Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Mayıs '18

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
308
 

Neden Spiritüel Gelişim?

Neden Spiritüel Gelişim?
 

İnsan, zihni, bedeni ve ruhu arasında incecik, görünmez iplerle birbirine bağlı bir varlıktır. Yüzyıllardır, yaşama düşen ve yaşamın içinden geçen her ruh, bilinçli zihniyle  yaşadığı acıların nedenlerini, kaderi, yaşamın amacını ve bunun gibi pek çok soruyu sordu ve cevaplarını aradı.

İşte bu noktada, gerek psikoloji, gerek teoloji gerekse spiritüel akım öğretilerin hiçbirisi insana yanıtlarını tek başına vermedi. Yaratılmış dinlerin hepsi Allah’ı kabul etti. Ona giden yollar değişse de, tek bir yol her zaman aynı formda hayat buldu: İnsan.

İşte bu nedenle gerek bedeninizde olan, gerek zihninizde olan tüm değişimler, ruhunuzun sizi aradığınız cevaplara kendiniz üzerinden itme şeklidir. Tanrı’nın size “Beni yukarıda, görmediğin ya da bilmediğin gizemli yerlerde arama, sana şah damarından yakınım” deme şeklidir. Olanı gör, bileni tanı, insanı anla, onda beni bul deme biçimidir. 

İnsan, bunun farkına vardığında, artık ne olan sancılı olaylar için yalnızca dış dünyayı suçlar, ne de kendisine karşı öfke, değersizlik gibi duygular barındırır. Koşulsuz teslimiyet, işte bu noktada insan yaşamında hayat bulur.

Teslimiyet, hayatın karşısında sadece durup, hiçbir şey yapmamak demek değildir. Siz kendiniz için bir şey yapmadığınızda, Tanrı’nın sizin için ödüller yağdırmasını beklememek lazım. Çünkü o der ki “Ben senim, sen bensin.” O'nu anlamak parçanın bütünden ayrı gitmediğini anlamak, önce kendi yaşamının sonra evrendeki yaşamın sorumluluğunu alabilmek demektir.

Ruhsal (spiritüel gelişim), işte tam bu noktada devreye girer, ve kişiyi yaşamda olabileceği her şey haline getirir. Bu, yalnızca daha iyiye, daha güzele, değer yargılarının ve tasavvufi değerlerin eksiksiz hayata aktarılışına, kalıplardan sıyrılmış bir inanca ve hamd haline akan yoldur.

Acı eşiğini mutluluk çıtasına bir kez dönüştüren hiçbir ruh, artık hayata aynı boyuttan bakmaz. Bu acının sonsuza dek uykuya dalması değil, mutlu olabilme halinin acıları tedavi edecek güce ulaşmasıdır. Bu, kendinizde aşabileceğiniz ne kadar çok siz olduğunu keşfettiğiniz çok şaşırtıcı ama çok güzel bir yolculuktur. Bu, sizden yepyeni ve derinde saklı parçaları hayata aktarma yolculuğudur.

Daha güzel bir yarın için birlikte, bilimin, ruhsallığın ve her şeyden önce Tanrı’nın ışığı altında yol almak dileğiyle… Çünkü daha iyi bir dünyaya giden yol, içinizden geçer…

Didem Moralıoğlu bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 34
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 890
Kayıt tarihi
: 22.03.18
 
 

18 Haziran 1985 İzmir doğumludur. İlkokul,ortaokul ve lise öğrenimini Özel Çakabey Koleji'nde tam..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster