Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ekim '09

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
651
 

Neoliberalizm ve yoksulluk filmleri:"Umut"

Neoliberalizm ve yoksulluk filmleri:"Umut"
 

Yoksulun ekmeği değil soluğu bile umududur ve çaresizlik çare zannettirir insana anlamsız olguları


Adana varoşlarının acımasız hayat koşulları zorladığı bir ailenin dramıdır bu film. Eski bir araba ve ihtiyar bir atla tutunmuştur tüm aile hayata. Kayıtsız yaşamaktadırlar ve yoktur bir inançları aslında; hayatın onlara emek ile kazanılan bir farklılık sunacağına. Bu sebepledir ki film bir milli piyango bileti sahnesi ile başlar. Kurtuluş ancak şans ile olacaktır. Çünkü farkındadır ki emek, düzen içerisinde büyük bir kıymet oluşturmamaktadır. Çıkmayan bilet dahi onu kabullendirmeye yetmez yaşadığı hayata inanmak istemez ve farklı gazetelerden farklı kişilere baktırır biletin sonucuna dair yeni bir umut sevdası ile. Bu ilk sahne dahi aslında filmin genel temasını kurgulamaktadır izleyenin zihninde.

Sonrasında ise yine umutszluklar vardır Umut filminde. Yeni modern arabalar çıkmıştır ve belediye yasaklayacaktır at arabalarını, Cabbar’ın arabası ise en eskilerden atı ise en yaşlılardandır. Bir kaza sonucu atını kaybeder, bir arabanın çarpması sonucu at ölmüştür. Karakolda hakkını arama sevdasında olan Cabbar, sözde herkesin eşit olduğu hukukun dahi aslında güçten yana olduğunu, kıyafetin, statünün egemenliği karşısında devletin ve hukukunda ezik kaldığını karakolda ki muamele ile anlar. Haklı olan statüsü oranınca haklı, haksız yokluğunun şiddetince haksızdır...

Umut artık yıllarca emek verdiği, saygı duyduğu ağalarındadır ama orda ki umut sandığı olguda aslında sistemin sömürü düzeninden öte değildir. İnsanların emekleri üzerinden para kazanan sistem insana değil onun sömürüsüne önem vermektedir. Sömürülemeyen emek değerli değildir. Sefa içerisindeki ağalar beyler Cabbar’ın girişimlerini duymuşlar ama dinlememişler, bakmışlar ama görmemişlerdir.

Diğer bir yok oluşun seyri ise alacaklıların Cabbar’ın arabasına el koymalarında, çocuğun bisiklete bir tur binebilme hayalinde, okuldaki başarısızlığın arkasında ki yoksullukta, bir paket tuzda, erkek çocukta saklanan umutta yatmaktadır. Yoksulun ekmeği değil soluğu bile umududur.

Çaresizlik dinin sömürüsünü getirir beraberinde. Bir din âliminden (Alim sözcüğü bu insanlar için uygunsuz bir kullanım ama genel geçer sözcük olduğu için tercih edilmiştir, yoksa kullanılması gereken sahtekarlıkla veya cahillikle alakalı bir kelime olmalıdır.) umulan medet, çaresizlikte bulunan son çaredir artık. Bir hazine ve kendilerini ona ulaştıracağını vaat eden bir insanın etrafında toplanır tüm aile, güneş sandıkları lambaya koşan kepenekler gibi. O lamba ki çare değil biçare yapar başvuranları. Yakar ve öldürür kendi ısısıyla. Görüntüsüyle, ışıtısıyla çeker ısısıyla yok eder.

Çaresizlik çare zannettirir insana anlamsız olguları. Baştan beri arkadaşının bu önerisini reddeden Cabbar artık o kadar çaresizdir ki tek UMUT artık bu hayalde saklıdır. Ki umuttur fakirin ekmeği, yaşamak için tutunacağı son dalı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 64
Toplam yorum
: 62
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 5605
Kayıt tarihi
: 27.06.07
 
 

İnsanım herkes kadar; zengin kadar fakir kadar, kadın kadar erkek kadar, Müslüman kadar Hristiyan ka..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster