarım, din adamlarının insanları böyle korkuyla Allah ı sevdirmeye çalışıyorlar. Birine korkuyla mı saygı duymak daha iyidir yoksa sevgiyle mi? Ama dedik ya “yarım din adamı”.

İnsanlar sanki Allah ın odunlarıdır. Allah onları yakıp keyif alacakmış gibi. Ya, Allah kendisini seveni neden yaksın? Siz sevdiğiniz eşyanızı yakar mısınız. Veya sizi seven birine zarar verir misiniz, onu yalar mısınız? Veya ona neden zulüm etsin? Bütün güç, kudret, irade hepsi onda.

Bu korkuyu iyi analiz edemeyenler de depresyona yakalanıyorlar. Onlara söylüyorum, Zeki Müren in güzel bir sözü vardır; “ben yaşarken ölüm var, ben öldükten sonra ölüm yok” diyor! Çok güzel söylemiş. Siz de böyle düşünün.

SİZ ve ben bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kıymetli Yazarımız Sayın,FİKİRCİ :İnsanı rahatlatan, insana cesaret veren yazınız güzelin ve ötesinde doğrulardır. Yer yüzünde bir insan ektiği çiçeği kurutur mu? susuz bırakır mı? kırıp yok eder mi?Yüce Allah kudret,güç, ve irade sahibi neden yarattıklarını cezalandırsın ki.Kulların Allah'tan korkmak yerine onun gücünden, kudretinden dolayı sevgi,saygı ve bağlılık göstermesi gerekir.Yazdığınız gibi yarım din adamları büründükleri şekil, ve giydikleri urbalardan da cesaret alarak yanlış tercümelerle, yanlış yorumlarla insanları korkutuyorlar.Bu mesele mahiyeti hayli derin.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.

Mehmet Burakgazi 
 20.10.2014 10:03
Cevap :
teşekkürler sn. hocam...  20.10.2014 20:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 357
Toplam yorum
: 404
Toplam mesaj
: 47
Ort. okunma sayısı
: 996
Kayıt tarihi
: 03.09.08
 
 

 Ne elimde garantim var ikinci bir soluğu almaya Ne aklım erer dünyayı yıkıp ta yeniden yapmaya A..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster