Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mart '16

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
183
 

Neden yaşlanıyoruz?

Neden yaşlanıyoruz?
 

görsel netten alıntı


Rahmetli annemin cildi pırıl pırıldı. Elma, salatalık, patates soyduğu zaman muhakkak kabuklarını, ayrıca limon suyunu cildine sürerdi. Krem bilmezdi. Ayda bir kez yüzüne ağda yapardı. Ben onun cildine hayran kalırdım. Ama yıllar bazı insanların cildini çok buruşturuyor tanınmaz hale getiriyor. Yaşlanmayı kimse istemez. Yaşlanmanın sonsuza dek önlenmesi mümkün değildir. Ancak kaliteli bir yaşam ile etkisini azaltmak veya geciktirmek mümkündür. Yaşlanmayı artıran nedenler: Hücrelerin stres denen vücutta oluşan serbest oksijen radikallerince hasara uğraması, vücudun bunu koruyan antioksidan sisteminin yetersizliği, kromozomlarda bulunan DNA’nın hasar görmesi, hormon al bozukluklar, beslenme bozuklukları.

 

Beslenme düzeni ve tarzının yaşlanma üzerinde büyük etkisi vardır. Kafein ve alkolden uzak durmalı bol su yeşil çay meyve çayları, taze meyve suları içmeli spor yapmalı.

Yaşlılık demişken arkadaşımdan gelen fıkra gibi bu yazıyı da sizlerle paylaşmak istedim:

NAHİDE ÇELEBİ

İŞTE FIKRA GİBİ YAZI

Geçen gün uzun yıllardır görmediğim bir arkadaşımla karşılaştım. Sarılıp öpüştük birbirimize bakıp, bakıp; A canım yıllar seni hiç değiştirmemiş olduğun gibi duruyorsun, insan yakından tanıdığı arkadaşını 35 sene de geçse hemen tanıyor, dedim. O da bana sen de hiç yaşlanmamışsın bak görüşmeyeli 35 yıl oldu nerdeyse aynı duruyorsun demez mi güldüm. Arkadaşım anlatmaya başladı: Bundan 3 -5 ay önce dişçiye gitmiştim, oturmuş beklerken, dişçinin duvarında asılı diploması gözüme ilişti. Diplomada adamın adı yazılıydı. Birden kırk sene geriye okul yıllarıma gittim. Acaba bu diplomada yazılı isim o yıllarda âşık olduğum, uzun boylu gür saçlı mavi gözlü sınıf arkadaşım, Aykut olabilir miydi? Ne kadar şişmanlamıştı yüzü çizgilerle doluydu, saçları bembeyazdı. Diş sorunumu bitirince sordum: “Affedersiniz doktor bey siz Liseyi hangi okulda kaç yılında bitirdiniz? Liseyi Amasya’da Gazi Lisesinde 1935 yılında bitirdim ama neden sordunuz? Ben heyecanla: “Siz benim sınıfımdaydınız” dedim. O kel Kafalı şişko yüzü kırış kırış olmuş adam bana baktı ve: “Kusura bakmayın Hocam sizi tanıyamadım siz bizim hangi dersimize giriyordunuz acaba?” Diye sordu beni hayrete düşürdü. Bir laf vardır : “Kişi kendi gözündeki merteği görmez de başkalarının gözündeki çöpü görür.” Beni o kadar yaşlı görmüş ki öğretmenine benzetmiş.

 

 

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İlginç, bilgilendirici ve raslantısal tarjikomik bir yazı okudum, elinize dimağınıza sağlık Nahide hocam, selam ve saygı ile.

Nizamettin BİBER 
 20.03.2016 15:34
Cevap :
Sevgili Nizamettin Kardeşim! Değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim. En sonundaki yazı fıkra gibi. Ama fıkralara gülecek hal kalmadı bizlerde Allah başka acılar yaşatmasın.Selam ve sevgiler.Nahide Çelebi  21.03.2016 12:50
 

Yaşlanma konusunda doğal bir süreç vardır diyorum.

Kerim Korkut 
 20.03.2016 14:32
Cevap :
Kerim Kardeş! Ben yaşlı değilim yaşlılar düşünsün.Değerli yorumunuza çok teşekkürler selamlar.NAHİDE ÇELEBİ  21.03.2016 12:51
 

Kromozomlarımızın uçlarında devam eden telomer denen bölümler var. Bunlar her hücre bölünmesinde biraz eksilirler. Yaşlanma bundan ileri gelir. Yaşlanmanın önüne geçecek bir çözüm yani telomerlerin kısalmasını engelleyecek bir çözüm şimdiye kadar bulunamamıştır. Bulunsa zaten ölümsüzlük bulunmuş olacak. Tek hücreli canlılar teorik olarak ölümsüzdür. Onlar sonsuza kadar bölünerek çoğalabilirler. Çevresinde ne var dikkat etmezler. Kanserli hücreler de ölümsüzdür. Ama çok hücreli canlıların hücreleri sonsuza kadar çoğalmaz, çevresinde ne var dikkat eder. Çoğalacağı noktaya kadar çoğalır ve sonra durur. İşte bu fark normal hücre yıpranınca kendisini çabucak yenileyebilmesini engeller. Yaşlılık ve kaçınılmaz ölüm bu yüzden olur. Çok hücreli yüksek yapılı bir canlı olabilmek için ödenen diyet... Saygılar.

Mehmet Sinan Gür 
 20.03.2016 13:41
Cevap :
Sinan Kardeş! Ne kadar güzel bilgilendirici bir yorum çok teşekkür ederim.Selamlar sevgiler sağlık ve mutluluklar.NAHİDE ÇELEBİ  21.03.2016 12:55
 

Çok ilginç bir hikaye..!

Erdal Ceyhan 
 20.03.2016 8:14
Cevap :
Sevgili Erol Bey Kardeşim! Değerli yorumunuza çok teşekkür ederim.Gerçekten ilginç bir hikaye.Selam ve sevgiler.NAHİDE ÇELEBİ  20.03.2016 15:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1824
Toplam yorum
: 11123
Toplam mesaj
: 162
Ort. okunma sayısı
: 1019
Kayıt tarihi
: 25.11.08
 
 

Erzurum doğumlu, Ankara'da yaşıyor. D.T.C.F mezunu, emekli lise öğretmeni, evli, 2 çocuklu. "İsya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster