Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Nisan '17

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
45
 

Nesime Teyze

Nesime Teyze
 

Günaydınnn.. Bugün nasılsın anacım.
Hiç iyi değilim ağrılarım sızılarım dinmek bilmiyor.. Bir şeyler yapayım diyorum sancıdan izin vermiyor.
Yemek yemeyi ihmal etmiyorsun değil mi?
Yiyemiyorum ki bi lokmacık bir şey yiyorum o da İsrail'in füzeleri gibi anında sınırların dışına çıkıyor. Sabırlı güçlü olman lazım! Ahh oğluşum dayanamıyorum artık çok yoruldum herkesi üzüyorum, herkesi mutsuz ediyorum buna hakkım yok.
Ne demek hakkın yok? sevmeye, kızmaya, mutlu etmeye hakkın var da buna mı yok. Sen böyle konuştuğun ve davrandığın sürece daha çok üzülürler. Seni taşıyamıyor olsalardı çoktan terk ederlerdi. Hem bak ne kadar sevenin var. Dudaklarının kıvrımında anlık mutluluğun tebessümünü vermeye çalışırken unutmuşluğun geçici sohbetinde tekrar sancıların boşluğuna atıveriyor kendini Nesibe teyze istemsizce. Gözleri yere düşüyor sancılar dayanılmayacak derecedeyse ki zaten cümle kuracak mecali olmuyor. Biraz iyi hissederse kendini anlıyorsunuz başına taktığı çiçekli şapkasıyla size gelip merhaba deyişinden. Kendi bedeniyle mücadelesini siz sadece izleyebiliyorsunuz. Müdahale edemeden, dokunamadan, hissedemeden. Neler yaşadığını nelere göğüs gerdiğini ve savaşını uzaktan uzağa sadece izleyebiliyorsunuz.
 
Bir kaşık çorba için kolunu kaldıramıyorken çıkar dışarı Berke için oyuncak alır ve onu annesine sessiz sedasız sürpriz bir şekilde bırakır hiçbir şey bulamazsa Azra ve Yiğit için çikolata alıp babalarıyla gönderen bu kadın ansızın arabamın kapısı arasına notlar bırakır yorucu günümün bütün eziyetini tebessüme çevirirdi.
 
Teyzem, canımm bak bu satırları sadece ben yazmıyorum. Begüm, Muradiye, Hasan ya da Tolga yazmıyor. Benim gibi düşünen insanların cümlelerini aktarıyorum sana. Ruhun ölümsüzlüğüne diyar diyar gezdiğine ve bulduğu formlara yeniden hayat verdiğine inanan ben mücadelene tanıklık eden bizler senin ne denli güçlü ve bilgili bir kadın olduğunu ifade etmek istedik. Hepimiz sonsuz şarabın tadına tek tek ince ince düşünülmüş minik not kağıtlarına yazdığın cümlelerin içinde vardık. Seni özledik. Seni hatırlamak değil yaşamak istiyoruz. Bak benim kadar  seversin şiiri biliyorum. Ahmet ARİF ten pasajlar yolluyorum sana.
 
Öyle yıkma kendini, 
Öyle mahzun, öyle garip... 
Nerede olursan ol, 
İçerde, dışarda, derste, sırada, 
Yürü üstüne - üstüne, 
Tükür yüzüne celladın, 
Fırsatçının, fesatçının, hayının... 
Dayan kitap ile 
Dayan iş ile. 
Tırnak ile, diş ile, 
Umut ile, sevda ile, düş ile 
Dayan rüsva etme beni. 
 
Gör, nasıl yeniden yaratılırım, 
Namuslu, genç ellerinle. 
Kızlarım, 
Oğullarım var gelecekte, 
He rbiri vazgeçilmez cihan parçası. 
Kaç bin yıllık hasretimin koncası, 
Gözlerinden, 
Gözlerinden öperim, 
Bir umudum sende, 
Anlıyor musun ? 
 
 
Bizi sensiz bırakmak yalandan bir örüntü sadece. Hadi yık gel bütün duvarlarını.
 
Terk etmedi sevdan beni, 
Aç kaldım, susuz kaldım, 
Hayın, karanlıktı gece, 
Can garip, can suskun, 
Can paramparça... 
 
İyiliğin sebepsizce yapılması gerektiğinin en güzel örneği olan ellerinden öperiz.      
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 21
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 194
Kayıt tarihi
: 12.12.11
 
 

Eğitimci, Aşkadaşım ve Aşkolsun kitaplarının yazarı. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster