Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Nisan '11

 
Kategori
Hayvanlar Alemi
Okunma Sayısı
503
 

Neden terk etti bizi merhamet?

Neden terk etti bizi merhamet?
 

Geçtiğimiz cumartesi çarşıda bulunan yapay havuzların başında toplanan bir grup çocuk gördük. 10-14 yaş grubu olan bu çocukların birinin elinde ıslanmış bir kumru vardı. Koşarcasına yürümeye başladı çocuklar. Biz eşimle geride kalmıştık. Çocuklar bir dershane çıkışında diğer arkadaşlarıyla buluştular. Marifetmiş gibi baş aşağı tuttukları kuşu, korkutmak amacıyla diğerlerinin üzerine atmaya başladılar. Lakin orada tek korkan kuştu. Koşup ellerinden aldık kumruyu. Kızmalarım fayda etmedi, bu yetişen nesil öyle küstah öyle acımasız ki! 

Kumru elimizde titriyordu. Vakit kaybetmeden onu veterinerimize götürdük. Korktuğum şey olmamış, kanatları zarar görmemişti ama baygın düşmüştü. Büyük ihtimalle yapay havuz kenarında bir parça yiyecek bulmuş, bu belki kuru bir simit parçası yahut bir bisküvi, onu ağzına almışken o acımasız insan evlatları tarafından yakalanmıştı. Zavallı yavrum son bir gayretle bu büyük parçayı yutmaya çalışınca kursağına dizilmişti her şey. Veterinerimiz kuşun boynuna dokunmamızı istedi. Tüylerin altından yiyecekler belli oluyordu top top kalmıştı boğazında. 

"Çok hırpalanmış, gücü kalmamış. Bırakırsak uçamayabilir, dinlenmesi ve yiyecekleri de sindirmesi gerekli." dedi veteriner. Onu birkaç gün evde misafir etmemizi sıcak bir ortamda dinlendikten sonra doğaya bırakmamızı istedi. Sevinmiştim. Hemen bir kutu ayarlayıp evin en kuytu köşesinde yerleştirdim minik kuşumu. Önüne minik bir tabak su koyup uyuması için yalnız bıraktım. Saatte bir kontrol ediyor, çişini kakasını görünce mutlu oluyordum. Yiyecekleri yavaş yavaş sindiriyordu, bu onu rahatlatıyor olmalıydı. 

Ertesi sabah evden çıktım ve öğleden sonra eve döndüm. Ayakkabılarımı çıkarır çıkarmaz minik kuşun odasında aldım soluğu. Belki bugün odada uçmaya başlar diye heyecanlanıyordum. Kutunun aralık kapaklarını tamamen açtım. Uyuyordu. "Hadi ama uyuşuk uyan artık." dedim. Sese tepki vermedi. Dokunmak istiyor ancak onu ürküteceğimden korkuyordum. Parmağımın ucuyla hafifçe sırtına dokundum. Buz gibiydi. Bu saatten sonra duanın nafile olduğu bile bile "Bu olmasın Tanrım, ölmesin." yalvarışlarıyla kumruyu ellerimin arasında aldım. Cansızdı, minik kuşum ölmüştü. 

Onu kurtarmak için geç kaldım. Beceremedim işte. Çabalarım fayda etmedi. Bulunduğum yere yığıldım ve ağlamaya başladım. Onun minicik, soğuk bedenini avuçlarımda tutarken insan ırkından bir kez daha nefret etmeye başladım. Masum olacağını düşündüğümüz çocuk yürekler, onu bu hale getirmişti. Nasıl bu hale geldik? Neden terk etti bizi merhamet? Bir canlının yaşam hakkını elinden almakla lekenen vicdanlar nasıl temizlenecek? Ve en büyük ayıbımız hala fark edememiş olmamız gaddarlığımızı, bencilliğimizi, insani dürtülerden yoksunluğumuzu. 

Minik kuşu sahildeki yoncaların arasında gömdük. Onu toprağın altında bırakıp eve dönerken hep aynı soruyu sordum; "Ne istediler senden Tanrı'nın sessiz kulu, ne istediler?" 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bence burada önemli olan o çocuklara iyi bir işi hayatı ferah bır hayat sahip olmasını istemeden önce insan olmasını sağlamalıyız.insan sevgısıne sahip olmayan ama iyi bir geleceği olan bireyden kimseye fayda geleceği kanaatinde değilim...

zehraaa 
 20.04.2011 15:50
 

insanın değeri olmadığı toplumlarda hayvan haklarından söz etmek bile yürek ister. Toplumsal anlamda bir duyarsızlık ve bunun getirdiğkötümse olumsuzluklar o kadar çok ki örneklendirmelerden biri sizin yazdıklarınız. Keşke duyarlılığımız olsa, keşke hayvana, bitkiye ve doğaya saygımız olsa ne güzel olurdu. Korkarım bu kültür erozyonu ve gidişat ile daha da duyarsızlaşıp, iyice kötümse tablolar çizeceğiz. Hala yüreği olanlara, acıma ve sevgi duyguları körelmemiş olanlara bir selamdı çalışmanız, teşekkürler duyarlılığınıza, slm..

Yalnıztürk 
 20.04.2011 12:52
 

o yaralı kumruyu yaşatma çabanız merhametin hala bizi terketmediğinin en büyük göstergesi.evet belki çoğunda yok oldu bu duygu belki de hiç yoktu ama siz ve sizin gibi insanlar oldukça ben hala büyük bir umut taşımaktayım. merhamet cesaret işidir sorumluluk işidir sizde bu duygudan fazlasıyla var tüm çabalarınız için bir İNSAN olarak size gönülden teşekkür ediyorum iyilikle kalın sevgiler.

selmin özer 
 20.04.2011 10:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 76
Toplam yorum
: 83
Toplam mesaj
: 32
Ort. okunma sayısı
: 1517
Kayıt tarihi
: 10.01.08
 
 

Atatürk'ün; kurduğu Cumhuriyete, komutanlığını yaptığı Türk Silahlı Kuvvetleri'ne, halkına bellettiğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster