Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ağustos '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
109
 

Nefretle dolan kalpler !

Son zamanlarda artan terör olayları gibisinden bir giriş yapan gereğinden fazla yazar hali hazırda bulunmakta. Bu yazıyı okuyacak olan okurlardan tek ricam kelimeleri salt anlamları ile ve duygusal arınmışlık ile okumalarıdır.

Öncelikle terör olaylarının başlangıcına değinelim. 80'li yıllarda sağcı solcuyu, kardeş kardeşi vurdu. Saf ve temiz yürekli insanların kalplerine nefret tohumları serpildi ve bu senaryoyu hazırlayıp gişe rekorları kırmasını bekleyen senaristler, yönetmenler yerlerini aldılar ve kendi elleriyle tohumlarını attıkları canavarların doğuşunu beklemey başladılar. Eylemleri terör sınıfında yer alan ve bunu kabullenmeyi bilmeyen Pkk'nın sözde gerillaları, yöneticileri, siyasileri, yandaşları, sempatizanları vs. artık hangi sıfatla hitap edilirse edilsin ya katil olmuşlardır ya da potansiyel katil durumundalardır. Bu memleketimizin en acı sorunu haline 80'li yıllarda gelmeye başlamış ve bu yapılanma sırasında milletimize çok zeki olduğu , bilgili olduğu yalanı acı bir şekilde yutturulmuştur. Üzgünüm ama milletimiz cehaletin pençesinde kıvranmakta ve bunu halâ kabul edememektedir. Milletimiz dilimizden düşmeyen ve darbe ile hafızalara kazımış 80'li yıllarda da cahildi milenyum ardından da cehaletini en kutsal varlığı gibi korumaya devam etmektedir. 

Pkk 80'li yıllarda sağcı solcuyu vururken , kardeş kardeşi katlederken gizli ve zekice yapılanmasına aktif olarak başlamış ve zeki milletimiz , çalışkan milletimiz o dönemlerde zekasını sadece ve sadece kardeşini , dostunu vurmakiçin kullanmıştır. Bu cehaletin ne vahim noktalarda olduğunun kanıtıdır. Türk milleti birlik beraberlik duygularını Kurtuluş Savaşı dönemlerinde terk etmiş yada on dönemleri unutması sağlanmıştır. Tarihini bilmeyen  , özünü unutmuş milletimiz milliyetçilk kavramını sadece gazetelerde, televizyonlarda şehit haberleri gördüğünde yürüyüş yaparak veya facebook sayfalarında lanetler yağdırarak kendilerini tatmin etmek , topluma kazandırma çabası içinde bulunmak sanmakta! Gizlilik içerisinde kurulan Pkk şimdilerde dünya devlerinin yardımı ile Türkiye Cumhuriyeti'nden ayrı bir devlet kurmak ülküsünü gerçekleştirmek için bizim bu sorundan kurtulma çabamızın kat ve kat fazlasıyla çaba göstermekte. İstedikleri kaos ortamını başarılı bir şekilde çoluk çocuk, Türk Kürt ayrımı yapmaksızın oluşturmakta. Peki Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, bu hükümete muhalif olan kimseler ve milliyetçiliği benimsediklerini söyleyen lakin yaptıkları ile milliyetçiliğin temel kavramlarından haberdar olmadıkları ortada olan sözde milliyetçiler neredeler? Köklü bir çözümü yok mudur bu işin? Sadece şehit ailelerinin yürekleri dağlandığında mı kalkacak helikopterler milli servetimizi heba ederek? Peki ya Amerikan malı F-16 jetlerimiz milli servetimizi heba ederek dağı taşı ne zaman vuracak ? Milletimiz üzülerek söylüyorum ki derin bir uyku içerisinde cehaletin pençesinde kıvranmaktadır. Bu durumdan kurtulmanın yolu her ne ise kabul edilmeli ve bir an önce uygulanmalıdır !

Diyorlar ki şehitlerimizin kanı yerde kalmadı! Ben şahadet şerbetini içen şehitlerimizin mübarek kanları ilekaplı bedenlerinin hala toprağın altında olduğunu biliyorum. Yapılan karşı saldırıda kaç terörist öldürülürse öldürülsün şehitlerimiz geri gelecek mi? Peki ya ölen teröristler ne olacak? Devletin sahip çıkamadığı kandırılmış genç yaşlı teröristlerin aileleri ne olacak? Ben söyleyeyim;

Şehit anası diyecek ''Bir çocuğum daha olsa vatana feda olsun...'' , terörist anası diyecek ''Diğer çocuklarımda dağa çıksın kardeşinin öcünü alsın.'' .... Bu cümlelerden sonra nasıl barışın geleceğine aptalca inanılabilir ? 

Milenyum sonrası 80'ler dönemini yaşıyoruz kim ne derse desin! Yine kardeş kardeşi vuruyor, yine masum çocuklar kana susamış tek derdi silah ve uyuşturucu ticareti gibi ticaretler yapıp cebini doldurmak olan senaristler tarafından katlediliyor. Bu büyük oyun içerisinde umudunu yitirmiş bir vatandaş olaraksöylüyorum ki bundan böyle halkın cehaleti terk edip yattığı derin uykudan uyanması dahi bu vahim durumdan kurtulmayı sağlayacak güçte değildir. Tek söylenebilecek '' Allah bu kanın dökülmesini isteyen kafirlere bundan böyle fırsat vermesin İnşallah'' diyebilmek.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 356
Kayıt tarihi
: 15.05.10
 
 

Hayata adım atışımın ardından yürümek için erken olduğuna karar verip emeklemeye karar verişim arası..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster