Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Temmuz '08

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
1524
 

Ney'leyim...

Ney'leyim...
 

hayat...


Bir ömrün içinden akıp gitmek… Kim bilir kaç ömür tadar insan yaşarken. Kendinden, kendindeki parçalardan, diğer bir hayattan, diğer hayat parçalarından…

Bir hayat, bazen sizin hayatınıza bir zıpkın gibi girer. Çıkması güçtür. Zıpkının ucundaki girmeyi kolaylaştıran konik, çıkmayı imkânsızlaştırır. O zıpkının bedeli bir ömürdür artık. Diğer hayatın bedeli, sizin hayatınızın bedeninden çıksa da, bir ömür boyu yutkunmanızı güçleştirecek boğumlar kalır elinizde. Bu boğumlar, yeni hayatlar kursanız da, gizli gizli yarenlik edip, dinlendiğiniz saklı bir bahçeye dönüşür içinizde.

Zamanla…

Aslında sizi ayakta tutanın o zıpkın yarası olduğunu anlarsınız. İddialı bir doktor o yarayı kapatmaktan söz etse de… Yanaşmazsınız…

Bir tekne Haliç’ten aşar gibi
demli bir çay süzgeçten geçer gibi,
bir zeybek Sarı sarı coşar gibi
Bir ömrün içinden akıp da geçmek…

Tanımak bir ömrün tüm şehirlerini…
İrili ufaklı bedestenlerini,
fıskiyelerinden su fışkıran bahçelerini,
limanları kuşatan ılık denizlerini.
Özlemek… Fabrika bacalarının ekmek ekmek tütüşlerini…

İki ömrü tek bir hayat yaparcasına,
bir ömrün içinden akan hayat…
İçimdeki taşları bağrına basarcasına,
yaralarımın merheminden geçen hayat…

Gülkuruları, kumruları, zilleri, iki çehreyle kalabalık evleri ve ağır anılarıyla damarlarımın çeperlerine çarpa çarpa ömrümün içinden akıp geçen hayat. İç içe griftlenen iki ömürde, hangi canı alacağını susan hayat…

Hanginiz Spartaküs?

-Benim!

-Benim!

-Benim!

septes bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kimse kimsenin hatalarından ders almaz ki, illa acımasız bir zıpkın yarasıyla devrilmek gerek, ardından peşpeşe gelen keşkelerle dirilir tekrar kalkarsın ayağa, yine zıpkınlanmak için, yine yine, yine...

Nuray Ors 
 16.01.2009 13:32
Cevap :
'Hayat zamanda iz bırakmaz... Bir boşluğa düşersin bir boşkuktan... Birikip yeniden sıçramak için...' Sn. Attila İlhan böyle özetliyor olayı. Sevgi ve saygımla...  17.01.2009 8:42
 

Çıkarmak için bir önür uğraşmaktansa, o zıpkını saplanmadan farketmek en güzeli sanırım...Zıpkın o konikle var olduğu sürece girdiği yerden çıkması mümkün değildir çünkü, ve ağırdır bedeli, öde öde bitmez, sevgi ve saygıyla...

Nuray Ors 
 15.01.2009 9:34
Cevap :
Elbette haklısınız fakat insanlar zamanla olgunlaşıyor... Yani zıpkınlar olgunlaştırıyor bizi... Keşke çok zeki olabilseydik, insanoğlunun tüm tecrübelerini hayatımıza aktarabilseydik... Sonuç olaral 'Bir musubet bin nasihatten daha iyi geliyor' Sevgi ve saygımla...  16.01.2009 9:18
 

ne guzel haksizliklara boyun eymeden kolelik zincirlerini kirarak mucadele etmek ne onurlu sey,spartacus olmakta.ama bence siz spartakus olmasanizda onun kadar cesur ve onurlu yasayanlardansiniz.

Ben (deniz kabugu) 
 12.01.2009 15:47
Cevap :
Uzaktan akrabasıyım ama:-) hani hepimiz Ademle Havvadan geldik ya:-) Sevgiler size, portakal çiçeği kokulu havalar gönderiyorum size... Mersinden!  12.01.2009 21:40
 

Geçen hafta tanıdım yazılarınız çoooooooook güzel elinize gözünüze sağlık

Şennur Köseli 
 07.01.2009 18:00
Cevap :
Değerli Sennur hanım beğeniniz bana gurur verdi. Nice güzel yazılarda buluşmak umuduyla...  08.01.2009 9:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 153
Toplam yorum
: 2918
Toplam mesaj
: 56
Ort. okunma sayısı
: 1452
Kayıt tarihi
: 16.09.06
 
 

Tıka basa dolu bir adam değilim. Balığı gördüysem derine inerim. Uzun süre gölgede kalamam. Okuru..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster