Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ekim '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
274
 

Neler oluyor yine ülkemizde?

Neler oluyor yine ülkemizde?
 

Hukukun üstünlüğüne ne oldu?


Uluslararası Af Örgütü’nün Türkiye temsilciliğinden aldığım aşağıdaki mektup beni 12 Eylül İşkencelerine götürdü. Ben de tutuklanarak işkenceler görmüştüm onlarca arkadaşımla birlikte. Bu dönemde, Türkiye genelinde kayıpların ve işkenceden ölenlerin sayısı hala tam olarak bilinmemekte.

Nedir bu gençlere öfkenin ve kinin nedeni? Neden düşüncelerinden dolayı hala insanlar işkence görürler ve öldürülürler anlamış değilim.

Çağdaşlaşmak ve modernleşmenin yolu hoşgörüdür. Hukukun üstünlüğüdür. Birileri neden kendilerini yargının yerine koyup hareket etme cüretini gösterirler?

Hoşgörümüze ne oldu?

Bu günkü sıkıntıların en büyük kaynağının Türkiye’de solun silindir gibi ezilmesi değil midir? Neden hala bundan ders alınmaz? Türkiye’de bölücü terör varsa bunun nedenlerinden biri yurdumuzda sol’un olmayışıdır. Türkiye’de başörtüsü bir sorun olarak karşımızda duruyorsa bunun nedeni yurdumuzda solun silindir gibi ezilmesinden başka bir şey değildir.

Aşağıda Uluslar Arası Af Örgütü’nde gelen mesajı değiştirmeden sizlere sunuyorum.

<ı>“22 yaşındaki Özgür Karakaya, 18 yaşındaki Cihan Gün ve 29 yaşındaki Engin Ceber 28 Eylül’de İstanbul’un Sarıyer ilçesinde gerçekleşen gösteri ve basın toplantısında tutuklanan bir grubun üyeleridir. Adı geçen üç kişinin avukatları aracılığıyla Uluslararası Af Örgütü’ne işkenceye maruz kaldıklarını bildirmişlerdir.

<ı>

<ı>10 Ekim 2008 günü Engin Ceber gözaltında tutulduğu süre içinde aldığı yaralardan dolayı kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmiştir. Metris Cezaevi’nde tutuklu olarak bulunan Özgür Karakaya ve Cihan Gün ise işkence ve benzeri kötü muamelelere maruz kalma riski taşıyorlar. Bu kişilerin derhal bağımsız tıbbi muayeneye erişiminin sağlanması ve gerekli ise bu kişiler için gerekli tıbbi yardımın temin edilmesi gerekmektedir.

<ı>

<ı>Avukatları, Uluslararası Af Örgütü’ne yaptığı bildirimde gözaltı işlemi sırasında polis tarafından zor kullanıldığını, İstinye Karakolu’na ve daha sonrada Metris Cezaevi’ne götürüldüklerindeyse dövüldüklerini iddia etmektedir.

<ı>

<ı>29 Eylül’de Özgür Karakaya, Cihan Gün ve Engin Ceber Sarıyer savcısı önüne çıkarılmış ve polise mukavemet suçlamasıyla tutuklanarak İstanbul Metris Cezaevi’ne gönderilmişlerdir. Özgür Karakaya ve Cihan Gün’ün avukatlarına verdikleri ifadelerde karakolda ve cezaevindeki gözaltı süresince sürekli şekilde tahta sopalarla dövüldükleri, soyularak arandıkları ve suya sokuldukları, cinsel uzuvları da dâhil olmak üzere vücutlarının her yerine vurulduğu, tekmelendikleri iddiaları mevcuttur. Bu işkence ve kötü muamelelerin birkaç gün sürdüğü iddia edilmektedir. Engin Ceber 7 Ekim günü aldığı yaralardan dolayı Bayrampaşa Devlet Hastanesi’ne götürülmüş ve oradan da Şişli Etfal Hastanesi’ne sevkedilmiş, 10 Ekim günü hayatını kaybetmiştir.

<ı>ARKA PLAN BİLGİSİ <ı>Adı geçen kişilerin içinde bulunduğu grup, 7 Ekim 2007 günü Yürüyüş adındaki yasal sol görüşlü dergiyi satarken polis tarafından vurulan 18 yaşındaki Ferhat Gerçek vakasında devam eden cezasızlığı protesto etmek için bir araya gelmişti. Uluslararası Af Örgütü Ferhat Gerçek için Dünya çapında bir mektup eylemi başlattı: daha fazla bilgi için http://www.amnesty.org/en/library/info/NWS22/002/2008/en bakabilirsiniz. “

İnsanların düşüncelerini özgürce söyleyebildikleri, işkencesiz günler elbet gelecektir. O günlere ulaşmak emek gerektirecektir. Yürek gerektirecektir. Ama o güzel günler mutlaka gelecektir.

Hakkı UYSAL

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dediğiniz gibi daha hoşgörülü günlerin geleceğinden ben de umutluyum. Demokratik toplum olarak henüz çocuk sayılırız zaten.

Muharrem Soyek 
 14.10.2008 18:12
 

Uyuşturucu ticaretinde adı geçen vekillerimiz, üst düzey bürokratımız, milletin göznün içine baja baka hala mecliste kırmızı ve ergonomik koltukların keyfini sürüyor. Gün ola, harman ola. Devran döne diycem ama devran mazluma gülmüyor ne yazık ki...

Ayrıntıda gezinmek 
 14.10.2008 18:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 59
Toplam yorum
: 124
Toplam mesaj
: 58
Ort. okunma sayısı
: 891
Kayıt tarihi
: 02.10.08
 
 

1955 Milas doğumluyum. Nüfüs kaydım orada ama "doğduğun yer değil, doyduğun yer" memleketin olurmuş ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster