Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ekim '09

 
Kategori
Küresel Isınma
Okunma Sayısı
1058
 

Nedir bu 350?

Nedir bu 350?
 

Son zamanlardaki iklim tartışmaları iki ana nokta çevresinde dönmeye başladı, Kopenhag ve 350. Biliyoruz ki Kopenhag Danimarka'nın başkenti ve Aralık 2009'da Kyoto'yu takip edecek bir anlaşmayı sonuca ulaştırmaya yönelik bir iklim konferansına ev sahipliği yapacak, ama bu 350 nedir?? Bildiğiniz gibi, iklim değişikliğine yol açan insanlığın buhar makinesinin icadından bu yana atmosfere saldığı karbon dioksit ve benzeri sera gazlarıdır. Bire bir bir ilişki olmasa da biz atmosfere ne kadar karbon dioksit salarsak atmosferin ve dünyanın yüzey sıcaklığı da o kadar artar. Karbon dioksit miktarı endüstri devrimi öncesinde 280 ppm (milyon parçacıkta 280) seviyesindeydi. Bugün ise bu miktar 390 ppm'e ulaştı. Bugün dünyanın karşısındaki onemli soru, insanlığa kalıcı bir zarar gelmemesi için atmosfere karbon dioksit salımımızı nasıl ayarlamalıyızdır. Bu salım miktarına bağlı olarak gelinecek bir nokta da insanlığın refahı için atmosferdeki karbon dioksit miktarı ne kadar olmalıdır sorusudur. Tüm bilim adamları ve gelişmiş devletlerin bugün için anlaştıkları nokta ise bu salım veya karbon dioksit miktarından bağımsız olarak iklim değişikliğine bağlı olarak dünyanın ortalama sıcaklık artışının ne olursa olsun 2 derecenin altında tutulması gereğidir. 2 derecenin altında yatan pekçok bilimsel nokta var, ama temelde bilmemiz gereken, eğer ortalama sıcaklık artışı 2 derecenin üzerine çıkacak olursa, hayatın ve insanlığın bildiğimiz ve umduğumuz gibi gitme ihtimali kalmıyor. Buradaki kötü senaryolar dünya nüfusunun 200 milyona düşmesi ile dünyada hayatın sonunun gelmesi arasında değişebiliyor, ama temel nokta, eğer 2 dereceyi geçecek olursak hayatımız çok ciddi zora girecek. Sonuç olarak, bir yanda dünyanın ortalama sıcaklığındaki artışın 2 derecenin altında tutulması gereği, diğer tarafta da bizim fosil yakıtları tüketerek atmosfere karbon dioksit salımımız var. Birinin çıkıp şu şu şu sebeplerle 2 derecelik ısınmanın altında kalmak istiyorsak şu tarihe kadar atmosferdeki karbon dioksit miktarını şu sayının altına çekmemiz gerekmektedir demesi gerekiyor. Uluslararası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) dünyada iklim değişikliği üzerine çalışan bilimciler, devlet yetkilileri ve sivil toplum kuruluşlarından oluşan bir gruptur. Bu panel dünyada iklim değişikliği konusunda yapılan tüm bilimsel yayınları inceleyerek periyodik raporlar hazırlar. 2007 yılındaki son raporda IPCC'nin temel tahmini eğer atmosferdeki karbon dioksit miktarı 2050 yılına kadar 450 ppm'i bulacak olursa sıcaklıkların 2 derecenin altında kalması %50 ihtimalle mümkündür yönündedir. Bugün atmosferdeki karbon dioksit miktarındaki artış senede 2-3 ppm'dir. Basit bir hesapla bu hızla birşeyler yapmadığımız müddetçe 2029-2039 yılları arasında atmosferdeki karbon dioksit miktarının 450 ppm'i aşacağı görülür, bu da 2 dereceden yüksek bir sıcaklık artışı ihtimalini yaklaşık %80'e çıkartır. Dolayısıyla bizim acilen fosil yakıtlarına olan bağlılığımızdan koparak atmosferdeki karbon dioksit miktarını azaltmamız gerekiyor. Kendimize hemen çeki düzen verecek olursak 450 ppm altında kalma ihtimalimiz güçleniyor. Ancak burada da bazı bilim adamlarının sordukları soru, "450 ppm yeter mi?" Bir yandan biz 450 ppm'i nasıl bulacağız derken bir yandan da 450 ppm yeter mi diye sormak biraz lüks görünüyor olabilir ancak bu soruyu soran bilim adamları bu alanda dünyada en tanınan bilim adamları ise işin rengi biraz değişebiliyor. Başta NASA iklim bilimcisi James Hansen olmak üzere pekçok bilimci 450 ppm'in yeterli olmadığını, 2 derecenin altında kalmak için karbon dioksit miktarının en fazla 350 ppm seviyesinde olması gerektiğini söylüyorlar. 350 ppm seviyesi için iki tane çok kuvvetli kanıt var. Bunlardan ilki dünya tarihindeki sıcaklık değişimleri ve bunun sebebi olan karbon dioksit değişimleri. Antarktika'nın buzullarla kaplanması yaklaşık 34 milyon yıl önce Hindistan'ın Asya ile çarpışmasının sona ermesiyle başlıyor. Bu noktada dünyadaki karbon dioksit miktarı 450 ppm, yani karbon dioksit miktarı 450 ppm'in altına düştüğünde ancak Antarktika'nın buzullaşması mümkün olmuş. Antarktika'nın buzullarla kaplı olması iki yönden önemli, ilki, büyük bir kıta olan Antarktika buzullarla kaplıysa, yani beyaz renkliyse, güneş ışığını bolca yansıttığından dünyanın sıcaklığını azaltıyor, tersine buzdan arınmış bir Antarktika dünyanın sıcaklığının daha artmasına sebep olacak bir geri beslemenin önemli öğelerinden biridir. İkinci etki ise Antarktika'nın tamamen erimesi dünyadaki deniz seviyesini 60-80 metre yükseltecektir ki dünya nüfusunun yarısının yaşadığı ve beslendiği bölgelerin sular altında kalması demektir. 350 ppm seviyesi için ikinci önemli kanıt günümüzden geliyor. Şu andaki karbon dioksit miktarı 390 ppm ve bu seviye gerek Arktik Okyanus'da, gerek Grönland'da gerekse de Antarktika'da buzların erimesine sebep oluyor. Buradaki erimenin durması için 390 ppm seviyesi bile çok çok yüksek, bu sebeple 350 ppm edinilmesi gereken en yüksek karbon dioksit seviyesi, eğer küresel iklim değişikliğine sebep olacak bir ısınmayı ortalama 2 derecenin altında tutmak istiyorsak.
ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 24
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1630
Kayıt tarihi
: 21.07.07
 
 

1965 İstanbul doğumluyum. 1988 yılında Boğaziçi Üniversitesi'nden Elektrik Mühendisliği, 1990 yılınd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster