Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Mayıs '09

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
1296
 

Neden korkuyorsun!

Neden korkuyorsun!
 

Korkma yürü...


Ağır ağır ölür, özsaygılarını ağır ağır yok edenler
Kendilerine yardım edilmesine izin vermeyenler
Ne kadar şanssız oldukları ve
sürekli yağan yağmur hakkında
bütün hayatlarınca yakınanlar

Daha bir işe koyulmadan o işten el çekenler
Bilmedikleri şeyler hakkında soru sormayanlar
bildikleri şeyler hakkındaki soruları yanıtlamayanlar.

Deneyelim ve kaçınalım küçük dozdaki ölümlerden
Anımsayalım her zaman; yaşıyor olmak yalnızca
nefes alıp vermekten çok daha büyük bir çabayı gerektirir.

Yalnızca ateşli bir sabır ulaştırır bizi
muhteşem bir mutluluğun kapısına.

Pablo NERUDA

Ölüm...
en sefil haliyle gelecek üzerine.

Ölüm...
ağır ağır işleyecek bedenine

Utanç...
gözyaşında saklı olacak

Utanç...
son anda
tüm vücudun, ateşler içinde titrerken
can verirken
gözünden akan tek damlanın
cosss diye ses çıkardığını duyacaksın.

son duyduğun ses olacak...

karanlık...
ne kadar tanıdık gelecek
korkmana gerek yokmuş ölümden
Hayatın boyunca ölümden korktun. Korktuğun halde ölmeyecekmiş gibi yaşadın.

İnandın...
İnandığın halde, peki neden karanlık, diye sormadın.
karanlığa şükür dedin
ölümden sonrasını kurtarmak için karanlığa razı oldun
yaşamayı boşverdin

bu dünyayı yok sayanın başka dünyası olmaz, bilemedin
bilemedin çünkü hep bildiğini sandın
tek bildiğin, bilemediklerini bildirmek oldu

Yaşlandın...
daha bir sarıldın inancına
yaklaşan sona...
korkuyu hissettin ilk defa
hissettirdiklerini, o anda bile hissetmedin ama

Çalıştın...
sadece para için, devamlı yakınarak
sabah işe, akşam içmeye
hep anlattın, konuştun, böbürlendin
hiç dinlemeden, konuşturmadan, küçük görerek

hep şikayet ettin, herşeyden
hayattan, evinden, parasızlıktan
ama ihmal etmedin tek bildiğini;
çok şükür...

Yargıladın...
sorgulamadan, sormadan, görmeden
Kızdın...
neden sorgulanıyor diye
neden insan olduğunu unutup
sadece nefes almak için yaşadın

Genç oldun...
öyle dediler sana
ne dedilerse öyle oldun
nasıl istedilerse
düşünmedin, endişe etmedin, önemsemedin

Doğdun...
hayata kattığın tek güzellikti bu
masum bir bebek...

gerçekten yaşadığın tek an
isyan ettiğin
direndiğin
var olduğun
var olduğunu gösterdiğin
ağlamayı, gülmeyi tek bildiğin an
hakkın olanı almak için
sesini yükselttiğin tek an...

Kim aldı insanlığını elinden...

Ölüm her aklına geldiğinde
Ah edip vah edip inleme
Bu halinle Tanrı'yı incitmiş olacaksın

Ecel kapını çaldığı zaman
Evi telaşa verme

O geldiği zaman
Sen gitmiş olacaksın...

KORKMA YÜRÜ...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

O geldiğinde sen gitmiş olacaksIn... İnsanı derinden etkileyen bir anlatım. Mısralarda öğreti var ayrıca.Belki de ben insanlık değerlerinin çağlardır bizi mutluluğa taşıyamayışı karşısında ümidimi yitirdim.Bireysel çabaların kötülükleri önleyemediğini dahası çaba göstermesini dilediğimiz kimselerin işi hep tanrıya havale ettiklerini gördüm.Kötülük ve diktatörlük içermeyen sevgiyle uygulayacağımız bir kural ve disiplin anlayışı gerekli diyorum. Şiirinizdeki yaklaşımlar özellikle öğreti anlamında çok hoş.

Kerim Korkut 
 08.09.2009 18:37
Cevap :
Kerim Bey hoşgeldiniz. Aslında yıllardır insanlık değerleri yok sayıldığı için mutluluğa ulaşamadık. Yeni bir çağ açıp,sadece insani değerlere önem verirsek, bence mutluluk gelecektir. Sizin de söylediğiniz gibi diktatörlük ve kötülük yok olacaktır.Tamamen olmasa da, bir ümit işte:)Sevgi çok önemli, sevmeyi öğrenmeli insanlık. Çok teşekkür ederim değerli katkınıza. Beğenmenize çok sevindim. Tekrar görüşmek üzere,sevgiyle kalın.  09.09.2009 14:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 44
Toplam yorum
: 724
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 2078
Kayıt tarihi
: 15.09.08
 
 

Burdayım ya, gerisi teferruat ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster