Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Şubat '09

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
549
 

Neden yazıyorum (MİM)

Neden yazıyorum (MİM)
 

Ne vakit adressiz kalsam satırlardan damlayan mürekkep lekelerini takip ettim. Ben okur olmayı düşünürken öğrendim. Bu yüzden bir tek parmak uclarım da nasır vardır ve sayfa kenarlarının izlerini taşır. Düşünerek yaşamak, kimi zaman sorgulamak. Bazen başkalarının cevaplarını kabullenmek aynı hataları tekrarlamak. Ben okur olmayı düşünürken öğrendim, gün batımlarında hikayelerle hayatı değerlendirdim. Bir gün bende sen gibi kukla olduğumu farkettim ve özgürlüğümü ruhumu azad ederek, kalemi kullanmayı öğrenerek ilan ettim.

Neden mi yazıyorum,
Cinayet sabahların da kimi zaman katil bakışlarına sahiptim, adıma çıkartılan infaz izniyle iki dudak arasın da
can verirken. Kaç kere ihtahar ettiğimi kaç kere doğduğumu hatırlamıyorum artık yada kaç kere özgür kaldığımı ;
parmaklar ardın da bir hücre de. Kaç kere sevişmiştik seninle, kelimeler de.

http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=110932
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=148183
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=146299
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=141903
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=137615
..
.

Neden mi yazıyorum,
Anlatılacak hikayelerim var benim ve iki satır arasında ki yaşamlar da seyahat ederim.

http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=132747
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=129588
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=116435
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=113895
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=107894
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=108003
..
.

Neden mi yazıyorum
Kimi zaman kan kırmızı aşkların kirli beyaz lekesiyim, günahlarımı kendi kutsal kitabım da dile getirdim.
Kelimelerin büyüsün de siyah beyaz resimler çizerim ve ben hala imla hatalarına sahibim.


Demirci ustaları tanıyorum
Ateşi kontrol edebilen
Onlara hayran kalıyorum
onlar ki
madeni işleyip çiçek şekli verebilen
madeni işleyip mavi denizlerde yüzdürebilen.

İhtiyar balıkçılar tanıyorum
Dalgaları kontrol edebilen
Onlara hayran kalıyorum
onlar ki
deniz kokusuyla özgür balıkları soframıza getiren
deniz kokusuyla mavi düşler görebilen.

İsmi olmayan kadınlar tanıyorum
Hayatı kontrol edebilen.
Onlara hayran kalıyorum
onlar ki
gözyaşlarını bir duble rakıya ekleyip içebilen
gözyaşlarını içe doğru akıtıp sevişebilen.

Kimliksiz adamlar tanıyorum
Renkleri kontrol edebilen.
Onlara hayran kalıyorum
onlar ki
yürek acısını avuçlarında tutabilen
yürek acısını küflü toprakla örtmeyen.

Mezarlık bekçileri tanıyorum
Geçit kapılarında nöbet bekleyen.
Onlara hayran kalıyorum
onlar ki
geceleri tüm sesleri duyabilen
geceleri keyif aldığı için türküler söyleyen..

Mekansız aşıklar tanıyorum
Bağlamayı konuşturabilen.
Onlara hayran kalıyorum
onlar ki
hikayesi olana ağıt söyleyen
hikayesi olanı ölümsüzleştiren..

....
...
..
.

Bir demirci ustasının
ellerinde şekil aldı bedenim.
bu yüzden
ateş gibi sözlerim.
bu yüzden
alevi avuçlarımda beslerim.

Bir balıkçının
ağlarına takılan deniz kızını sevdim.
bu yüzden
geceleri uyumam sahilde beklerim.
bu yüzden
deniz suyu kokar tenim.

İsmi olmayan kadınların
zamansız misafiriyim.
bu yüzden
rakının yanında balık yerim
bu yüzden
adresi olmayan muhabbet dilencisiyim.

Kimliksiz adamların
İstanbul raconunu öğrendim.
bu yüzden yangın yerlerini seyrederim
bu yüzden
ateş ve yanık olmasını bilirim.

Mezarlıkların
bekçi kulübelerinde sabahlarım
bazen güneşi
kahve tadında karşılarım.
bu yüzden
ölüm kokar nefesim
bu yüzden
mezarlık çiçeklerini
gözyaşlarımla beslerim...

....
...
..
.

Demirci ustalarının
sanatını seyrettim
Balıkçı masallarının
çoğunu ezberledim
İsimsiz kadınların
masasında rakı içtim
Kimliksiz adamların
potrelerini çizdim
Mekansız aşıkların
türküsünü dinledim

bu yüzden
ağıdı yakılanı
kalemi kırılanı
arka mahallede oturanları
yastık altında
gözyaşlarını saklayanı
düne bu güne
sahip çıkan sözlük adamlarını
ustaları
birde
o kadını
yüreğimde saklarım

ve
hikayesi olanın
hikayesini yazarım
...
..
.


Güzel kız umarım soruna yanıt olmuştur yazdıklarım.
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=160586

Hemera, özetlemiş aslında 'Söz uçar yazı kalır' Hikayelerini yastık altı satırlarımın arasın da saklıyorum.
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=160743

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

şiiri (hikayesi), manzumesi olmuş yazınız. iyi ki se yazıyormuşsunuz... huzurla...

eLa_Ser 
 08.02.2009 17:38
Cevap :
Huzur veren satırlar da daha çok yolcuğuluğumuz olucak. İnsallah...  10.02.2009 18:05
 

Beni kırmayıp bu güzel yazıların yazılış fikrini böylesine eşsiz güzellikle anlattığın için,teşekkür ederim.İyi ki yazıyorsun, iyiki buradasın,sen ve yazıların hiç eksik olmaman dileğiyle hayatımızdan...Hikayesi olanların hikayesini ancak sen bu kadar anlamlı yazabilirsin zaten.Hep daim ol gönüllerde.Sevgiler...

sbseda.. 
 08.02.2009 13:04
Cevap :
Gülümsemen de yer almayı seviyorum :) eksik olma güzel kız.  10.02.2009 18:03
 

Yazılarına saygıyla eğiliyorum...

son tual 
 07.02.2009 1:07
Cevap :
Ben varya :) Bu aralar karalama yapmaya eriniyorum, misafirlerimin yogun oldugu günler de biraz yalnızlığı özluyorum. Ama şu mıskınlığımden bir sıyrılıp, hayatın akması için penceremi araladığım da bir kaç tuvalı ortasından sıkılmış renk tüplerimi özgürlüğüne kavuşturarak karalıyacağım. Eksik olmadığın için hayatım dan muhtemelen sana yollıyacağım. Gülümsemen eksik olmasın.  10.02.2009 18:02
 

Seni sevmenin bir sınırı yok, bunu sevdim. İmla hataların, kirli beyaz leken, kokun gibi sindi aklıma. Ben azraili öperim, öpüşürken düşünürüm. O yüzden, seni sevdim. Kan kırmızı aşklar yaşarım ve kusura bakma ama ellerimde nasır yok benim. Üzgünüm ama seni sevmenin sınırı yok, çünkü az it herif değilsin...

SINIR 
 07.02.2009 0:21
Cevap :
:) harikasın, satır araların da bir sonbahar da piknik yapalım seninle, yağmur yağarken gözlerimize, ıslak ıslak anlatalım hikayelerimizi. Sen şarap getir ben çocukluğumu elinden tutup getireyim. Kurabiyeler olsun de olsun kekte. Sen her zaman ki gibi anla beni, yanağın dan öp muzur çocuğu uslu durması için hayatta, nasıhatlar ver ona. Sonra benle şarap iç, parça çikolatalar belki yanın da, yanımız da yastık altı satırlarımızla. Yüksek sesle kimseyi rahatsız etmeden okuyalım şiirlerimizi, bahar gelene kadar saklıyalım küçük bir piknik alanın da sevdiğimiz her şeyi...  10.02.2009 17:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 151
Toplam yorum
: 852
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 888
Kayıt tarihi
: 16.02.08
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk öğretim, üniversite, askerlik ve evlilik hazırlıkları sıralamasında stan..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster