Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Sevim Türkoğlu / Sesil

http://blog.milliyet.com.tr/sesilya

17 Mayıs '07

     
    Kategori
    Siyaset
    Okunma Sayısı
    362
     

    Neler oluyor bize?

    Olanca bilinmezliklerin baş döndürücü gelişmeleri nereden döküldü ortalığa öylesine… Ne de güzel; ekonomimizin kağıt üzerinde devasa gelişen göstergeleri, düşen enflasyon, canlı ihaleler, değerlenen paramız, yurt dışından ülkemize akan likidite avuçlarımızı ısıtıyordu… Ancak, genelde halk olarak hiçbir şey hissetmiyorduk. Borsa ülkemiz insanına yabancılaşacak kadar ürkütücü geliyor, üreticiyi teşvik etmekten uzak faiz, yüksekten inmiyordu her ne hikmetse…

    Nobel ödüllü yazarımız bile bağışlanmıştı ülkemize. Biz ki, hala nankörlük edip 40'ı aşkın ülkede diktirttikleri ermeni soykırım abidelerine yazarımız ile birlikte alkış tutmuyorduk. Yaramaz şımarık çocuklar gibi Ulusal onur zırvaları ile parazit çıkarıyorduk hükümetimiz ile kol kola dolaşanlara. Ayak bağı olanlarımız vardı arada.

    Önemsizdik canım… Susardık nasılsa…

    Hem halkı güldürmek de pirzola yedirmeye eş değerdi. Hükümet eşrafından inanılmaz maharetlerle servet sahibi olanların, komik açıklamalarla sevaba girdikleri yüksek dini bilgilerinde kayda geçiyordu.

    Avrupa Birliği ülkelerinin, Amerika'nın ihraç etmeye bayıldıkları demokrasi ve söylemleri ile bahçelerindeki çimleri ezdirme korkularını, pelesenk ettikleri çekincelerini anlamalıydık…

    Yansıttıkları sözüm ona masumane amaçları esasında ehil olamayışımızdan kavrayamıyorduk, kapılarında bekletilişimiz hep bizim iyiliğimiz için, oyaladıklarından asla değil tabii.

    Elbet lütfedecekleri zaman da dolacaktı. Hem ne acelemiz vardı. Gözümüzü boyamak üzere, sadaka niyetine Allah için fon tahsis edip akıtmıyorlar mıydı?...

    Evet bütün iyi niyetimizle günlük yaşamımızda dizilerle, yarışmalarla mutlu mesut, etliye sütlüye karışmadan nasıl da mülayim vatandaş rolünü sindirmiş görünüyorduk!..

    Cari açık, ödemeler dengesi sorunları, iş adamlarımızı ürkütmeyecek dille açıklanırdı nasılsa… Halkın anlama birikimi zayıf olduğundan dert olmaktan uzaktı. fark etmezdik!..

    Uluslar arası parite gevşekliği, yurtdışı ödemelerimizi kapamaya yardımcı olur beklentisi, sevgili dindar kullarını gözeten Allah'ımıza emanetti.

    Eeee masal bu ya, dinleyene hoş gelmeliydi.
    Hitabette başarılı olmak büyük meziyetti…
    Bizden daha iyi bilenler telkinle ikna olduğumuzu düşünüyorlardı.

    Hazır demokrasimiz hükümetin emrine amade iken dindar Cumhurbaşkanı eksiğimizi giderecektik sayelerinde usul usul!..

    Hayret!.. Olamadı. Peki ama neydi tutmayan, tutturulamayan!..

    Ya, halkın zeka seviyesi hafife alındı ya da anlamamaya çalışanlar hala kendilerini kandırarak zevk almaktan usanmıyorlar.

    Dindar demokrasi hayallerinde anayasa ve yurtsever vatandaşlar yer almıyor muydu?

    Seçim sandığının açılan gözlerine yansıyanlar şaşkınlığı ortadan kaldırır nasılsa… Az kaldı.

    Zaman, ülkeye sahip çıkma zamanı.

    Atatürk Türkiye'sine yaraşır Türk milleti; kültürüne, eğitimine, gelişimine özgüvenli yol almaya çaba gösterecektir.

    Ülkemizi rencide edecek yaklaşımlara maruz kalmak, Akp iktidarının taşıyabileceği gerçekler değildir. Kaldı ki, öncelikli sorunları da değildir.

    Dünyada değişen dengeler ülkelerin çıkarlarını netleştirecek. Hasır altı edilen amaçlar çıkacak ortaya. Akp zihniyeti ile Ulusal güvenliğimizin güvencede olmasının olanaksız olduğu daha iyi fark edilecektir.

    İslam-i gelenekçi yönetim amaçlarını tüm kurumlarda iktidar kılmak adına demokratik kılıf arayışlarından başka temel sorunlar umurlarından uzak kalacak.

    Toplumsal aydınlanma bu tehlikeler karşısında sağlıklı bilinçle karşı durmalı.
    Yoksa dövünmek için dahi geç kalmış olacağız.

    Sevim Türkoğlu / Sesil

    Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

     
    Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
     
     

    Değerli ablamın güzel yazısını kutlarım.Teşekkürler...Saygımla..Selamlar

    Oktay Zerrin 
     24.10.2007 21:12
     
    Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
    Toplam blog
    : 1
    Toplam yorum
    : 1
    Toplam mesaj
    : 1
    Ort. okunma sayısı
    : 362
    Kayıt tarihi
    : 07.01.07
     
     

    Göç gerçeğiniz; nereye, neden, nasıl ait olduğunuzu yaşam yöntemlerinizde adım başı sorgulatıyor. Za..

     
     
    Yazarı paylaş
    • Tümünü göster