Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

ALİ GALİP AKYILDIRIM

http://blog.milliyet.com.tr/aligalip

23 Temmuz '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
78
 

Neler oluyor ülkemizde?

Neler oluyor ülkemizde?
 

İstanbul’un göbeğinde bile yasadışı örgüt üyeleri otomatik silahlarla yürüyüş yapabilmekte cenaze kortejinin güvenliğini sağladıkları mesajını vermektedirler.


Suruç’ta terörün yarattığı katliamla birlikte Türkiye adı konulmamış bir savaşın içine çekilmek istenmekte veya çekilmektedir.

Hepimizin bildiği gibi terörün gizli hesapları ve beklentileri vardır. Terör olaylarında terörü gerçekleştiren piyondan ziyade o piyonu kimlerin yönlendirdiği ve programladığı önemlidir. Bunlarla birlikte örgütlere insan kaynağının sağlanması son derece önemlidir. Basından ve siyasilerden öğrendiğimize göre on binlerce insan Türkiye üzerinden Suriye'ye geçti ve malum örgüte katıldılar, katılmaya da devam ediyorlar.

Bir yandan PKK terör örgütü dağ kadrolarına eleman topluyor, diğer yandan IŞİD terör örgütü Avrupa ülkelerinden ve ülkemizden gönüllü elemanlar topluyorlar.

Doğal olarak sınır güvenliğimiz tartışılmakta ve güvenlik önlemleri sorgulanmaktadır.

Vatandaş olarak gelişmeleri ve yasadışı eylemleri üzülerek izliyoruz.

Suruç’ta meydana gelen ve 33 insanımızın hayatına mal olan terör saldırısı bahane edilerek yapılan cenaze törenleri resmen bölücü örgütün inisiyatifinde ve kabul edilemez görüntüler eşliğinde yapılmaktadır.

İstanbul’un göbeğinde bile yasadışı örgüt üyeleri otomatik silahlarla yürüyüş yapabilmekte cenaze kortejinin güvenliğini sağladıkları mesajını vermektedirler.

Yine İstanbul’da, Erzurum’da veya başka illerimiz de Hilafet yürüyüşleri yapılır, devletin sesi çıkmaz.

IŞİD sempatizanları gövde gösterisi için piknik yaparlar, propaganda yaparlar yine devletin sesi çıkmaz.

PKK terör örgütü aleni biçimde ülkemizin doğu ve güneydoğusunu “Kürdistan” ilan ediyor, tabelalar ve yer adları değiştiriliyor, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin adı belediyelerden ve diğer kurumlardan siliniyor, evlerin pencerelerine sözde Kürt bayrağı asılıyor, devlete meydan okunuyor yine devletin sesi çıkmıyor.

Türk halkı, Kürt, Türk, Alevi, Sünni, Laz, Çerkez, Ezidi, namaz kılan, kılmayan, camiye giden gitmeyen, laik, dindar, milliyetçi, ümmetçi olarak ayrışmış durumdalar. Bu gidişata kimse dur demiyor.

Ülkemiz de neredeyse “sağ göz sol göze” düşman edilmiş, devletimizin yine sesi çıkmıyor.

İnsanlar katlediliyor, sizden bizden diyerek kimse umursamıyor. Herkes bir birine hakaret ediyor. Acılarımız paylaşılmıyor, acıya saygı duyulmuyor, empati yapılmıyor. Terör örgütlerine tek vücut karşı çıkılmıyor.

Bunları fırsat olarak gören provakatörler “sosyal medya” üzerinden aslı astarı olmayan görsel ve kirli bilgiler yayınlayarak kışkırtıcılık yapmaktadırlar. Maalesef ki, birçok insanımız bunları çekinmeden paylaşmaktadırlar. Sosyal Medyada bilgi kirliliğinden geçilmemektedir. Herkes kendi görüşüne yakın görselleri ve kışkırtıcı spot notları büyük bir hırsla paylaşmaya devam etmektedirler.

Bizler yani, vergisini veren, askerliğini yapan, devletin kanunlarına uyan vatandaşlar olarak devletimizi her yerde görmek ve güven içerisinde olmak istiyoruz.

Biliyoruz ki, başka Türkiye yok!

Şunu bir defa baştan kabul etmeliyiz ki, yasadışı eylemlerde, yasadışı söylemlerde, ülkemize ve insanımıza zarar veren ve bunun için kendisini kullandırtan kim olursa olsun suçludur.

Hangi taraftan, hangi düşünceden olduğunun hiçbir önemi de yoktur.

Bu ülke de insanımızın, yani milyonların kaderini belirleyen kişiler ağızlarından çıkan her kelimenin hesabını iyi yapmalıdırlar. Çünkü, onlar konuşurken pür dikkat onların ağızlarından çıkan her kelimeyi dinlemektedirler.

Halkımıza umutsuzluk yaşatmaya hiç kimsenin hakkı yoktur. Çünkü bu halk umutsuzluğu değil umudun en güzelini hak etmektedir. Vatandaşımızın gözlerine bakan sorumlu kişiler bunu mutlaka göreceklerdir.

Bu ülkede milyonların kaderini belirleyen kişiler şunu iyi bilsinler ki, onların bir biri ile olan sorunları ve rekabetleri bu halkı ilgilendirmemektedir. Çünkü halkımız iyi biliyor ki “filler şakalaşırken çimenler eziliyor” Bu halk ezilen çimen olmak istemiyor. Kardeşçe yaşamak istiyor.

Bizi yönetenler, yönetmeye aday olanlar lütfen ülkemizde ayrışmaya izin vermeyin. Ülkemiz üzerinde oynan oyunlara izin vermeyin. Milli çıkarlarımız söz konusu olduğunda siyasi kimliklerinizi bir kenara bırakın. Bu halkın birlik ve beraberlik gibi heyecanlara ihtiyacı var. Yaralarımız ancak bu şekil sarılacaktır.

Yeni bir yazıda buluşmak dileği ile…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 264
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 306
Kayıt tarihi
: 28.07.14
 
 

1959'da doğdu. Sınıf Öğretmenliği okudu.1979'da Öğretmenlik görevine başladı. Hayatın; okumak, ya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster