Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Aralık '11

 
Kategori
Yılbaşı
Okunma Sayısı
1609
 

Nerede o eski yılbaşı eğlenceleri?

Nerede o eski yılbaşı eğlenceleri?
 

İşte yeni bir yıl daha hızla yaklaşıyor kaçış yok!
Üzgünüm, "seneye görüşürüz heh, hee, yihhuu" falan gibi abartılı sevinç gösterilerinde bulunmayacağım bu defa!
Sadece onu karşılamanın biz orta yaşta olanlar için gittikçe sakıncalı bir hal almaya başladığından bahsedeceğim kısaca!

Öyle ya, gençlere ayak uyduramayacağımıza göre bizlere ev hapsi gözüküyor her defasında.

Oysa eskiden hep birlikte yaşanırdı özel günler!

Çocuklar ekmezlerdi annelerini babalarını!

 

Neymiş efendim güya devir değişmiş miş!

Hadi ya, sanki asırlar geçmiş aradan!

Yani o çok bilindik eski kafalı iması!

Açıkça denilmek isteniyor ki kırın bacağınızı oturun evinizde.

Peki, ne yapsınlar bu durumda?

Can sıkıntısı çekiyorlar ister istemez.

Anılarını tazelemekten başka çareleri kalmıyor.

Başlıyorlar geçmişi kurcalamaya.

Ne de güzeldi o yıllar derken çok eski değil, yaşlarının yarısı kadar yıl öncesinden bahsediyorlar.

 

Yılbaşı gecesini beklemek heyecanı daha on gün öncesinden başlarmış.

Pazardan alınan o kocaman kalçalı köy tavuklarının yanında şimdiki hindiler civciv gibi kalırmış!

Bahçede yakılan maltız üzerinde bir güzel pişirildikten sonra yeme de yanında yat!

Ama ille de pilav üzerinde ve turşu eşliğinde!

Hele ki soba üzerinde pişirilen sıcak kestanelerin tadına doyum olmazmış.

İğde, kırık leblebi ve keçiboynuzunun lezzeti bir başkaymış!

 

Dışarıda lapa lapa kar yağarken etraflarında gülen yüzleri görmek onların içini ısıtırmış.

Tahta radyo’dan cızırtıyla yayılan Özay Gönlüm’ün türküleri baş tacı sayılırmış!

Dedeler nineler ise gece onikiye kalmadan cumburlop yatağa!

Ne yapsınlar üstüne üstlük bu gece bir yaş daha büyüyecekler garipler!

 

Şimdi ki gençler bizleri de öyle sanıyorlar zahir!

Yok daha neler!

Düpedüz yalan yahu!

Kaçın kurasıyız biz?

Eski çamlar bardak olmadı daha!

Dökülmeyi bekleyen kurtlarımız var içimizde!

 

Geçen ay komşunun düğününde fıkır fıkır kaynattık valla!

Bir piyanist şantör döktürüyordu sahnede!

Oooo mobilyacı Mehmet Beyler sizde mi buradaydınız efendim?

Bugünkü ilk şarkımız size gidiyor, kabul buyurun lütfen!

Hobaaaa!

Her gece barda gönlüm hovarda, çalsın sazlar oynasın kızlar!

Elleri görüyüm, kalçalar foraaaa!

Hemen arkasından da oy fistanlım kaytanlım!

Hüdayda, beşyüzlira gaptırdım bir ayda!

Hele zıplayıver çekirge demeleri yok mu?

Hadi sen ol da dur durabilirsen!

Oynamaktan ayaklarım şişti belim koptu!

Nabeeer?

 

Neyse boş yere ısrar etmenin faydası yok bu durumda!

Hadi gidin tepinmenize bakın siz!

Torunlarımıza bakarız biz!

Nöbetçi kreş vaziyetleri yani!

 

Ne yapalım, zorla değil ya!

Çaresiz her gece olduğu gibi bu gece de yorganı kafanın üzerine çekmek var.

Hayatın her daim bayram olması gerekliliğinin hayallerini yeni baştan kurmak var!

Ama kurulacak hayal kaldı mı ki?

blognot; Kurgulamaya çalıştığım konunun konumumla ilgisi yoktur, ama şimdilik tabi :))

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Arif bey, eski yılbaşıları bir başkaydı tabii ki. Yeni yılın geldiğini Nesrin Topkapı'dan öğrenirdik :) hatırlarsın. Sonraları Zeki Müren'le devam ettik. Şimdilerde Haka dansı ile başlıyoruz yeni yılı kutlamaya, sonra Japonya,yla Çin'le minle :) devam ediyoruz. TV'ler de pek bir şey yok. Belki milli piyango bileti alanlar 40 milyonun hayaliyle gözleri bi ekranda bi bilette olabilir... Ama en iyisi gene de tombala... İyi seneler, yeni yılda görüşmek üzere, selamlar saygı ve sevgiler...

İlyas Bayram 
 28.12.2011 11:17
Cevap :
Valla zaman o kadar hızlı değişiyor ki korkarım çok yakın bir gelecekte de yeni yıla rulet oynayarak girilecek İlyas hocam:-))Oysa bir deneseler tombala’nın fırdöndü’nün tadını, bir sonraki kutlamaları iple çekeceklerdir eminim, özellikle de çocuklar. Günümüzle kıyasladığımızda biraz abartılı bir örnek olacak belki ama bir basit alet sayesinde bir kaç saatliğine de olsa 7'den 70'e tüm aile bireylerinin katılımının sağlanması ve günün daha da keyifli hale gelmesi az bir mutluluk değildir(değildi) İlk fırsatta görüşmek dileğiyle. Selamlar saygılar.  28.12.2011 11:58
 

Fırdöndü lazım mı? Piyasada hiç yok diye ürettim, hiç satmadı, millet fırdöndüyü unutmuş. :-)Eğer oynarım dersen bir tane sana satayım bari. Hediyesi 150 kuruş.:-) Sevgiyle...

Haluk Seki 
 27.12.2011 9:16
Cevap :
Tombala tamam da, fırdöndü hiç aklıma gelmedi dersem yalan olmaz Haluk hocam :-)) Ama özellikle sizin hatırlatmanıza da hiç şaşırmadım doğrusu. Öyle ya, hatıralarımızı süsleyen çocukluğumuza dair ne varsa başta topaç olmak üzere sizin ellerinizde yeniden hayat buluyor, her bir tahta parçası adeta bir sanat eserine dönüşüyor! Selamlar saygılar.  27.12.2011 11:22
 

Eskiden herşeyin tadı farklıydı işte. Dünya gittikçe tatsızlaşıyor hocam ;) Sevgi ve muhabbetle

Murat HACIOĞLU 
 27.12.2011 0:07
Cevap :
Valla aynen öyle hocam, Nesrin Topkapı'nın yeri doldurulamadı bir türlü:)) Saygılar selamlar..  27.12.2011 0:14
 

Bu kez torunlarımızı alıp biz kaçıyoruz :))

Mesut Selek 
 26.12.2011 23:39
Cevap :
Süper olur valla hocam, hem şimdi hemen her tesiste çocuklar için palyoço vs, uygulamaları falan var biliyorsunuz:-))  26.12.2011 23:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1021
Toplam yorum
: 4165
Toplam mesaj
: 254
Ort. okunma sayısı
: 1570
Kayıt tarihi
: 19.10.07
 
 

Çok eski olmayan bir tarihte tıpkı sizler gibi Melek'lere gülümsermişim uykulu hallerimde!  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster