Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Temmuz '11

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
582
 

Neden liderler tercihi konusunda, oy kullanmak zorunda bırakılıyoruz?

Neden liderler tercihi konusunda, oy kullanmak zorunda bırakılıyoruz?
 

Şu sıralar derin mevzular içindeyiz! 

Mevzularımızın önemli ayrıntısı liderler arasında ki husumet, dolayısıyla liderler ve taraftarlar arasında gelişen keskin gruplaşma! 

Derin konular var ama bizler yani milliyet blog’ a yeni katılan üyeler, bahse konu olan derin mevzulardan bi haberiz. Zaman içinde kulaktan dolma anlatımlar kadarını biliyoruz. 

Türkiye’ nin gündemi gibi, Milliyet Blog’un gündemi de her an değişebiliyor! 

Öylesi bir değişkenlik ki bıçak sırtı gibi yetişebilene ne mutlu! 

Ne düşüneceğini, neler hissedebileceğini, nasıl bir tepki vereceğini anlamakta yetersiz kalıyorsun? 

Dün akşam facebook’dan eski bir blog üyesi ile sohbet ediyorum. Aklım sıra gelişen olayların nedenlerini öğrenmeye çalışıyorum. Kendisinin eski bir üye olması münasebetiyle tepkisinin nedenlerini ölçümlüyorum. Yekten bana ben akvaryum balığı mıyım tepkisiz kalayım dedi? 

İlk kez duyduğum bir benzetme olması nedeniyle önce şaka yapıyor sandım tepkimi gülerek gösterdim, sonra ne kadar anlamlı bir savunuş olduğunu farkına vardım. Kadersizliğimiz “akvaryum balığı” gibi camın arkasından bakmakla başlıyor galiba, diyecek oldum. 

Sözümü kesti, sert bir yanıtla olmak zorunda mısın? 

Madem blog yazmayı terapi alanı görüyorsun. Senin gibi düşünen herkes düşüncesini korkmadan çekinmeden yazmalı dedi. 

Unutma cama yazılan yazılar değil bunlar? 

Buhar eksilince silinmezler! 

Yüzlerce hatta binlerce kişi okuyup, kendine gerekli olanları alacaktır. Neden olaya bu yönünde bakmıyorsun diye hesap sordu? 

Kim bilir, belki de kendince haklıydı? 

Düşüncelerim gittikçe derinleşmişken, madem öyle, neden yazıp açık açık sormuyorsun dedim kendime? 

Başlıkta da belirttiğim üzere “ şu sıralar derin mevzular içindeyiz” ama bu derin mevzuları 'milliyet blog’ a yeni katılan üyeler olarak biz bilmiyoruz. Aslında çok da önemli değil. Bizi ilgilendirmiyor. Benim itirazım bu çekişmenin içinde bizimde hırpalanmamız. 

Eski bir üyemiz beğenmiyorsan okumazsın benim yazılarımı diye görüş beyan etmiş. 

Nasıl okumayalım ki? 

Arka arkaya numaralandırılmış yazılar, gözümüzün bebeğine sokuluyorken! 

Bence kaçamak bir cevaptır. Yazını yazıp, bu sitede yayınlanmasına müsaade ediyorsan okunmaya engel olamazsın? "İnsan bedeninde var olan merak duygusuna gem vuramazsın". 

Tabii bunun yanı sıra önemli bir ayrıntı daha var. 

Gruplara bölünmek, iki lider arasında tercih yapmaya zorunlu bırakılmak! 

Aynen gündelik yaşantımızda olduğu gibi! 

Yalnız orada bir fark var biri iktidar, diğeri ana muhalefet. 

Burada ise ikisi de iktidar benim diyor! 

Görünüyor ki, milliyet blog' un da iki lideri var. Birinin yazısını beğenirsen ve sayfanda yayınlarsan hemen o grubun üyesi gibi algılanıyorsun. Veya o lider sana yorum yazdığında, seni övdüğünde diğer grup üyeleri ve lider saldırıya geçiyor. Oysaki tanımazsın, her iki grup lideri ile kesinlikle yüz yüze gelmişliğin yoktur. Sadece yazdığı yazıyı beğenirsin. Ve o yazarı onore etmek istersin. Maalesef bu yaptığın hareket o grup liderinin taraftarısın diye damgalanıyor, en ufacık fikir beyanında ters tepkilerle, hatta deli yaftalaması ile hakaret boyutunda tepki görme ile karşı karşıya bırakılıyor. 

Yetmiyor farklı iftiralar asker gibi sıralanıyor. Hangisini beğenirsen seçip alabilirsin. Tabii bu arada ortada kalıp her iki tarafa da aman sen kızma ben senden yanayım, diğer tarafa ben senin fikirlerini beğeniyorum aslında ötekini pek sevmiyorum, fikirlerini onaylamıyorum ama idare ediver, etrafa ayıp olmasın mesajları vermeye çalışan, halk tabiriyle ikili oynayan, iki yüzlülüğü içine sindiren yazarlarda var. 

Ona başka konuşup, diğerine başka konuşmayı tercih edenler! 

Maskeli olmaya zorlananlar! 

Ya da maskeli olmayı tercih edenler! 

Neden böyle olmak zorunda? 

Neden liderler tercihi konusunda , oy kullanmak zorunda bırakılıyoruz? 

Neden ikiye ayrılmak zorunda kalıyor blog üyeleri? 

Neden ne şiş , ne kebap yansın mantığı hâkim olmalı? 

Neden yeni gelen üyeler bu bombardımanın içinde yanarak can veriyor? 

Neden üyeliklerini sildirmek zorunda kalıyorlar? 

Neden sonra yeniden dönüş yapıyorlar? 

Neden yazma istekleri köreltiliyor 

Neden, neden, neden ??? 

Böyle mi olmalı? 

 

G. Kasalar 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Milliyet blog' da kesinlikle liderler yoktur. Sadece tek taraflı ben lider olmak istiyorum çabası vardır. Zira son zamanlarda ısrarla kendini belli etmeye başladı. Doğru olan teşhisiniz, taraflar arasında oluşan tartışmalar, kavgalar, küfürleşmeler. Hep vardı. görülüyor ki bu şartlar altında tartışmalar devam edecek. Nedeni ise taraftarların bu olayı fazla büyütmeleri, yazdıkları yorum ve yazılarla tahrik etmeleridir. Tülin Hanım ne güzel söylemiş? Aklın yolu birdir. Makul olan doğru yolu bulmaktır. Doğrular tektir. İnsanların keyfiyetine göre doğrular değişmez. İşte o zaman doğru olmaktan çıkar. Düşmanımın düşmanı benim dostum olur felsefesi daima güncelliğini koruduğu sürece değişen olmayacaktır... Tabii dolayısıyla linç kültürü de peşi sıra takip edecektir. Dikkatimi çeken önemli bir gerçekte. Yorum yazan taraftarlar birbirini suçluyor. Efendim neden yorum yazıp hesap soruyormuş. E yani sen neden yazıyorsan o da ondan yazıyor demek herhalde ayıp olmayacak.Selam ve sevgilerimle...

Zeynep Gülay 
 20.07.2011 19:28
Cevap :
Elime geç ulaşan, son yorumunuzda yaşanan durumları sözü dolandırmadan, net olarak anlaşılır biçimde tarif etmişsiniz. Yaptığınız açıklama durumu gayet açık özetliyor. Takıldığım tek konu var! Üzerine düşünüyorum. Yaşanan olaylarda neden sığınılacak liman olarak linç kültürü mantığı hemen devreye giriyor? Sığınılacak tek çözüm böyle mi olmalı diye soruyorum? Sorguluyorum! Biliyorum birçok okuyucu yaşadığımız durumu aynen benim gibi sorguluyor. Mutlu günler dileğimle:)  22.07.2011 13:29
 

Bugün size bu yorumları yazarken başıma gelen kalmadı. Elektrikler kesildi. Size yolladığım yorumları unutup yeniden yolladım. O yüzden lütfen kusuruma bakmayın. Selam ve sevgilerimle...

Zeynep Gülay 
 20.07.2011 18:24
Cevap :
Önemli değil:)  21.07.2011 15:20
 

Hatta bazen yazılan yazıya kızıp kusura bakmayın ama iyice saçmalamışsınız dediğim bile olmuştur. Bir Allahın kulu da bana kalkıp ters bir kelime etmedi. Kimse bana yallah demedi. Demek ki bu insanlar gerçekten hanımefendi/beyefendi insanlarmış. Kibarca teşekkür ettiler. Ama kovmak gibi bir kabalığın içine girmediler... Her ne olursa olsun bir beyefendi bir hanımefendiye saygılı olmalı. Nezaketi elden bırakmamalıdır. İşte yapılan bu haksızlıktan ötürü sizinde belirttiğiniz gibi oyumu liderden yana değil haklıdan yana kullandım. Ben kimsenin taraftarı değilim, şimdiye kadarda olmadım. Doğru diye düşündüklerimi daima söylemişimdir. Korkmadan, çekinmeden!!! Acaba bunu söylersem beni sevmezler mi kaygısı taşımadım? Hiç ödüm kopmadı!!! İster sevsin, ister sevmesin! Milletten sevgi dileneceğim diye birilerinin gül hatırı için yalakalık yapamam. Beni sevecekse doğrularımla sevsin. Sizinde dediğinizi gibi ona başka ötekine başka konuşmak tercihim olmamıştır. devam edecek...

Zeynep Gülay 
 20.07.2011 11:50
Cevap :
Kötü söz sahibine aittir. Diktatörlük estirmek, bıçkın delikanlı tarzı yorumlar bazen geri tepebiliyor. Erkek üyeler, bayan üyelere biraz daha toleranslı davranmalı, saygıyı elden bırakmamalılar gerçeğine katılıyorum. Sen onun adamısın, bana eleştiren yorum yazamazsın düşüncesi saplantı haline geliyorsa üzerinde ciddi ciddi düşünmek lazım. Özellikle erkekler bayanlara karşı hassasiyetlerini korumalılar. Zaten bu hassasiyet karşılıklı gözetilirse sorunlarda kendiliğinden yok olur. Yaşatılan nahoş olaylar böylesine üzücü hal almaz. Kesinlikle size katılıyorum. Yapılan yorumlarda özgürce düşüncelerimizi yazamayacaksak o zaman yazılar yoruma kapatılsın. Kimseyi aman bana mutlaka güzel yorum yap diye mecbur tutamayız. Gelen yorumlardan hoşnut olmuyorsan silersin. Sayfa sahibinin insiyatifindedir. not: yorumlarınızın devamı gelmedi.  20.07.2011 16:04
 

Kendime göre verebilirim Gonca Hanım. Adalet duygusu gelişmediğinden oluşuyor bütün bu tartışmalar. Haklıyı haksızı ayırt etme yoksunluğundan başlıyor. Aslında siz olayın temel noktalarını çözmüşsünüz. İnsanoğlu bu tip olaylarda adalet terazisini iyi ayarlayamadığı zaman şekilde görüldüğü üzere eksik ve hatalı ölçüm yapıyor. Sonuç böyle saçmalıklar sin silesi olarak ortaya çıkıyor. Sizin gibi benimde nedenlerim var. Lakin ben nedenlerimi sapla samanın karıştırılması üzerine yoğunlaştırıyorum. Örneğin, milliyet blog kesinlikle insanların evi ya da bostan tarlası değildir. Tıpkı aile olmadığı gibi! Destur salâvat getirilerek girilecek bir ortamda değildir. Yazılan yazıyı beğenirsen beğendim dersin. Beğenmiyorsan beğenmedim diyerek tepkini dürüstçe ortaya koyarsın. Kahve perisi arkadaşımız gibi bende birçok üyeye sizin yazınızı beğenmedim. Bu yazınız bana sıkıcı geldi ya da şu konuları da ilave etseydiniz bence daha iyi olurdu diye yorumlar yazmışımdır. devam edecek...

Zeynep Gülay 
 20.07.2011 11:38
Cevap :
Adalet terazisini ayarını her fırsatta kontrol etmek, doğru tartıp tartmadığın takip etmek gerekiyor Zeynep Hanım. Akıllı tartılar bile zaman içinde düzgün ayarını kaybedebiliyor. Ayarı düzgün tutabilmek, sürekli doğru tartabilmesini sağlamak maharet istiyor. Muzaffer Bey, bana at gözlüğünle bakmamı tavsiye etmiş. At gözlüğü ile bakınca adalet terazisinin ince ayarlarını gözden kaçabilir diye düşünüyorum. Doğru tarttığından emin olmıyacakmışız gibi geliyor:)  20.07.2011 16:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 30
Toplam yorum
: 85
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 3276
Kayıt tarihi
: 26.08.10
 
 

Bazen hüzünlü, bazen sinirli, çoğu zaman keyifli olmayı severim. Aşk meşk, masallarına inanmamayı, r..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster