Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Mayıs '12

 
Kategori
Gelenekler
Okunma Sayısı
497
 

Nerede o eski hıdırellezler...

Nerede o eski hıdırellezler...
 


Yıllar geçtikçe geçmişe özlemim artıyor. Galiba biraz erken yaşlanıyorum. Değişen dünyada değişen yaş ile birlikte küçük yaşlardaki yaşanmışlıkları daha da önemsiyor insan.

(Cumartesi gecesi) 5 Mayıs'ı 6 Mayıs'a bağlayan gece Hıdırellez gecesi olarak kutlanır.  Anneleri tarafından evden dışarı çıkartılmayan çocukların bile ateşten atlamak için sokağa çıkartıldığı bir gündür Hıdırellez.

Çocukluğumuzda hıdırellez en büyük ateşi yakma yarışına sahne olurdu. Her sokakta ateş yakılırdı. Dilekler tutularak ateşin üzerinden 3 defa atlanırdı. Mahellemizde koltuk tamircisi olduğundan eski bir koltuk veya sandalye ateş başının en kalabalık olduğu anda ateşin ortasına yerleştirilir ve ateşin daha da büyümesi sağlanırdı. Coşkulu ateşimizin başı diğer mahallelerden gelenlerle daha da kalabalıklaşırdı..

Ateşten atlama faslı bittikten sonra küçük parçalara kesilmiş kağıtları akan suya atmak için bakkaldan temin edilen çiğdem stoğuyla mahallece sahile gidilirdi. Hıdırellez gecesi suya atılan kağıtların para olarak geri döneceğine inanılarak hazırlanmış kağıtlar denize atılırdı. Daha sonra ev dileyenler taştan ev, araba dileyenler taştan araba yapardı. Ben güzel bir sevgilim olsun diye taştan kız yaparken arkadaşım bana gönderme yaparak " Allah akıl fikir versin diye " taştan beyin yapar, o sırada başka bir arkadaşım taştan yaptığım kıza taştan penis yapardı. Taş devrini de geride bırakınca İnsan Hakları Parkında mevzilenip küçük çaplı konser veren folklor hocam ve ekibinin yanına giderdik. Hıdırellez denince bu yüzden aklıma hep akşam esintisinde, dalgalanan deniz ve akrodiyon sesleri gelir.

Hıdırellez gecesinin bir de tehlikesi vardır. Yumurta... Zıpır çocuklar ellerinde yumurtalarla mevzilenir ve gözlerine kestirdiklerine yumurta fırlatırlar. Erkek her yaşta erkek olduğundan çocukların hedefi genelde güzel kızlar olur. Kafasında yumurtalar kırılan güzel kız gözyaşları içerisinde evin yolunu tutarken, yumurta kokusunun bir hafta saçlarından çıkmayacağını tecrübe etmek üzere olduğunun bilincinde değildir.

90'lı yıllarda kızlar akşamları dışarı çıkamazdı. İstisna uygulanan gün ise hıdırellez günüydü. Hıdırellez gecesi bir çok aşkın başlamasına, bir çok sevgilinin ilk defa el ele tutuşabilmesine, bir çok sevgilinin ilk defa akşam saati bulaşabilmesine de sebep olmuştur.

Hıdırellez eskisi gibi coşkulu kutlanmıyor. Belkide insanların eskisi kadar birbirileri ile iyi iletişim kuramamasından kaynaklanıyor. Eminimki bir çok kişi sanal dünyada yakılan sanal ateşin üzerinden atlayacak. Ben hıdırellez gecesi sahile çıkacağım. Gördüğüm her ateşin üstünden atlayacağım. Önce taştan bir kadın sonra taştan bir beyin yapacağım. Daha sonra dolunayın yakamozuna dalıp sarhoş olmaya çalışacağım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 161
Toplam yorum
: 98
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 1178
Kayıt tarihi
: 03.05.11
 
 

İzmir Karşıyaka'da yaşıyor Maliye mezunu http://www.karsiyakahaber.com/ yazarı   ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster