Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Haziran '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
907
 

Neyi kapamalıyız?

Neyi kapamalıyız?
 

Made by Karga


"Kadınlar, başörtülerini, yakalarını örtecek biçimde başlarına örtsünler" (Nûr (24) 31.) emrini vermiştir. Bu âyetten daha sonra gelen "Ahzâb" âyeti ile de Allah "...Mü'minler'in kadınlarına da söyle, cilbablarını üzerlerine sarkıtsınlar, yaklaştırsınlar." (Ahzâb (33) 59.)

Efendim ben kendim din alimi sayılmam, lakin terazi burcu olmam dolayısıyla, içimde bir filozof olduğunu kestirmek de pek güç olmasa gerek.

Bu iki ayette başlarını yakalarını örtecek şekilde örtsünler ibaresi ve cilbablarını üzerlerine sarkıtsınlar ibareleri var.

Daha önce dikkat edilmiş miydi ya da edilmişti de göz ardı mı edilmişti bilmiyorum. Bununla birlikte hep görülmeyene dikkat etmeyi sevdiğimden bir şeyin atlandığını farkettim.

Bu ayetlerde ve diğerlerinde deniyor ki, hem müslümanlar hem de gayrimüslimler aynı elbiseyi giyiyorlar ki, bu da cilbab adında bir giysi, bunu giyerken şuna dikkat edin. Diğerleri göğüslerini açıyor, siz başörtünüzü (islamiyetten önce de giydiğiniz ve hatta erkeklerin de giydiği) göğüs dekoltenizi kapatacak şekilde giyinin.

Buradan ben şunu anlıyorum. Sıcak memeleket olan Arabistanda zaten hem erkekler hem de kadınlar tarafından halihazırda iki parçalı, uzun etekli bir (cilbab) kıyafet giyilmektedir. İslamiyetin gelmesi ile birden ortaya çıkmış, islamiyetle yaratılmış bir kıyafet değildir. Tüm dinler geldikleri topluma göre inmiştir. E haliyle kitabın indiği vakitler Arabistanda başka bir kıyafet söz konusu değilken, tasviri yapılan kıyafet de bu olacaktır. Her milletin coğrafyası ve iklimi değişiklik göstermektedir. Anılan kıyafetlerin her iklim şartında giyilemeyeceği açıktır. Hatta zamanla değişen giyim kuşam teknolojisi ve moda da artık bu kıyafetlerin giyilmesinin bir zorunluluk olmamasını gerektirir. Kaldı ki, erkekler kıyafetlerini günümüz şartlarına uydurmuş ve lakin değer verilmemiş kadınları gelişimin dışında tutmuştur. (Kadına kadın değer vermezken, erkek niye versin?)

Sibiryada insanın entariyle donmadık yeri kalmaz, muson ormanlarında kıyafet kurumadan ikincisi yağar tepesine, ormanlık alanlarda entarisi dala takılır, rüzgar eser kaldırır vb.

Buradan şunu demek istiyorum. İslamiyetin şartları belli. Bu şartlar dahilinde giyinmeyle ilgili maddeler yok. Bunun üstüne zaman geçiyor, zaman geçerken yeni buluşlar icadlar oluyor. Mesela klima diye bir şey çıktı kışı yaza çeviriyor. Değişen zamanla birlikte kişilerin yaşama şekilleri, dünya görüşleri de değişiyor. İslamiyet geldiğinde şu an kulandığımız pek çok şey yoktu. Kullandıklarımızı bırak Amerika ve Avusralya bile yoktu. (Kanguru eti ya haramsa?) O zaman söylenenleri günümüze olduğu gibi mi aktarmalıyız? Bu durumda bu fikirdekilerin en kolay olan giyim kısmını değil, o zaman bulunmayan tüm alet, edavat, ürün her neyse reddetmeleri gerekmektedir. Misal diş macunu ve fırçası yerine misvak, araba yerine at ya da öküz arabası tv yerine mum, hatta ne mumu gaz lambası, belki o da yoktu odun ateşinin duvara yansımasını seyredecektik. Hadi bunlar neyse 6 yaşındaki çocukla evlenebilecek, 9 yaşında zifaf yapabilecektik. Tabi bunu "viagra" kullanmadan yapmak marifet. (Suudi imam Dr. Ahmed El Mubi evlilik yetkilisi olması sebebiyle kızlar 1 yaşında evlenebilir demiş.) O vakitler sigara olmadığı için herkes fosur fosur tüttürüyor. Zararı sırf kişiye değil, bilhassa sevdiklerine olan bu mendebur şey o zaman olsa, günah olmaz mıydı? Kişinin kendine bilerek zarar vermesi haram ve günah değil midir? Bizim dinimizde intihar yasak değil mi?

Olur mu ya, amma abarttın diyorsanız, bunu demenizin sebebi; değer yargılarınızın günlük ihtiyaçlarınızın değişmiş olmasıdır. Gelişmeleri ya tamamen kabul edersiniz ya da hiç birini kabul etmezsiniz. Bir kısmını edeyim bir kısmını etmeyeyim diyorsanız, ben sizin dini de aynı şekilde kafanıza göre (şuna işine geldiği şekilde diyelim) yorumladığınız sonucuna ulaşırım.

Başka bir yönden daha ele alağım bu durumu. O da başlıkta belirtilen soruyu yinelemek olacak. "Neyi kapamalıyız?" Hiç bir önem arzetmeyen, insana cinselliği çağrıştırmayan saçları mı? Peki onları bebek bezi marifetiyle sultan kavuğu gibi sarıp, sarmalarken vücudumuza giydiğimiz kıyafetlerin, vücudumuzu sarıp sarmalamasına ne diyeceğiz? Ben şahsen kadın saçından tahrik olmadığım gibi, böcekten şundan bundan iğrenmezken kıldan acayip şekilde iğrenirim. Bununla birlikte dar bodylerin ortaya serdiği dam üstünde un eleyen tombul tombul memeler, yuvarlak, hatları ortaya çıkmış, ince bir bele bağlantılı bir popo, uzun ve ince eller, temiz ve güzel ayaklardan çok hoşlanırım. El ve ayak fetişisti duyulmuş görülmüş bir şey. Hiç saç fetişi diye bir şey duydunuz mu? Peki gözler, saçlar açıkken mi daha çok dikkatinizi çeker, yoksa tüm ilgi yüze odaklanacak şekilde etrafı çevrildiğinde mi?

Hepimiz hepsinden bir arada hoşlanmasak da pek çoğumuz popo ve meme dörtlüsünde hemfikirizdir. (iki sağda, iki solda) E peki sen bunları belirgin hale getirirsen, bir miktar kılı örtmenin bana ne faidesi olacak? Hadi beni geçelim. Örtsen bana faydan yok, açsan zararın yok. Sana ne faidesi olacak? Mahşer günü hepimiz sorgulanırken, "kıçın açıkmış kızım" dendiğinde, "fekat melek efendi saçım kapalıydı" cevabı vermek zebani katına asansörsüz inmeye neden olmaz mı? Nasıl geçiveririz kıldan ince, kılıçtan keskin sırat köprüsünden?

Müslümanlık gönül işidir, şekil işi değil. Sen şekli o kadar kafaya takarsan, gönlünde başka şeye yer bulabilecek misin? Saçını açmak mı daha büyük günah, yoksa öğrenmeye kapalı olmak mı? Saçı açmak mı daha günah yoksa, yalan, riya, hırsızlık, haksızlık vb mi?

Peygamber efendimizin amcasının sığır tüccarı olduğunu ve domuz etinin sığır etinden daha ucuz olduğunu biliyor muydunuz?

Neyse bu kadar sert konudan sonra naçizane buluşum çarşaf germe aletini tanıtayım. Bu alet ile artık çarşaflar vücuda yapışmayacak ve hatta hayalet casper görüntüsü ile erkekleri hanımlarımızın yanından kaçırtacaktır. Alet şemsiye gibi açılmaktadır. Boyun bölgesi hava almaya ve esnemeye elverişli lateks kumaştan imaldir. Teller birinci sınıf krom kaplama, teller arasındaki bez pamuklu patiskadan imal edilmektedir. Bir tane alana, yanında bir tane de şimdi uyduramadığım bir şey veriyorum. Fiyatı makul olup, büyük beden bulunur. Şekil yamuk olabilir. Siz ona bakmayın bu prototip Yaparken cetvellen kesiyoz biz bunnarı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

hislerle izliyorum. Çok zordur kendi gibi olmayanı yaşamın içine sindirebilmek...Onada yaşam hakkı tanıyabilmek.. bu dünya görüşüne sahip olabilmek gözlemci, empati yaparak uzun yıllar yaşamak gerektirir hatta birazda madur olmak gerektirir belki. Ama insana huzur verir o yüzden mevlana bu hissiyatla NE OLURSAN OL GEL diyerek malum dizeleri söylemiş zannediyorum....Siz gelin 35 çok aşmış bir başka teraziye kulak verin terazinin kefelerini dengede tutmaya çalışın madde ve manaya, soyut ve somuta gereken önemi geretiği kadar verin HER ŞEY GÜZELDİ LAKİN ŞU DELİDANA ....

RMZSM Meliha Karaoğlu 
 11.11.2008 9:24
 

Tanıştığımıza memnun oldum.:) Her ne kadar mizah katagorisine uygun bir yazı olsada (benim mizah anlayışıma göre) o anlattığınız mizah benim tarzım değilde sanki sansasyonel mizaha yakın gibi.(bakış açısı muhakkak) Suya sabuna dokunmadan bazı yanlış anlayışları değiştirmek mümkün değil tabi ki lakin doz çok önemli bu konuda başka bir terazi olarak hemfikir olabiliriz zannediyorum. Terazi erkeklerini köşelerde okurum çok yakınlarımda olmasada uzaktan tanıdığımda oldu aynen yansıtıyorsunuz gerçekten..Hakkımda köşesinde yadıklarınız, bloğunuza yansıttığınız tarzınız...:) Şu tartışmasız bir gerçek ki (yorumların tamamını okudum) "bugün başörtüsüne geçit hakkı (serbest yaşama hakkı) tanırsak yarın bize baskı yaparlar siz niye takmıyorsunuz diye" düşüncesini bugün takmayan kesim yapmıyormu? Size(banada anlamsız gelen) anlamsız gelen (ayrıca sizin kakaladığınız) bazı giyiniş tarzlarını nasıl bir duygu ile izliyorsanız bende bu insanları böyle itileyen, kakalayan düşünce ve duyguları öyle dvm

RMZSM Meliha Karaoğlu 
 11.11.2008 9:09
 

Bu sayfada yaptığım yorum, güme gitti desene?! Selamlar

Muzaffer Cellek 
 05.10.2008 14:29
Cevap :
Gecikme için özür dilerim. Saygılar  16.02.2009 16:32
 

Seçili harfler siyah olsun demişsin. Kolay.TARİF: İmleçle o kelimenin üzerine gel. Bir yumruk koy gözünün üstüne. Kararsın. Sonra B harfine gel. İmleci, fasulyenin yuyuna batırır gibi batır. Kelimen ossaat 'seçili' olur. Yazıyı yollamadan evvel, üç defa oku. Bir tavaya kurşun koy. Bir taşım kaynasın. Dikkat et, elini yakma, kızgındır.Tava,başının üzerinde gezdirilsin. Bir tas soğuk suya aktarılsın. 'CAZZZ!' diye, do minörden bir ses çıkacaktır. Bu ses önemlidir. Eğer ses FA DİYES gibi çıkarsa, 'Karası tutmamıştır' rengi açık olur harflerin. Makbul değildir. Sil baştan yapmak lazımdır. Ondan sonra güzel kardeşim,yazınla beraber,ayrıyeten editörlerimize bir maktup döşen. Biraz acıklı olsun. De ki: 'Karalar bağladım, Bold bold diye diye / Suyunu da bol koydum,ikram edeyim diye diye/ Tadına bir bakasınız diyorum Editörümüze / Bol kepçeli bold koydum,şimdi önünüze,/ Siyahtır şimdi muradım, bilgilerinize. / Saygılar sunarım hepiciğinize ' Dedikten sonra postaya ver.Olsun bitsin. Di mi?SL

Muzaffer Cellek 
 27.09.2008 11:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 40
Toplam yorum
: 561
Toplam mesaj
: 254
Ort. okunma sayısı
: 7259
Kayıt tarihi
: 20.03.07
 
 

Karga, kargagiller (Corvidae) familyasından Corvus cinsini oluşturan, iri yapılı, düz gagalı, pençel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster