Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Aralık '18

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
415
 

Nedir Bilir misiniz Bu?

Nedir Bilir misiniz Bu?
 

Kolay değildir iki insanın birbirini sevmesi…

Hele bir kadının bir erkeği, bir erkeğin bir kadını sevmesi daha zordur. Âşık olması ise zordan da öte!

Bu hayatın düzeni bu deyip evlenmiş, evlendiği kişiyi ilk kez düğün günü gören, ailem böyle istedi diyen, libidosunun kendi üzerindeki hâkimiyetini aşk sanmış nice örnekler var etrafımızda. Acı içinde çaresizliği kabullenip kaderine boyun eğenler, evliliklerinin uyumlu olmasını yeterli bulup bir ömür geçirenler, hata olduğunu fark edip belki iki ay belki iki yıl belki de yirmi yıl sonra ayrılan nice örnekler var etrafımızda. Peki ya sevmenin ne olduğunun farkında olup aşkla yananlar, yaşayanlar? İşte onlar o kadar az ki…

Dedim ya kolay değildir bir kadının bir erkeğe, bir erkeğin bir kadına âşık olması.

Tarih boyunca ne masallar ne destanlar yazılmıştır aşk üzerine, ne şarkılar ne şiirler dolanmıştır dilimize aşk diye… Herkes kendine göre yorumlamıştır aşkın tarifini, özellikle edebiyatçılar ciltler dolusu eserler bırakmıştır bu uğurda, kimi acı veren bir dikene benzetmiştir, kimi kokusunun büyülediği bir güle… Kimi canını vermiştir, kimi inadına yaşamayı seçmiştir aşk uğruna… Kim nasıl tarif etse de, neye benzetse de başına geldiğinde, ruhunda ve bedeninde herkes aynı hissi yaşar. Kelimeleri eğip bükebiliriz ama duyguları eğip bükemiyoruz.

Kavuşabilene, yaşayabilene, anlayabilene ne mutlu!

Peki ya aşkın oltasına takılıp da kavuşamayana, göğe başını kaldırdığında aynı güneşe, aynı aya, aynı yıldızlara baktığını bildiğin halde, gözlerine bir daha bakamayacak olanlara?

Nedir bilir misiniz bu?

Zihniniz içine rasgele çekilen dikenli tellere benzer bu! Düşünceni ne yöne çevirsen takılır kalırsın birine. Ruhunuzun topraklarında nerelere gömüldüğünü bilmediğiniz mayınlara benzer. Her patlattığınız mayın biraz daha sakat bırakır ruhunuzu.

Bir türlü uyanamadığınız kâbuslara benzer; çaresi uyanmak değil, ebedi uykuya yatmaktır çoğu zaman. Gözyaşların içine saklanmış kelebek etkisidir bu; düşen her damlada fırtınalar koparıp kısır bir döngü içinde kaosa sürükler seni.

Nedir bilir misin bu?

Pusuya yatan aslanların, kaplanların, sırtlanların arasında tek başına dolaşan bir ceylan yavrusuna evriliverirsin. Hayatın karmaşası içinde çoğu zaman bu yırtıcılara görünmeden dolaşırsın fakat bir an gelir…

Eski bir şarkı duyar, eski bir film izlersin,

Birini, birine benzetirsin,

Bir sokağa girer, bir kafenin önünden geçersin,

Sahaf raflarında bir kitap görürsün,

Bir parfüm kokusu çekersin ciğerlerine,

Bir sonbaharı, onun içinde bir Kasım’ı, Kasım içinde bir Çarşamba’yı selamlarsın…

İşte o zaman küçük ceylan; zihnindeki dikenli tellere takılıverir, ruhunun topraklarında gizli bir mayına basıverirsin. Sessizliği bozar, yerini belli edersin.

İşte o zaman küçük ceylan; o aslanların, kaplanların, sırtlanların keskin, soğuk dişlerini boğazında hissedersin. Lime lime edilir ama ölmezsin! Ölemezsin!

Tekrar… Tekrar… Ve tekrar!

Ve bir cümle yankılanır durur zihninin duvarlarında: ''Beni bir gün unutacaksan, bir gün bırakıp gideceksen boşuna yorma, boş yere mağaramdan çıkarma beni. Alışkanlıklarımı, özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna(*).''

Tekrar… Tekrar… Ve tekrar!

***

Saygıyla... 05 Aralık 2018 - Denizli / Özkan SARI

(*) Oğuz Atay

Nesrin Özdemir Saldıran bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"boşuna yorma" "mağaramdan çıkarma" ve boşuna sevmiş gibi yapma! Ne zor işler bunlar! Hiçbirimiz çözemiyoruz işte! Yorulup yorulup kırık her yanımızı toplaya toplaya yola devam ediyoruz işte :(

EMEL BALI 
 08.12.2018 22:07
Cevap :
Bir altta Kevser Hanım'ın yorumuna şöyle cevap vermiştim: ''Birazı dün, birazı bugün, birazı da yarın yazdıklarımızın. Adı ''edebiyat'' içine koyup sardığımızın.'' İyi ki edebiyat var, iyi ki şiirler var. Yoksa neye sığınır, kime anlatırdık içimizdekileri. Saygıyla...  09.12.2018 22:09
 

Kimi tahtından vaz geçer, kimi tahta satar aşkını tarihte görüldüğü üzere. Acıtsa, yaksa, kavuşamasa da AŞK tır aslolan. Kavuşanlara gerçekten ne mutlu... Kimisi ailesini dinler vaz geçer kimi dünyayı karşısına alır vaz geçmez. Bazen de ayrılık olur bir şekilde...Yıllar geçse de, kavuşamasan da herhangi bir kasımın bir çarşambasında hatırlanan AŞK tır işte. Hissetmek, özlemekten yanıp kavrulmak düşer payına, üzgünüm. Şu an inanmayacaksın ama önünde uzun zamanlar var neden olmasın olan olduğu yerde korusun kendini ama aynı hislerle yeniden çarpacaktır yüreğin, istemekten vaz geçme ve sağlıkla kal lütfen

kevser şekercioğlu akın 
 07.12.2018 19:10
Cevap :
Birazı dün, birazı bugün, birazı da yarın yazdıklarımızın. Adı ''edebiyat'' içine koyup sardığımızın. Teşekkürler. Saygıyla...   08.12.2018 12:45
 

Merhaba,en son yorumunuza cevap yazamadım üzgünüm. Pek vaktim olmuyor ve de isteğim. Neredeyse edebiyat alanında tek başınıza götürüyorsun Milliyet Blog'u tebrikler.. Sık yazıyorsunuz..Sevmek üzerine güzel bir yazı olmuş.. Kasım benim içinde çok anlamlıdır. Elbette insanın elinde değil ama böyle sevmeleri sevmiyorum artık :) tuhaf bir cümle oldu ama anlaşılıyor galiba.. Keyifli yazılar dileğiyle...

SAYHAN 
 06.12.2018 15:35
Cevap :
Bizimkisi kendimizce bir sesleniş işte, sık yazıyorum evet ama ne yapayım alamıyorum kendimi bu aralar yazmaktan. Artık ara vereceğim biraz diyorum, daha dememin gecesinde oturuvermişim tekrar bilgisayar başına :) Biz sizin yazılarınızı da özlüyoruz. Vaktiniz olmamasını anlıyorum da isteğinizin olmamasını anlayamadım!Bekliyoruz sizi de en kısa zamanda. Teşekkürler. Saygıyla...  07.12.2018 13:51
 

Çok zordur bir kadının bir erkeğe aşık olması ve yine çok zordur bir erkeğin bir kadına aşık olması, umutlar tükendiyse eğer yalnızlığa alışıyor insan, ve yalnızlığa alışan bir insana aşık olmak çok daha zordur bilirim. Emeğinize kaleminize sağlık. saygılarımla,

SBkalemi 
 06.12.2018 10:05
Cevap :
Ne güzel özetlemişsiniz; ''umutlar tükendiyse eğer yalnızlığa alışıyor insan'', teşekkürler. Saygıyla...   07.12.2018 13:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 106
Toplam yorum
: 337
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2902
Kayıt tarihi
: 05.09.15
 
 

Kalın Sağlıcakla... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster