Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ekim '09

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
5598
 

Nefes: Vatan Sağolsun filmi

Nefes: Vatan Sağolsun filmi
 

Yıl 1993... Yer Güneydoğu...

2400 metre rakımlı Karabal Tepesi...

Gecenin kör karanlığı....

Soğuk bıçak gibi, iliklere işliyor.

Silahlı bir grup, gizlice ilerliyor.

Tüm dikkatlerine rağmen donmuş kar örtüsü üzerinde atılan her adımın çıkardığı sesi engelleyemiyor.

Kar üzerinde atılan her adım grubu Karabal karakoluna yaklaştırıyor. Karakol dış nöbetçisinin olan biteden haberi yok... Çünki uyumuş... Nöbetçinin silahı alınıyor. Etkisiz hale getiriyor. Karakol'a gizlice giriliyor... Herkes uykuda... Ölümün kol gezdiği bu dağlarda derin bir ölüm uykusu (Filmin fragmanları için tıklayınız http://mozcan.blogcu.com/ )

Böyle başlıyor Nefes filmi...

Etkileyici görüntülerle...

Bulutların üzerinden çekilen, güneşin ayın doğuşu muhteşem kasvetin oluşmasını sağlıyor. Sinema salonuna hakim oluyor. Seyirlik atmosfer tamam... Böyle bir giriş seyirciyi aynı frekansa getiriyor.

Oyuncuların hiç biri yıldız değil... Bu yıldız olmadan da Türk sinemasında iyi şeyler olabileceğini gösteriyor. Atakan Barış, Barış Aydın, Barış Bağcı... Bu isimler başrolleri üstlenmiş... Filmde yıldızlaşıyorlar. Konservatuvarda okuyan 40 genç daha Nefes'te rol almmış... Henüz öğrenciler ama profesyonelce iş çıkarmışlar.

Filmde kahramanlık öyküsü yok. Gerçek kahramanların dramı var.

Hepsi insan...

Duygulu...

Sevgililerini sılada bırakmış...

Kısıtlı koşullarla da olsa ana-baba, eş-dost ve sevgiliyle yaptıkları telefon görüşmeleri duygu seli oluşturuyor salonda...

Bir bayrak sahnesi var ki insanın içine işliyor.

Atatürk büstünün hemen yanında bağrağımız dalgalanıyor.

Ne var ki paramparça... İnsanı derinden yaralayan bir görüntü... Öfkeleniyorsunuz... Ancak işin aslını öğrenince duygularınız tamamen değişiyor.

Şunu söylemeliyim: Hakan Evrensel'in Güneydoğu'dan Öyküler kitabından senaryolaştırılan film bu dağlarda yaşanmış çok sayıda öyküden izler taşıyor. Son saldırı sahnesinin gerçeği kimbilir kaç kez yaşandı.

Şehitliklerde vatan uğruna yatanlara sorun... Sessizce haykırmaktalar...

Aşkını bu topraklar için toprağa vermiş taze dullara sorun...

Anaların oğulları sayıp okşaya okşaya aşındırdığı mermerleri dinleyin...

Şehit çocuklarının babalarının mezarları üzerine diktiği, hiç solmasın diye her gün suladığı güllere sorun...

Şehit babalarının için için akıttığı göz yaşlarına sorun...

Güneydoğu gazilerine sorun...

Sormanıza gerek yok sadece onlara bakın...

Hepsinden aynı cevabı alacaksınız...

Size "bunları biz yaşadık, artık yaşamıyoruz" diyecekler...

Şu şöyle olsaydı diyebileceğiniz sahneler var tabii ki... Levnt Semerci'nin yönettiği, Levent Semerci, Mehmet İlker Altınay ve Hakan Evrensel'in senaryolaştırdığı, Murat Akdilek ve Levent Semerci'nin yapımcılığını üstlendiği bir film Nefes...

Bu filmi İzleyin...

Musa Özcan

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Sinema sitesinde de yayınlanmaktadır

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bize "Ölmeyi yasaklayan adam"ı özledik. Şimdi kemikleri sızlıyordur. Bence filmin en can alıcı karelerinden biri yüzbaşının;_"Size ölmeyi yasaklıyorum" cümlesiydi. Şimdi, bu açılımların ardından hergün ölüyoruz. Yazık.

Uguristanbul 
 24.10.2009 10:39
Cevap :
Uğur Bey, filmin özeti denebilecek en çarpıcı ifadelerinden birini yakalamışsınız. Yorumunuz için teşekkürler...  24.10.2009 15:34
 

"Nefes"i izlerken kelimenin tam manası ile nefesim kesildi. Bir otorite değilim ama bence konu mükemmel işlenmiş, mesajlar gayet açık. Herkesin izlemesi şart olan bir film. O zaman etrafımızda olan şeyleri belki daha kolay anlayıp, aslında idrak edip demeliydim, tepkilerimiiz de ona göre gösterebiliriz veya gösterebilirdik. Hiçbir şey için hiçbir zaman geç değildir. Artık slogan oldu: "Birlikte nefes alıyorsak varız". Tebrikler.

Tuba Özdemir 
 23.10.2009 21:15
Cevap :
Tuba Hanım, evet "birlikte nefes alıyorsak varız" şu günlerde sıkça söylenmeli... Birlikte nefes alırken, birlikte söylenmeli... Geleceğe, aydınlık yarınlara yön verirken yapılanlar unutulmamalı... Unutulmamalı ki yanlışlar tekrar edilmesin... Güçlü toplumlar hafızaları güçlü olanlardır. Ya bizim hafızamız... Yeterince güçlü mü? Yorumunuz için teşekkürler? Sevgiler... Selamlar...  24.10.2009 14:55
 

yorumlarınıza kesinlikle katılıyor ve aynı ısrar ile tavsiye ediyorum izlemeyenlere. Bende görüşlerimi belirten bir yazı yazdım bugün çok etkiledim bu filmden çok... Anltılmaz yaşanır denen anların filmi bu.

Bünyamin Demirci 
 19.10.2009 21:12
Cevap :
Bünyamin Bey, izleyenlerin hemen hemen tamamının duyguları bunlar. Yazınız da da belirtmişsiniz... Birlikte nefes alıyorsak varız... Selamlar...  19.10.2009 23:46
 

Ben de dün izledim ve izlediklerimi bir nebze anlatmaya çalıştım...Gerçekten dile getirdiğiniz gibi mükemmel bir film çok etkilendim, etkilenmedim diyene de ne denir tartışılır...Kaleminize sağlık.Selam ve Saygılar.

Özlem ÇOLAK 
 19.10.2009 11:35
Cevap :
Özlem Hanım, yazınızı az önce okudum... Kaleminize sağlık... Tabii seyretmiş birinin filmi değerlendirmesi objektif oluyor... Hele analizi hiç bir kaygı taşımadan (gişe başarısı gibi) yapması yargıyı dosdoğru kılıyor... Bu filmin reklama ihtiyacı yok bence... Seyircisi gişe başarısını da getirecektir. Selamlar...  19.10.2009 19:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 165
Toplam yorum
: 184
Toplam mesaj
: 46
Ort. okunma sayısı
: 3817
Kayıt tarihi
: 25.08.07
 
 

Samsun Terme Şuvayip Köyü'nde doğmuşum. İlk ve ortaokulu Terme'de, lise öğrenimimi Ünye'de tamala..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster