Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Mayıs '19

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
77
 

Neyim Ben

Acı; yolcu ettiğim yerden ne kadar çabuk geri dönüyor bana!
Sen şimdi gerçeklerin kırıklığısın.
Keşke düş olsaydın, düşlerim kırılsaydı.
Bedenim bunca kesik altında kalmazdı!
Gözyaşlarımı çorbanda kullanma artık.
Belli! Tuzum az geliyor sana ki sık sık ağlatıyorsun beni!
Neyim ben?
Belki sadece bir otobüs yolculuğu diye çıktın benimle bu yola.
En uzun yolculuğun belki bu…
Benden bir durak önce inen benim yol arkadaşım olamaz!
Sen inecek olduktan sonra ben o yolculuğa neden çıkayım ki?
Neyim ben?
Senin kabukların benimki kadar yumuşak değil. Kanamaz.
Senin yaran yok çünkü.
Benim gocunmalarım belki de bundan!
Sen kendine itiraf edemediklerini bana öyle bir anlatıyorsun ki…
Neyim ben?
Ben anca bir ayrılığa gebe kalabilirim sayende.
Biliyorum!
Senin karar verebileceğin tek şey kararsızlığın olacak her düşündüğünde.
Neyim ben?
Kendi cümlelerim anlamlarını yitiriyor, anladığım bu anlamsızlıkta.
Ve senin için cilt parlaklığı önemli değil, içindekileri okumak için.
Belki de bundan sevdim ben seni kim bilir ben de öyleyim diye…
Senden katil olmanı istemiyorum, kurban olmanı da.
Tek isteğim beraber ölmekti bu yolda!
Neyim ben?
Ben bu oyunda yeniyim belki bu yüzden kendime hakim değilim.
Sen ise profesyonelsin.
Bazen ‘kayıp’ oluyorsun.
Bazen ‘kaybolalım’ diyorsun.
Ben ise kazanma ümitli kayıpları yaşıyorum.
Blöf nedir bilmedim hiç ben!
Kazanmaya inanışım bekli bu toyluğum yüzünden.
Neyim ben?
Senin bir gözün renk körü, diğeri hiç görmüyor.
Sağına geçsem göremezsin beni çevirmeden bedenini,
Solunda dursam ayırt edemezsin pastel düşlerimin, boş sayfalarda geleceği çizmen için seni beklediğini.
Ya geçen zamana acıyacak, 
beni acıttıklarınla benimle bir ömür yaşayacaksın.
Ya da kendini kendi karanlığına mum edeceksin.
Eriyeceksin.
Güzel de kokmayacaksın.
Ve kendi erimişliğinle dipte kalan o ateşle yakacaksın evini!
Bilinmez.
Neyim ben?
Kendini reddettiğin sürece mutsuz olacaksın!
Kendinle mutsuz olduğun sürece reddedileceksin!
Ve hayatında ki bu kaoslar bitmeyecek.
Neyim ben?
Biz bu karanlıkta birbirimizi bulamayız!
Biz bu karanlıkta gözlerimizi görmede yaşayamayız.
Aydınlığa ihtiyacımız var anlıyor musun!
Bazen bir ışık yakıyorsun az uzağımdan, koşturuyorum.
Tam yanına varacakken o ışığı söndürmekle kalmıyor kırıyorsun!
Ve yine cam kırıkları!
Neyim ben?
Payıma düşen ne benim paydası sen olmadıktan sonra!
Virgüllerle giriverdin hayatıma,
Noktalı virgüller ekledik dünleri konuşurken.
Noktalar koyduk yarınlardan bahsederken.
Büyük harfler kullandık birbirimize kimi zaman.
Ünlemle sonlandırıp, küçülttük yeniden harflerimizi.
Sen parantezler açmaya başlarken ben soru işaretlerine boğuldum.
Duyduğum konuşma çizgilerini duymazdan geldim her seferinde.
İmlasızlığı seçtim, cümlesiziği…
Şu an hepsi iç içe!
Karalama mı yoksa dip not mu?
Bir roman olmadığı kesin!
Neyim ben?
Tenden tenime gelen sen gibi kalbim, kokular karışmış!
Paragraf başı yapsam, yine sen çıkacaksın karşıma.
Bu kez iki nokta üst üstelerinle birlikte.
Üç noktalarımın manalarını yitirdiği an’lardan biri daha.
Devamı var mı bilmiyorum!
Bu yaşanan ne isim veremiyorum.
Masallar bir varmış bir yokmuşla başlar!
Acaba güzel bir masalın henüz başında mıyız 
yoksa gökten düşen 3 elma başımızı mı yardı?
Neyin olacağım ben?
 
B.T'11
 
ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 19
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 77
Kayıt tarihi
: 07.03.19
 
 

83 model, Eylül'ün 12. günü dünyaya gelmiş arka ''sıradan'' biri. Yakın Doğu Üniversitesi İletişi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster