Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Mart '07

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
2282
 

Newroz veya nevruz

Newroz veya nevruz
 

Bugün size klasik "Ergenekon Destanı" dışında bir Nevruz (ve ya Newroz) profili sunmak istiyorum…

Newroz; iki sözcükten oluşan ve "Yeni Gün" anlamına gelen Iran kökenli Farsça bir sözcüktür. Gece ile gündüzün eşitlendiği, güneşin balık burcundan koç burcuna döndüğü 21 Mart gününe rastlar. Bu rastlantıdan yola çıkarak, hep baharın başlangıcı gibi düşünülse de anlamının derinliklerinde, zulmün ve zorbalığın sona erdiği, hak, hukuk ve adalet kavramlarının ön plana çıktığı, yaşanılır ve aydınlık günlerin başlangıcı yapmaktadır.

Newrozu tam olarak algılayabilmek için, her yönü ile ele almak, dönemin ekonomik, sosyal ve dinsel yapısından söz etmek gerekir.

Bu efsanenin oluştuğu dönem, ekonomik ve sosyal olarak değerlendirildiğinde köleci toplumsal yaşam sürmekte; dinsel olarak ta Zerdüştlük inancı yaygındır. Köleci toplumsal yaşamdan söz etmeye gerek olduğunu sanmıyorum. Bunu herkes az-çok biliyor. Ancak Zerdüştlükten kesinlikle bahsedilmelidir. Zira Kürtlerin bu yanı hep karanlıkta bırakılmıştır. Zerdüşt ve Zerdüştlükle ilgili en derin ve geniş araştırmayı Avusturyalı bilim adamı Friedrich Wilhelm Nietzsche yapmıştır. Bu inancın temeli; emek, üretim ve helal kazanç teşkil eder. Bu inançta doğa kutsaldır, hayvanların kurban edilmesi yasaklanmıştır. İhtiyaç kadar tüketimi esas almıştır. Kendini savunmanın dışında şiddete son derece karşıdır. Köleci toplumsal yaşam döneminde önemini tamamen yitiren kadın, bu inançta insan olma önemini hep korumuştur. Zerdüştlükte tanrı-kul ilişkisi yoktur. Zerdüşt iyilik tanrısı Ahura Mazda’ya bazen kızar ve hesap sorar. Tanrıya ya da tanrı-krala koşulsuz teslimiyet söz konusu değildir. İnsanın özgür iradesi ön planda tutulmaktadır. Bu nedenle dönemin en büyük düşünce devrimini gerçekleştirmiştir denilebilir.

Bu inançların yaygın olduğu bölgede, halkın şikâyetçi olmadığı Kral Cemşit devrilir ve yerine zalim bir kral olan Dehaq gelir. Yeni kral kısa zamanda etrafa saldığı dehşetle adından söz ettirir. Efsaneye göre şeytan aşçı ve hizmetçi kılığında Dehaq`a hizmet eder. Ona güzel yemekler yapar. Bu nedenle Dehaq ondan memnundur ve bir dileği olursa yerine getireceğini söyler. Şeytan da bunu fırsat bilerek, onu iki omzundan öpmek istediğini söyler. Dehaq buna izin verir. Şeytan Dehaq’ın iki omzundan öptükten sonra aniden ortadan kaybolur. Dehaq’ın omuzlarının öpülen yerlerinden iki yılan belirir. Dehaq yılanları hemen kestirir, ama kestikçe yeniden çıkarlar ve korkunç acılar verirler.

Ülkedeki bütün hekimler çağrılır, ama hiç biri bu derde çare bulamaz. Şeytan bu kez Doktor kılığında saraya gelir. Bu acıların dinmesi için, yılanların her gün iki genç insan beyni ile beslenmeleri gerektiğini söyler. Hiç kuşku yok ki insanlığa karşı kötülük amaçlanıyor ve şeytan amacına da ulaşıyor.

Dehaq adamlarına emir verir; her gün iki genç insan saraya getirilir, başları kesilir ve beyinleri yılanlara yedirilir. Zamanla binlerce genç insanın ölümü halk arasında büyük tepkilere neden olur. Halk korku ve dehşet içindedir. Sonraları Dehaq’ın sarayına aşçılık için alınan iki iyi niyetli insan; Armail ve Karmail, her gün getirilen iki genci saklarlar ve onların yerine iki koyun beynini Dehaq’a götürürler. Ölümden kurtulan gençler dağlara sığınırlar. Bu durumun 30 yıl kadar sürdüğü söylenilir.

Bir gün 12 oğlundan 11`i Dehaq’a veren Kawa adındaki demirci, son çocuğu da istenince buna isyan eder. Halkını ve bunca yıldır dağlara sığınan insanları örgütler, hep birlikte Dehaq’a saldırırlar. Demirci Kawa önderliğindeki bu halk ayaklanması zaferle sonuçlanır. Saray ele geçirilir ve Dehaq öldürülür. Krallığı adil kişiliği ile bilinen Feridun getirilir. Bilindiği gibi Zerdüştlükte ateş kutsaldır. Bu nedenle zafer, büyük ateşlerin yakılması ile kutlanır. İşte o gün takvimler M.Ö. 21 Mart 612’yi göstermektedir.

Artık yeni bir dönem başlamıştır.

Bilmem tesadüf müdür? Şu anda dünyada ortak olarak kullanılan yalnız bir takvim vardır. O da 21 Martta başlar. Bu takvim halk arasında "fal takvimi" diye bilinen "Horoskop" takvimidir.

2619.su bu yıl kutlanan bu bayram, Çin sınırından Fırat boylarına kadar olan geniş bir alanda kutlanır.

Ama şu gözardı edilemez bir gerçektir ki, hiç bir yerde Mezopotamyadaki kadar çoşkulu kutlanamaz

(Kaynak: Asurxan Özçelik)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Anlatımınızda ki gibi Newroz direniş ve başkaldırıyı simgeliyor .Zulmün var olduğu yerde isyan da hep var olmuş. Mutluluk ateşi sönmesin, umarım dünyada ki tüm zalimlerin zulmü sona erer... Sevgiler

Meyman 
 19.03.2008 11:32
Cevap :
güzel yorumun için çok teşekkür ederim. umarım... umarım...  15.04.2008 12:56
 

sözcüklerin kökeni,oldum olası ilgimi çekmiştir.İnanma konusunda kafamızdaki duvarların daha belirleyici olduğunu düşünüyorum şahsen.Tarihe gelince;ger çek tarih yazıldı mı?Ben hiç sanmıyorum doğrusu. esen kalınız.

Taner Yilmaz 
 21.03.2007 16:35
Cevap :
Tarih hep güçlülerin yazdığı gibi kalacak, haklısınız.. Ama biraz bizim de alternatf tarih hikayelerine gönlümüzün açık olması lazım... Bütün yorumlarınız ve katkılarınız için can-ı gönülden teşekkürler... Sağlıcakla kalın...  21.03.2007 18:22
 

nazik cevabınıza teşekkür ederim. Ancak şu mahut W harfi ile newrozun farsça olması konusundaki bilgileri hiç inanılır bulmuyorum. Hem Azerbaycanlılar bu harfi kullanıyorlar (hatta Q, harfini de) ve de Türkler. Tuhaf değil mi? sevgiler, saygılar...

Taner Yilmaz 
 18.03.2007 8:36
Cevap :
Evet, hatta Azerbaycan da latin alfabesinde olmayan şu an klavyede de olmadığı için yazamadığım harfler de var.. Demek ki yeryüzünde 'Türk alfabesi' diye birşey yok, 'Türkiye Alfabesi' diye birşey var..! Tabi 'newroz'un farsça olup olmadığına inanmak sizin tarihe bakışınızla alakalı bir durum.. Mesele galiba, tarihe bakışta insanlara özgürlük yanımak ile ilgil.. Sevgiler, saygılar...  18.03.2007 19:28
 

turkce alfabede "W" aradim bulamadim.Sizde aslinda gercek aciklamasini biliyorsunuzdur. Saglikla kalin

Newyorker 
 17.03.2007 8:40
Cevap :
Evet Türkçede "w" harfi yok, Çünkü "Newroz" türkçe değil..! Farsça...  17.03.2007 16:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 73
Toplam yorum
: 196
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 2787
Kayıt tarihi
: 17.02.07
 
 

1985 yılının bir Nisan sabahında (ki kendisi 15'i olur) sabah ezanından sonra (saat daha bizim kö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster