Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Temmuz '18

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
93
 

Neden Ruhsal Arkeologlar Olmak Zorundayız?

Neden Ruhsal Arkeologlar Olmak Zorundayız?
 

Ruh, insan olarak dünyaya gelince kendini hemen ortaya  koyamıyor. Önce beden toprağının derinliklerinde kalıyor. Bu belki biraz Descartes’ın ruh teorisini anlatabilir. Descartes insanın bebekken ruh ile beden arasında ayrım olmadığını, böyle bir ayrıma zihnin gidemediğini anlatır. Bebeklikte ve çocuklukta ruhla beden birbirlerine çok yapışıktır. Büyüdükçe ayrılmaya başlar.Bu nedenle erken yaşlarda beden üzerindeki tüm hisler ruh üzerinde büyük etkiye sahiptir. Bu yaklaşımın çok benzeri zaten Freud’un Psikodinamik Gelişim Kuramında da vardır.
 
Freud Psikodinamik Gelişim Kuramında insan ruhunu bedenine bağlar. Ve 5 gelişim aşamasından söz eder. Sırasıyla Anal dönem, Oral dönem, Fallik dönem, Gizil dönem ve Genital dönemdir. 20-21 yaşında bu gelişim dönemi kapanır. Freud’a göre geri kalan her şeyi buraya kadarki süreç belirler. Bu zamana kadar olan süreçlerde herhangi bir aşamada yaşanan problemler ileriki dönemlerde sorun olarak belirir. Bu sorunların kökeni o dönemdeki sorunlu gelişim evresidir. Örnegin, anal dönemdeki problemler cimrilik ya da savurganlık gibi sorunlara, Oral dönemdeki sıkıntılar alkol ve sigara bağımlılıklarına sebebiyet verebilir.
 
Tüm bunlardan insan bedeninin hafızasından, kayıt özelliğinden söz etmek için bahsettim.
İnsan bedeni duygu ve düşünceleri kaydeder. Psikolojimiz bedenimizdeki deneyimlerle direkt alakalıdır. Bu yüzden beden toprağını kazmamız gerekiyor. (Buradaki toprağı sembolik anlamında kullanıyorum.) Ruhsal arkeologlar olmak zorundayız. Bu kendimizi bilmek için kaçınılmaz olan şeydir. Kendimizi bilmemiz için önce kendimizle tanışmamız gerekir.
 
Kendimizi tanımanın en önemli eşiklerinden biri bedenimizi tanımaktır. Bedenin önemsenmediği hiçbir inanç ekolünü, felsefi yaklaşımı ciddiye alamıyorum. Çünkü bedensel farkındalık ya da bedensel bilinçsizlik diğer her şeyle alakalıdır. Beslenme, cinsellik ve bedensel sağlık ruhsal ve psikolojik yaşantımız, maneviyatımız ve zihnimizle direkt alakalıdır. Cinsellik olmadan tinsellik olmaz. Farkındalık olmadan bedensel ibadetler de yararsız olacaktır. Bedenin bedenle inşa edilmesi oldukça zor ve çoğu kez de yararsız bir çabadır . Ancak ruhsal olarak değişim ve farkındalıklı dönüşüm büyük bir hızla yükselme ve kendini tanıma sağlayacaktır.
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 105
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 369
Kayıt tarihi
: 20.03.18
 
 

 Sosyolog, Aile ve Evlilik Danışmanı, Pozitif Psikoterapi Danışmanı, Astrolog.     ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster