Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Şubat '11

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
997
 

Nefes bile almadan

Nefes bile almadan
 

Alıntı


Filmin fragmanını, en son gittiğim bir filmde izlemiş ve bu filme mutlaka gitmeliyim demiştim. Kendi kendime verdiğim o sözü nihayet bugün gerçekleştirdim ve filme gittim. 

Film, tahmin edildiği üzere “Aşk Tesadüfleri Sever” di… 

Aşk gerçekten tesadüfleri sever miydi, bu kadar tesadüf olabilir miydi bilinmez ama neden olmasın (?) dı... 

Filmin bana göre en can alıcı sahnesi, filmin başrol oyuncusu Belçim Erdoğan' ın beyazlar içinde turna eşliğinde dans ettiği sahneydi… Diğer bir deyişle henüz kendine dahi itiraf edemediği aşkın büyüsüyle sahneyi doldurmasıydı... Kameramanın müthiş performansı ise tartışılmazdı. Genel olarak çekimler çok iyi olsa da, o sahne bir başkaydı... Işık deseniz yine öyle. 

Filme damgasını vuran bir başka sahne ise, Özgür’ ün, yani filmin diğer başrol oyuncusu Mehmet Günsür’ ün, babasına ait kaseti bulup, play tuşuna basıp, babasının kendisi için sarf ettiği sözleri dinlemesiydi… 

Ne diyordu artık hayatta olmayan ve bir parça da kırgın ayrıldığı babası. 

"Önemli olan çerçeve değil, çerçevenin içindeki resimdir. Senin için değerli olan her ne ya da kimse, sakın onu bırakma, peşinden git." 

Hayat, hayatlar… 

Hepimizin içinden geçtiği, acısından tattığı o hemzemin geçit. Biraz kırık, biraz dökük, birazcık da yaralı karelerin kerelerle çarpımı, toplamı, sağlaması mıydı? 

Filmleri de film yapan, hayatlarımızın içine ne denli girebildiği, onu sahneye, size, bize, gönüllerimize hangi ölçüde aktarabildikleri, yansıtabildikleri değil miydi zaten? 

Sonuç olarak "Aşk Tesadüfleri Sever" Bir parça hüzün, bir tutam nostalji, çokça aşk duygusu ile gönül telimizi titretti. Dinlenmiş ve dillendirilmiş bordo şarap hüznünde, buruk bir tat bırakarak damağımızda geçip gitti... 

Güzeldi… 

Aşk vardı… 

Oralarda bir yerlerdeydi… Görebilene, tutabilene, yakalayabilene. 

Kimisi/ miz rastlıyordu ona, kimisinin/ mizin burnunun dib(k)inden geçip gidiyordu. 

Hangisi/ miz şanslıydı bilinmez? 

Aşk; nefes bile almadan yaşayabilmeyi becerebilmekti belki de… Belki değil. 

Nefes almadan sevmek, onu yaşatmak mümkün müydü? Bilinmez. 

“Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir” demiş ya bir zamanlar Sokrates. 

Belki de öyledir. 

Kim bilir? 

http://www.dailymotion.com/video/xh2e5h_ayk-tesadufleri-sever-film-muzikleri-nefes-bile-almadan_music 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hayatınıza ve kendinize dokunmasını sağlayan film.Aşk tesadüflerle bu kadar iyi örülemez belki ama filmdeki tesadüfler her birimizi ayrı sahnesinde içine alıyor.Yüreğinize sağlık..

naz akyol 
 11.03.2011 17:09
Cevap :
Haklısınız. Güzel özetlemişsniz. Selamlar, sevgiler.  12.03.2011 0:50
 

her eleştiri bambaşka etkiliyor, anlaşılan çoğunluk benenmiş filmi.belkide özleneni anlattığındandır..teşekkürler

Selma Özeşer 
 08.03.2011 19:27
Cevap :
Haklısınız. En doğru terim bu olur bence de. "Özleneni anlattığından" Selamlar, sevgiler.  08.03.2011 21:56
 

Aşk tatlıdır, acıdır, ekşidir ; fakat ben yine de son istasyona girdiğimde dahi trenimden aşık biri olarak ayrılmak isterim. Ya siz?.. Selamla, sevgiyle... MS

Mehmet Sağlam 
 06.03.2011 19:44
Cevap :
Tabii ki... Aşk, genelde karşı cinse duyulan ilgi olarak yorumlansa da, hayatta başka aşklar olduğu yadsınamaz. Her türlü duygu tetikleyicisinin karşı cinse duyulan ilgi ya da aşk farz ettiğimiz duyguların yadsınamayacağı gibi... Sanatı, güneşi, ay' ı, doğayı bile aşık olunca fark etmiyor mu çoğumuz? Selamlar, saygılar.  06.03.2011 22:50
 

Aşk ta hayatta tesadifleri seviyor ve teasüfler ebk katıyor hayatımıza:) Seyredilmeye değer bir film. Paylaşım için teşkkür ederim, saygılarımla, mutlu kalın..

Dilek Yaka 
 04.03.2011 11:30
Cevap :
Bence de... En azından içinde bulunduğumuz kasvetli havadan biraz kurtulmak için. Selamlar, sevgiler, teşekkürler.  04.03.2011 22:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 669
Toplam yorum
: 6100
Toplam mesaj
: 564
Ort. okunma sayısı
: 1451
Kayıt tarihi
: 19.01.07
 
 

Bir on dört mart sabahı güneş henüz arz-ı endam ederken üzeri yongalarla kaplı, küçük pencereli, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster