Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Haziran '07

 
Kategori
Spor
Okunma Sayısı
684
 

Neden spor?

Neden spor?
 

Düzenli spor yapanlar hayatın bir adım ötesindedirler. Çünkü egzersiz insan yapısının tıbbi kaderidir. Bu kadere uygun davranmayanlar, bedeni kontrol eden sistemlerin zayıflamasına yol açarlar.

Beynimizi 2 bölüme ayırabiliriz. İlk bölüm bize insan olma özelliği kazandıran beyin ön bölgesidir (prefrontal). Diğer bölüm ise memeli hayvanlarla ortak özelliklerimizi oluşturur. 2.bölüm özelliklerden biri besin maddesi aramadır. Çünkü insan bedeni bin yıllar boyunca doğa da yaşamış, onun kurallarına göre metabolizması ve beyin yapısı şekillenmiştir. Bu yapı doğa kanunlarına göre oluşmuştur. Bu nedenle ihtiyacımız olan besini bulmamız gerekir. Belki engeller çıkacak, uğruna savaşlar, kavgalar verilecektir. Bu nedenle ekmek ihtiyacı olan önce buğdayı yetiştirecek, hasat edip öğütecek ardından undan ekmek elde edecek ve böylelikle yiyebilecek. Önce enerji harcayacak sonra karşılığını görecek.

Ancak modernleşme sonucu insanoğlu kendi yapısına ters düşmüş, oluşan doğadışı yeni ortam, beynin doğal özelliklerine karşı durmuştur. Gelişen bu yeni ortam son 100 yılın eseridir. Oysa bedenimiz bin yılları bulan zaman dilimin deneyimleriyle gelişmiştir. Yeni yapıya insanoğlu henüz uyum sağlayamamıştır. Bu uyumsuzluk sadece gıdalara çabuk ulaşma konusunda değil, gıdaların uygunsuzluğu konusunda da yaşanmaktadır.

Fotograf görülen 20.000 yıl önce yaşamış insana aittir. Dişleri bunca yıl toprak altında korunmuş. Belli ki yaşarken dişlerine iyi bakmış. Kimbilir ? Gerçek olan şu ki; 20.000 yıl sağlam bir biçimde korunabilen bu dişler günümüz gıdalarına ne yazık ki 10 yıl dayanamazdı.

Siz diş hekimine giden bir aslan gördünüz mü ? İç hastalıkları uzmanına mide ağrısı nedeniyle giden bir fil ? Göremezsiniz. Çünkü onlar doğal ortamlarında yaşıyor. Tabiatın süper marketi yok. Doğada ne bulurlarsa onu yiyorlar. Tıpkı 20.000 yıl önce olduğu gibi.

İlk şeker, şeker kamışından 600 yıl önce elde edilmiş. Saf rafine şeker 200 yıldır dünyada. Yaygınlaşması ise 2.dünya savaşı sonrasına rastlıyor. İnsan bünyesi binlerce yıl doğada normal halde bulunan gıdalarla sindirim sistemini geliştirmiştir. Şeker, saf olan, doğal olmayan ve normalde doğal besin maddelerinin içerdiği vitamin ve minarelleri içermeyen fabrikasyon bir üründür. İnsan bünyesi şekere yabancıdır. Henüz şekeri sindirecek bir yapıyı kazanmamıştır. Bu nedenle bin yıllar süresinde protein, bitkisel karbonhidrat ve yağ sindirimi için kazandığı özelliklerini basit şekerler için de kullanmakta ve bu uyumsuz sonuç giderek artan çeşitlilikte hastalıklara yol açmaktadır.

Sofra, kesme, toz, akide şekerleriyle, lokum, reçel, bisküvi, gofret, çukulata, yaş ve kuru pastalar, şekerli içecekler, tüm hamurlu ve sütlü tatlılar basit şeker içerirler (basit karbonhidrat). Protein ve sebzelerin midede başlayan sindirimi, karaciğerde devam eder. Beynin temel yakıtı olan kan şekeri düzeyi ılımlı olarak yükselir. Gene ılımlı bir ilişkiyle insülin bu düzeyi ayarlamada yardımcı olur. 4 saatlik bir süreç normal bünyenin et ve sebze sindirimi için yeterli olur.Normal insan bünyesinin alıştığı sindirim alışkanlığı budur. Ancak basit şekerlerin sindirimi daha ağızda başlar, aniden kan şekeri yükselir ve buna tepki olarak insülin kanda düzeyi artar. Şeker hızla düşer ancak insülin, binlerce yılın verdiği özellik nedeniyle, bu hızlı düşüşe ayak uyduramaz. Kandan çekilmesi daha uzun sürer ve kan şekeri normal sınırların altına iner (hipoglisemi). Kan şekerinin normal sınırların altına düşmesiye alarm durumuna geçilir. Bu durumda HPA yolu etkin hale geçerek karaciğeri, depo şekerini salması için uyarır. Bu arada şeker ile birlikte kolesterolde kanda yükselir.1, 2, 3, 4 Ayrıca gelişen hipoglisemi (kan şekerinin düşmesi) tanısı konmakta zorlanılan kimi yakınmalara da yol açacaktır.

Hipoglisemi ve şekerin zararlarından korunmak için glisemik endeksi az olan gıdalar yenmelidir. Glisemik endeks ne kadar yüksek ise basit şeker oranı ya da benzerliği o derece fazladır. Şekildeki piramit altında glisemik endeksi düşük gıdalar yeralıyor.

HİPOGLİSEMİ BELİRTİLERİ

YORGUNLUK
HALSİZlİK
BAŞ AĞRISI
BAŞ DÖNMESİ
BULANıK GÖRME
İSTEKSiZLİK
GERGİNLİK HALİ
TİTREME
KAS GERGİNLİĞİ
AŞIRI TERLEME
KULAK ÇINLAMASI

Sıkça yenilen şekerler ve özellikle beraberinde hamurişleri de varsa, allostatik yüklenmeye neden olurlar 1, 4 Vücudumuzun basit şeker alımına-kesinlikle- gereksinmesi yoktur ve hastalıkların oluşmasının önemli unsurlarından biridir.

Hamurişi ve tatlılara düşkün olan kişiler, kendi HPA yolunu yaşamı boyunca sıkça etkin hale getirirler. Aile ve çevre etkisiyle gelişen beslenme alışkanlıkları sonucu kimi insanlar şeker bağımlısı haline gelebilir.

Allostaz etkisiyle kanda artan hormonlardan adrenalin ve cortizol, beyin duyarlılığını geçici süre normale döndürmesi nedeniyle insanlarda bağımlılık oluştururlar. Yenen şeker, oluşan allostaz ile salınan adrenalin ve kortizol, kişinin duyarlılığını azaltacak, oluşan geçici iyilik hali beynin şekerli gıdaları ve dolayısıyla allostazı etkin hale getirmesini kişiden isteyecek ve bunun sonucunda şeker bağımlısı haline gelinecektir 5, 6, 7, 8

Şeker gibi gilisemik endeksi yüksek rafine gıdaların yenmesi ve market alışverişi ile gıda maddelerine kolay ulaşım sağlayan "yanlış" koşulların bedene uyumu için en iyi yöntem spordur. Bu nedenle düzenli eğzersiz modern insanoğlu için vazgeçilmez gerekliliktir. Bir de sporcu iseniz sizden daha şanslısı olamaz.

İDEAL DİET

KAHVALTI

Peynir, zeytin, yumurta çavdarlı ekmek, domates salatalık, biber, yeşillik, meyve

ÖĞÜN

Balık ve hindi eti, çavdarlı ekmek, yeşillik-salata, yoğurt sebzeler, zeytinyağlı yemekler

ARA ÖĞÜN

Ceviz, badem, fındık, meyve, sebze (havuç, salatalık vb..)


Vecizeleriyle de büyük olan Atatürk'ün sözü ne kadar doğru bir saptamadır.

"Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur"

Bu makaleyi kendi sözümle bitirmek istiyorum; "Her işin başı sağlık, sağlığın başı beyindir"

Sağlıklı günler dilerim.


Dr Güçlü ILDIZ

Nöroloji Uzmanı

Ayrıntılı bilgi için; www.beyindoktoru.com


Kaynaklar

1.Reactive Hypoglycemia (RHG), Insulin Resistance: FMS & CMP Perpetuating Factor. Fibromyalgia and Myofascial Pain: A Survival Manual, edition 2, 2001, Starlanyl and Copeland.

2.Robyn Klein 2006 Phylogenetic and phytochemical characteristics of plant species with adaptogenic properties MS Thesis, 2004, Montana State University Chapter 3 of 8

3. Editorial: Ultradian, Circadian, and Stress-Related Hypothalamic-Pituitary-Adrenal Axis Activity—A Dynamic Digital-to-Analog Modulation George P. Chrousos, M.D. Endocrinology Vol. 139, No. 2 437-440

4.Hyperglycemia does not increase basal hypothalamo-pituitary-adrenal activity in diabetes but it does impair the HPA response to insulin-induced hypoglycemia. Vranic, Mladen, Matthews, Steve Am J Physiol Regul Integr Comp Physiol. 2005 Jul;289(1):R235-46

5. Mild Traumatic Brain Injury The Missed Diagnosis Prof. D. Corydon Hammond, Ph.D., ECNS, QEEG-D, BCIA-EEG University of Utah School of Medicine International Society for Neurofeedback & Research http://www.isnr.org/information/mtbi.cfm

6.Practıce Management Guıdelınes For The Management Of Mıld Traumatıc Braın Injury: The EAST Practice Management Guidelines Work Group James G. Cushman, MD, Nikhilesh Agarwal, MD 2001 Eastern Association for the Surgery of Trauma

7.Diabetes Insipidus, Secondary Hypoadrenalism and Hypothyroidism after Traumatic Brain Injury: Clinical Implications S. Tsagarakis, M. Tzanela Pituitary Volume 8, Numbers 3-4 / December, 2005

8.One-year follow-up of patients with mild traumatic brain injury: Occurrence of post-traumatic stress-related symptoms at follow-up and serum levels of cortisol, S-100B and neuron-specific enolase in acute phase Peter Sojka ; Britt-Marie Stålnacke Brain Injury, Volume 20, Issue 6 June 2006 , pages 613 – 620

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Güçlü Bey, bence bloglarınızla çok büyük bir hizmete imza atıyorsunuz. Tebrik ediyor, devamını umuyorum. Saygıyla... Mehmet Sağlam

Mehmet Sağlam 
 27.06.2007 1:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 21
Toplam yorum
: 41
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 1266
Kayıt tarihi
: 25.06.07
 
 

Nöroloji uzmanıyım. Tedavilerin hastalık belirtilerine göre değil kişiye özel olması gerektiğini ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster