Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ağustos '10

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
1189
 

Neo-liberal Kölelik…

Neo-liberal Kölelik…
 

Size para ödeyenin sizi özgür kılması mümkün müdür?


Feodalite, monarşi, … ve ne varsa kölelik ve sömürü üzerine yüzyıllar önce yıkılmış, tam bağımsız yapılanmalar, devletler kurulmuş; özgürlükler ile temel hak ve ilkeler bağlamında demokratik bir yapılanma tüm dünyaya egemen olmuştur. Çoğulcu ve çoğunlukçu bir sistem ile tüm dünya yönetilmektedir. Böylece özgürlüğün ve bağımsızlığın hakim olduğu bir global sistemde kölelik düzeni tamamen yıkılmış, yerle bir edilmiştir. Mi acaba ?

Elbette ki hayır! Evet bu cümlelerin tamamı büyük bir yalandan öte bir şey değil. Madem Küresel bir dünya buda küresel bir yalan, madem neo-liberal politikalar buda neo-liberal bir kandırmaca!

Kölelik sistemi dünya üzerinde daima var olmuş ve daima var olmaya devam edecektir. Olan sadece kölelik sisteminin şekil değiştirmesidir. Şimdi ki kölelik sisteminin ismi “Ücretli Kölelik” olarak isimlendirilebilir. Temelinde ise “Size para ödeyenin sizi özgür kılması mümkün müdür?” sorusu üzerine şekillenmektedir.

Neo-liberal diye isimlendirilen vahşi kapitalizm, küreselleşme süreci ile birlikte tüm dünyayı egemenliği altına almış, tekelleşen şirketler, ekonomik açılımlar, yoktan varsayılan borsa ve para piyasaları tüm dünyayı, kültürleri, toplumları, insanları, … şekillendirmeye, yönlendirmeye, yönetmeye başlamıştır. Bireyler karanlık diye atfedilen ortaçağ ve öncesi dönemlerde kendi kimlikleri ile baskı ve zulüm yöntemiyle köle olurken, şimdi kendi özgür iradeleriyle ve kapitalizmin onlara belirlediği kimliklerle ücretli köle konumunda yaşamını sürdürmektedirler. Hangi köleliğin daha özgür ve daha hakkaniyet içerdiğine dair yoğun bir zihinsel kargaşa yaşamamak ise düşünen her insanın kaçmazı olarak ortaya çıkmaktadır.

Küreselleşme ve Neo-liberal politikalar, birbirinin aynısı; düşünmeyen, tartmayan, tartışmayan, öğrenmeye çabalamayan, kimliksiz, tercihsiz, bilinçsiz, … tüketim toplumunu ve tüketen insanı yaratmıştır. Oluşturulan bu insan kitlesi önce ulusal ardından küresel güçler tarafından dilendiği şekilde yönlendirilmiş, çıkar odaklarının elinde kukla olmaktan öte bir işleve sahip olamamıştır. İnsan özgürlüğünü ve kimliğini kaybettiği oranda metaya dönüşmüş, ekonomi politik bir obje olmaktan öte bir işlevi kalmamıştır. Ücretli kölelik sistemi ise bu temel olguların üzerinde şekillendirilmiştir.

Toplumsal hareketler, sosyal birliktelikler neo-liberal diye isimlendirilen günümüzde yok olmuş, sendikalar, sivil toplum kuruluşları ve sivil inisiyatifler ne yazık ki ambalaj olmaktan veya suni muhalefet oluşturmaktan öteye bir işleve sahip olamamaktadırlar. Bilinçlendirme, bilgilendirme, hak arama ve birliktelik ruhu oluşturma gibi işlevlere sahip olması gereken bu yapılanmalar yönetim kadrolarına mal, mülk, statü ve basamak olarak işlev oluşturmaktan öte hiçbir işleve sahip olmamaktadırlar. Onu oluşturan kişilerin ortak çıkarları yerine herhangi bir güç odağının maşası halinde hareket etmekte, “devri devran bireysel çıkarları korumaktır” söylemine hizmet eden yönetim kadrolarının mahkûmiyetinde hareket etmektedirler. Bu durumda zaten bilinci ve kimliği elinden çalınan ve toplumsal bir yalnızlığa itilen bireyler kendilerini ücretli köle olarak bulmakta, çaresiz ve bilinçsiz bu sisteme hizmet etmektedirler.

Dünyaya geldiğinizde yani doğduğunuzda hatta daha ana rahminde bir cenin iken; aileniz, dininiz, milletiniz, renginiz, cinsiyetiniz, azınlık veya egemen kimlikten olup olmayacağınız, sahip olduğunuz fırsatlar, ailevi ve toplumsal aidiyetleriniz, … gibi birçok şeye mahkumsunuz zaten ve bu mahkumiyetlerden tercihinizmiş gibi ömrünüz boyunca yargılanıp ömrünüz boyunca defalarca mahkum edileceksiniz. Sonra sistem için harcanmaya ve parçalanmaya hazır bir birey değil ama bir meta olarak öğütülmeye başlayacaksınız. Milli diye atfedilen bir eğitim sistemi vasıtası ile ne varsa yanlış ve ne varsa sizi kimliksiz, bilgisiz ve bilinçsiz kılacak beyninize empoze edilecek. Sınavlar ve sistem vasıtası ile at yarışlarına döndürüleceksiniz ve herkes sizin için rakip olacak. Başkalarının kötü durumu sizin avantajınız olarak adlandırılacağı için sonsuz yalnız ve sonsuz bencil olacaksınız. Aksi durumda başkaları kazanırken siz kaybedersiniz maazallah! Ne kişiliğiniz, ne kimliğiniz nede yeterlilik ve ilgi alanlarınız dikkate alınmadan salt bir yarış halinde geçen eğitimin ardından artık kısmetiniz ve bireyselliğiniz neye yetiyorsa o yönde bir eğitimle tamamlayacaksınız kölelik adaylığınızı. Sonrasında ne okuduğunuz veya neyin eğitimini aldığınızda önemli değil, ne bulabiliyorsanız o olmaya mahkûmsunuz! Yetmedi ne isteniyorsa onu yapmaya da mahkumsunuz, zaten bilinciniz, bilginiz, kimliğiniz, tartışma ve tartma yetiniz elinizden çalındı, birde ekonomik olarak var olmak zorundasınız, bunun yanı sıra herkes gibi sizde yalnızsınız ne yapabilirsiniz ki çığlın akan nehirde bir yaprak tanesi olarak. El mecbur gönüllü ve ücretli köle olacaksınız!

Eğitim ve medya sizi cahilleştirecek ve güç odaklarının istediği şekilde yönlendirecek, toplum sizi yalnızlığa ve sistem için tek geçerli açılım olan bireysel var olmaya, amiyane tabiri ile “yırtma” çabasına mahkum edecek, … ve tüm bu olanların sonunda iki yol var çaresiz; ya sömüren olacaksınız, yada sömürülen! Ya köle olacaksınız, ya da küçük efendiler; büyük efendilerin hizmetinde ki küçük efendiler!

Ama herkes için ve her şey için salt bir gerçek kalır bu sistem içerisinde; ne olursanız olun mutsuzsunuz o kesin. Sistemin kölesi olmuş neo-liberal mutsuzlar ordusu, ücretli kölelik sistemi ile beslenip, miğferlerini bu sistem içerisinden almaktadır ve sistem diye isimlendirdiğimiz küresel saçmalık ise yalnız, çaresiz, mutsuz ve başarısız insanları kendine yem yaparak büyümektedir. Neo liberal sistem üretmek için kazanında kimlikleri, bireyleri, bilgileri, birliktelikleri, … yakmaktadır. Sizin alevinizde, ateşinizden çıkan enerji efendileri büyütmekte, küreselleşmenin üretimi olan neo-liberalizmi egemen kılmaktadır.

Ali Necati DOĞAN

İnsan

Utku Aksu bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınız bana Yugoslav şair Brana Crncevic'in bir sözünü anımsattı: "Ne ilerleme yahu! Köleydi babası, oğlu robot oldu!" Ürkütücü değil mi? Köle'den az çok umut var...henüz insanlığını tamamıyla yitirmemiş! Ya robot? İnsanlığı elinden alınmış canlı!

zelinartug 
 28.08.2010 2:08
 

Bir konu bu kadar derli toplu, bu kadar anlasilir anlatilabilir. Anlamak istemeyenlerin bile beynine harf harf cakmissiniz gercegi. Zaten dünyayi saran Neo - liberalizm illetinin ekonomik doktrini yoktur. Ekonomik doktrin olarak kapilazmin ekonomik doktrinini benimsemis, bunu baris, kardeslik ve özgürlük sosuyla tadlandirmistir. Kapitalizmin yarattigi köleligin modernize edilmis seklidir liberalizm. Temelde kapitalizm ücretli kölelik düzeniyse, liberalizmde onun ardilidir. Herkesin özgürlügü kazandigi para miktariyla orantilidir. Yani ayda 600 lira kazanan sadece 600 liralik hayal kurabilir ve gerceklestirebilir 2000 lira kazanan 2000 liralik. Sevgi ve saygiyla...

Utku Aksu 
 03.08.2010 3:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 64
Toplam yorum
: 62
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 5606
Kayıt tarihi
: 27.06.07
 
 

İnsanım herkes kadar; zengin kadar fakir kadar, kadın kadar erkek kadar, Müslüman kadar Hristiyan ka..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster