Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ocak '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
336
 

Nerede, ne zaman, nasıl?

Nerede, ne zaman, nasıl?
 

İnsanoğlu neler yaşar ömrü boyunca? Nelerle karşılaşır? Nerelerde bulunur? Nasıl davranır etrafında gelişen olaylar karşısında? Kendi isteği dahilinde midir tüm olup bitenler? Ne kadarını planlayabilir ne kadarına engel olmak istediği halde yaşamak zorunda kalır.

Bakalım aklımıza neler geliyor…

Öyle bir an gelir ki hiç tanımadığımız insanlarla bir araya geliriz. Bir sinema ya da tiyatro salonunda… Bir otobüste ya da trende… Tramwayda ya da vapurda… Uçakta ya da tereferikde… Konserde ya da maçta… Bir banka kuyruğunda… Dolmuş durağında… Yaz tatilinde aynı otelde… Aynı iş yerinde… Bir hastane odasında… Bir kursta ya da okulda… Aynı bölükte askerizdir mesela…

Nedendir bilemeyiz ama orada o anda beraberizdir işte. Her ne olacaksa aynı kaderi paylaşacağızdır böyle yazmıştır Yaradan… Bu dünyada her şeyin bir sebebi olduğu gibi bir araya gelişimizinde bir sebebi vardır mutlaka bizim bilmediğimiz…

Aynı uçakta birlikte düşeceğiz belki de… Kaybedeceğiz hayatlarımızı…

Bir çarşı merkezinde patlayacak da bir bomba birlikte yaralanacağız kim bilir…

Okumak için geldiğiniz Büyükşehirlerin birinde karşıdan karşıya geçerken bir arabanın altında kalacağınızı getirdiniz mi hiç aklınıza… Ya da dersaneden çıkınca arkadaşlarınızla oturacağınız kafedeki sohbetin hayalini kurarken oradan geçen bir aracın patlayarak yaralayacağını ya da yok edeceğini sizi…

Serseri bir kurşunun maç kazanma sevinciyle hani sıkılan gelip de saplanacağına olur olmaz yerinize…

Terhis olmanıza birkaç hafta kalıp da yavuklunuza, ana babanıza kavuşacağınız anı düşleyerek koparırken takvim yaprağını pusu kuran düşmanın kurşunu ile şehit ya da gazi olacağınızı…

Güzel bir gün geçirmek için pikniğe diye çıktığınız yolda arkadaşınız ile hız yarışına girşiniz mesela… Sizin arabadaki çocuğunuzun arkadaşının yanında olmak isteyip de diğer arabaya geçmesi… O arabanın kaza yapması…

Eve geç kalan kızınızı kapıda, bacada, pencerede beklemeniz kendi kendinize yazdığınız binbir senaryo eşliğinde…

Evin önüne park ettiğiniz aracınızın sabah kalktığınızda yerinde yeller estiğini görmek ve anlamak bir hırsızlık olayının içine düştüğünüzü…

Olası bir yerde tanıştığınız herhangibirinin hayatınızı kökünden değiştireceği mesela…

Mesela… Mesela…

Küçük oğlunuzun ya da kızınızın aşk acısı çektiğini fark etmeniz …

Hep ertelemeniz isteklerinizi yarınlara… Yarının olup olmayacağını düşünmeyerek…

Hasta yatağında acı çeken bir yakınınız için hiçbir şey gelmemesi elinizden… Çaresizliğiniz… Çıkıp dışarıya hava alışınız ve içiniz acıyarak herkesin başka bir telden çaldığını fark etmeniz… Ateşin düştüğü yeri yaktığını hissetmeniz en derinlerden… Ve adımlarınızı öyle yavaş atmanız ki geri dönüş için… Sanki ne kadar geç varırsanız gideceğiniz yere o kadar geç ulaşacak o kötü haber size…

Torununuzu kucaklamanız sevinçle… O minicik gülüşün size gençlik iksiri aşılaması…

O çok korktuğunuz sınavdan geçtiğinizi görmeniz duvara asılan sonuç belgesinde…

İş müracaatınızın olumsuz sonuçlanması için üzülürken sevdiğinizin yanağınıza kondurduğu bir öpücük belki de yüzünüzü güldüren…

Seyrettiğiniz bir filmde ya da okuduğunuz bir romanda kendinizi koymanız o karakterin yerine… Geçici bir süre de olsa o gibi onun gibi yaşamak düşlerinizde…

Ayrılıklar… Kavuşmalar… Ölümler… Doğumlar…

Arzular, ihtiraslar, tutkular, korkular, hayal kırıklıkları…

Kazandıklarımız, kaybettiklerimiz, inaçlarımız, başarılarımız, mutluluklarımız, üzüntülerimiz, aşklarımız, yaptıklarımız, yapacaklarımız…

Hepsi hayattan, hayatın ta içinden bir kesit değil mi…

Hayata dair yaşananlar…

Olmazsa olmazlarınız…

Benim başıma gelmez deyip de kaç olayla karşılaşmamız …

Elimizdekilerin kıymetini nedense var olanları kaybettikten sonra anlamamız ve artık işin işten geçmiş olması…

Yaşamamız gerekenler… Yaşananlar…Ne bir eksik ne bir fazla…

Kaderi biz yazamayız da değiştirebilir miyiz acaba?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ne kadar doğru anlatıkların.1saniye artık hayatımızın akışını değiştiren.bazen mutluluk bazen üzüntü yaşamamıza sebeb.sevgiler evrelerden geçer hakedeni sonunda bulur.ama o evreler bazen geç kalmamızı sağlar. artık hayallerimizde kırıklıklar var biliyoruz sonunun olmama ihtimalini.hayat kazanmak kadar kaybetmektir düşüncesi artık çocuklarımızı da aldı elimizden.herşeye inat umudum var hala benim.yüreğine sağlık.

naz akyol 
 23.01.2008 9:58
Cevap :
Umut her zaman vardır, olmalı da zaten..Yaşam pamuk ipliğine bağlı... Ölüm bir anlık... Neden bu mücadele, neden bu hırs o zaman diye sorası geliyor durup durup insanın... Ama herşeye karşın yaşamak güzel...Sevgi ve sağlıkla kal...  23.01.2008 12:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 747
Toplam yorum
: 1755
Toplam mesaj
: 225
Ort. okunma sayısı
: 750
Kayıt tarihi
: 13.06.07
 
 

Ankara'da doğdum. İlk, orta, lise ve üniversite eğitimimi Ankara'da tamamladım. AÜİF iş idaresi b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster