Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ocak '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
795
 

Neyimiz Eksik?

Her akşam en azından birkaçını televizyon ekranlarında izliyorsunuz. 

Hep aynı adamlar, aynı kadınlar… 

“Ben yandaşım, ben yalakayım, ben döneğim, ben beslemeyim” diye bağıran suratlar… 

Sanırsınız ki ekranların kadrolu elemanlarıdır bunlar. Bugün bu kanalda, yarın öbür kanalda, ertesi gün bir başka kanalda. Haftaya, haydi yine bu kanal, ertesi gün öbür kanal… 

Dolaşıp duruyorlar böyle. 

Belki de kimi zaman hangi kanalda olduklarını bile unutuyorlardır. 

Kanallar arasında dönmekten başları döndüğü ve oksijenleri yetmediği için çoğu zaman uykudaymış gibi aynı cümleleri sayıkladıklarına da tanık olabilirsiniz. 

Hepsini toplasanız yirmi kişi etmezler. 

Anlamadıkları şey de yoktur. 

İç siyaset konusunda zaten hepsi diplomalı uzmandırlar. Yılların siyasetçisine bile ders verebilirler. O derece yani… 

Ekonomi çatır çatır, diplomasi takır takırdır. 

Hukuk dersen kitabını yazmışlardır. Öyle ki hukuk profesörleri halt etmiştir bunların yanında! 

Din?… Evelallah doktora tezleri bu konudadır. Hele konu türbansa tutmayın onları artık. 

Her konuda ahkâm kesebilirler. “Ahkâm kesme” hakkında bile söyleyecek bir sözleri mutlaka vardır. 

Yüzlerini, gözlerini, duruşlarını, bakışlarını, kültür ve bilgi düzeylerini, hangi soruya nasıl bir yanıt vereceklerini ezberlemişsinizdir artık. 

Zaten onlar da söyleyecekleri her şeyi önceden ezberleyip çıkıyorlar ekranlara. 

Bunları dinlerken nedense dilime hep şu halk türküsünün sözleri takılır: 

“Dersini almış da ediyor ezber…” 

Program sunucusu ne sorarsa sorsun onların yanıtları hazırdır: 

“İleri demokrasi… Askeri vesayet… Darbeciler… Ergenekon… Balyoz… Darbe anayasası…” 

Ezberlerini bozan bir karşı görüş sorusuna yine aynı yanıtı verirler: 

“Ergenekon… Balyoz… Darbe…” 

Satılık papağan gibidirler yani… 

Sırtını güçlüye dayamanın güveni içinde karşılarındaki konuşmacıya tepeden bakmalar, söz kesmeler, haddini bildirmeler… Bini bir para… 

Program sunucusuna bile yeri geldiğinde “Bak, ayağını denk al, bu soruyu duymamış olayım…” anlamında bakışlar… 

Sanırsınız ki televizyon sahibinin birinci dereceden yakın akrabasıdırlar. Öylesine bir tavır, öylesine bir hava yani… 

Yalan da değil hani, neredeyse bütün televizyonların gerçek sahibinin koruması altındadırlar. 

Düşünüyorum da bazen, birileri bu toplumun zekâsıyla alay edercesine bir tezgâh kurmuş sanki… 

72 milyonluk bir ülkeye her akşam ders veren, beyin yıkayan, ayar çeken ”bu üstün değerler”e ve onların sahiplerine hadlerini bildirmenin bir yolu, bir yöntemi olmalı. 

Yoksa siz de “Ama onlar olmadan ne yaparız biz? Yolumuzu, sağımızı, solumuzu nasıl buluruz sonra?” diyenlerden misiniz? 

Ne yani, “Bu ülke insanının Tunus halkından neyi eksik?” diye düşünürken yanlış mı düşünüyorum yoksa? 

Yapmayın! 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bahsettiğiniz kavramları ilk kez kullananlar için bu bir düşünce ürünüdür ama ondan sonra kullananlar papağanda öte değildir ve aptallık göstergesidir. Bahsettiğinizi varsaydığım kişiler siyasal aktörlerdir. Adam gazetecidir, öğretim üyesidir, öyle çıkar konuşur ama, bunlar siyasal bir harekat içindeler. Hepsi böyle olmayabilir ama siyasal bir herakatın içinde hareket edenler, söylemlerini sürekli gündemde tutmaya çalışanlar var. Bu açıdan bakıldığında ise namussuzdurlar. Çünkü bir üniversite üyesi uzmanlığı bağlamında bir konuyu ele alır. Ama uzmanlığını siyasal bir operasyon içinde kendini aktör haline getirerek yapıyorsa, o namussuzdur. Dediğiniz gibi, yandaş tv ya da korkak tv kanallarında bu papağanlar, namussuzlar, şabloncular kol geziyor. Onlara karşı yapılacak tek şey, zamanın foyalarını ortaya çıkarması için elden geleni yapmaktır.

Erdal Aydın 
 30.01.2011 20:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 17
Toplam yorum
: 38
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 704
Kayıt tarihi
: 06.07.10
 
 

Emekli öğretmen... Yayımlanmış yedi kitabı var. Orhan Pamuk'la birlikte Nobel alma umudu kalmadığı i..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster