Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Mayıs '07

 
Kategori
Anneler Günü
Okunma Sayısı
382
 

Neredesin anneciğim.

Neredesin anneciğim.
 

Hep özenirdi karşı dairelerinde oturan komşularının ortanca kızına,
hep saçları annesi tarafından sımsıkı ve özenle taranıp örülür, her sabah el ele tutuşarak, okulun yolunu tutarlardı.
Okulları farklıydı, aynı; dünyalarının da farklı olduğu gibi.

İlk bisiklete bindiğinde kızını tutarak , düşmezsin korkma yavrucuğum, diye seslenen o kadını hep kıskandı için için.
Sokaktan eve döndüğünde;
-Anneciğim ben geldim! kapıyı açar mısın diye bağıracağı bir anneciği olmamıştı çünkü.
Anneciği kendisini dünyaya getirirken hakkın rahmetine kavuştuktan sonra tercihen bir başka bayan ile evlenen babası, kendisini boş bir koli gibi babaannesine bırakarak, kendi dünyasının rüzgarına kapılıp gittikten sonra artık tüm dünyası bu evin sessizliğinde arada bir donk! donk diye çalarak sessizliği bozan duvar saatin vurgusu ve de babannesinin can arkadaşlığı olmuştu.

Babası hafta sonları, eli kolu paketler ile dolu gelir, sık sık da telefonla sorardı;
-Kızım bir şeye ihtiyacın varsa çekinme söyle babana.

Yıllar yılları kovalayarak onyedi yaşına geldiğinde, Arzu, başarı ile bitirdiği lise çağlarında, diploma töreninde giyeceği şık kostümünün yanıbaşında, kendisini sevgiyle sımsıcak öperek kucaklayacak bir annesinin olmadığını o gün çok fazla hissetti.
Hiç o akşam olduğu kadar canı yanmamıştı Arzu'nun. Ardından kazandığı Hacettepe ünüversitesinden formlarını, postacının elinden aldığında da bu sevincini paylaşamadığı anneciğinin eksikliğini, yarım kalmışlığın hançerini,
tüm keskinliği ile içinde hissetmişti.

İşte bu gün evlilik teklifi almıştı, aynı ünüversitede tanıştığı ama okulu üç yıl önce bitirerek, iş yaşamına atılan Cengiz'den.

Yine buruktu içi, yüreğinin derinliklerinde biriken göz yaşlarını kontrol edemeyerek sessizce süzülmüştü yaşlar.
Sevdiği adam, onun neden ağladığını hissetmiş ve onun bu duygulu halini çok daha sevdiğini ona belli edrercesine,

-Üzülme aşkım, bak benim de babam yok, ölenle ölünmüyor hayatım, takdir-i ilahi işte,
lütfen kalender ol, beni de üzme ne olur, cinsinden birşeyler söylemeye çalışmıştı ama onun da bir düğüm boğazına
tıkanıp kalmıştı sanki.
Ünüversitenin yakınlarındaki parkın yeşilliklerine karıştı hüzünlerinin buğusu, oradan da sevdiklerinin yanına yani, usulca süzüldü bulutlara doğru...

Arzu evliliğinin üçüncü yılında anne olduğunda da aynı kederi hissetti.

Annesiz büyümenin, yetişmenin ve kendi kendisini idare etmenin,
sevincinde acılarında ve yenilgilerinde yapayanlız kalmanın keder ve acılarını belli etmeden, güçlü bir insan olarak dimdik ayakta kalmak zorlukların göğüs germeyi, öğrenmişti acı çeke çeke.
Parasız kalmamıştı, kendisine açılan banka hesabına her dokunduğunda atm. den kendisine akan paralar dışında herşey acı, soğuk ve çok keskindi.

ANNECİĞİM DİYE SARILDI ELİNDEKİ FOTOGRAFA,

ANNELER GÜNÜN KUTLU OLSUN!
Ben seni hiç unutmadım canım, biliyorum semadan bana bakmaktasın .
Seni çok seviyorum anneciiğim.

Gözyaşları sicim gibi akarak elindeki fotografın üzerine damladıkça, içindeki kuraklık sanki ferahlamıştı.

işte bu annesini hiç göremeyen Arzu'nun hayat hikayesiydi.

TÜM MİLLİYET BLOG AİLESİNİN anne yazarlarının, kucaklarına bebeklerini çok yeni almış ANNELERİNİN, ANNELER GÜNÜNÜ KUTLUYORUM...

SEVGİLER.

NİLGÜN ÇAKICI/BURSA

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 238
Toplam yorum
: 966
Toplam mesaj
: 227
Ort. okunma sayısı
: 1443
Kayıt tarihi
: 26.03.07
 
 

Bursa'dan bir milliyet okuru olarak, burada sizlerle olmak çok güzel. Bir ev hanımıyım, iki çocuk..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster