Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Şubat '09

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
748
 

Niçin Blog Yazıyorum? (Mimlenenlerin bilmecesi)

Niçin Blog Yazıyorum? (Mimlenenlerin bilmecesi)
 

kelebeklerin kanatlarında harfler ve sayılar varmış.


“blogculuk benim için gayrı-resmi tarih yazarlığına kalkışmaktır.” “Tarihe geçmesi ihtimali olsa bile büyük ihtimalle resmi tarih yazımında kesinlikle es geçilecek ne varsa blogcu onu yazar. blogcu duruşu itibariyle gayrı resmidir, bu yüzden dili de gayrı resmidir, söylemi de. hatta gazetecilerin şu "sokağın sesi" tabir ettikleri ses, blogculardan çıkar çıkarsa. evet bence blogcu, "sokağın sesi" olabilir.” (“Yeşil ördek gibi daldım göllere, sen düşürdün beni dilden dillere..ne sen beni unut, ne de ben seni”)

Hoş, tarih dediğin nedir ki benim gibi birine? bi grup insanın yazdığı tarih, yazıldığı an tarihe hapsolur, ve aslında bi ucu geçmişte, bi ucu gelecekte, girişi de şimdide olan sonsuz bi labirenttir tarih, bu yüzden herkes kendi tarihini yazar.” (Seyyah Bekariya Çelebi’nin Maceraları”)

“burada neden yazmak istiyorum bilmiyorum. içimdeki benle yüzleşmek istiyorum belki. belki size onu anlatmak istiyorum. belki şimdiye kadar yazılmış olanları okurken kafamdan geçip de biriktirdiğim, dilimin ucuna gelip de yazarına söyleyemediğim şeyler olduğu için. çünkü bana çok şey söylenmiş olduğu için kitaplardan ya da yazılardan ve ben karşılığında birşey söyleyemediğim için.” (“İstiklal Marşı’nın 3. Kıtası)

“Bu blogu yazarken en derinde ne hissettiğimi bilmenizi isterdim. Sanki okyanusa bir şişe içinde mesaj bırakıyorum ben bulunduğum adadan. Bir gün bir kişinin okuyacağını hayal ederek. O bir günün ne zaman olduğunun hiç bir önemi yok. Tek bir kişi bile okusa bana yeter.” (“Çok samimi” bir blog”)

“…Milliyet blog ortamı bize değişik tellerden çalma fırsatı yarattı bir yerde ve ben bunu çok seviyorum.” (“Rengarenk yazılar ortamı”)

“Bu ortamı hazırlarken pek çok beynin bir araya geldiğini, işin gelecekteki tüm olumlu ve olumsuz taraflarını pek çok açıdan değerlendirdiğinizi ve işinizi profesyonelce yapmaya çalıştığınızı da biliyorum ve bunu takdir ediyorum.” (“Nice yıllar Milliyet Blog”)

"Blogcuların kim olduğu konuşuluyor, yani ortalığa döküp saçar gibi kendilerini, hayatlarını, aşklarını, düşlerini, düşüncelerini, isyanlarını ya da gerekli gereksiz bi sürü şeyi neden yazıyor bu insanlar? deli mi bunlar? dertleri ne ki? diyorlar. Sahi biz deli miyiz?” (Yeşil ördek gibi daldım göllere” )

““bomboş bir sayfaya yazdığın yazının ardından sana bir şeyler söylemek isteyen insanların, sana sözleriyle ulaşabildiği kadar yakın, ve belki de kendini gizlediğin kadar uzak oldun. ama sandığından dikkatli gözler, düşünen akıllar senin satırlar arasına gizlediğin duygularını bulup anladığında korktun. Ruhunun öylece ortaya saçılmasından, o güne kadar senin sandığın her şeyi hem paylaşmak isteyip hem de gizleyememekten korktun

…“o zaman kaçıp gitmek, yokolmak, silinmek, adsız kalmak ve geceleri gizlice, bilinmeyen biri olup, bilinmeyen duvarlara yazılar yazmak istedin. ”( Ruhaltı bloglar”)

“Bir alabalık olsaydım, çoğalmak ve sonra da ölmek için akıntıya karşı dağın tepesine yüzerdim. ama bir su damlası olsaydım sadece kendimi bırakırdım yokuş aşağı ve nehir beni denize ulaştırırdı. ben, bir su damlası olmayı düşledim. (“Bir su damlası olmak”)

“Bir gün herşey olacağım

ve hiç bir şey.

şimdi olduğum gibi.

bir gün ben sen olacağım

ve hiç kimse

şimdi olduğum gibi.”

(“Bir gün ben sen olsam” )

“Kalan hayatı boyunca yazacağı "tek bir yazıyla" sonsuzu anlatmak istediğinden. “

“bu yüzden yazdığı yazıları sürekli, ama her an değiştirmek isteyen o kadın bundan sonraki hayatını sadece tek bir yazı yazmaya adamıştı.” (Sonsuza yazı yazan kadın” )

“aynı zamanda yazı, hayal kurmanın da ötesinde bi "deneyim"dir. bu yüzden yazmak, hayal kurmanın

deneyimlenmesidir.” (“Hayalin ötesine yolculuk”)

...

“yokolmazım var, değişmezim

her hüzünden bir kalp

ve her kalpten bir kırmızım

nedenini bilmeden

zamanı soldurmak marifetim”

("Kırmızıdan öte bir gelincik":)


Yazmak, okuyanın içini kendi hayatıyla dolduracağı boş bir kağıda imza atmaktır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

okyanusa atılan şişe içinde olmadığını bilin,okuyanlar var, bunlardan biride benim, kaleminizin daima yazması dileklerimle,sevgi ile kalın.

Siel Vertu 
 07.02.2009 15:59
Cevap :
ses verdiğiniz ve okuduğunuzu bilmemi sağladığınız için çok teşekkürler. size de sevgiler, selamlar.  07.02.2009 19:26
 

ama sanki okyanusa bir şişe içinde -yeşil bi şişe belirdi hayalimde- mesaj atıyormuşum gibi... Bayıldım vallahi bu benzetmeye elinize sağlık ... hep yazın...selam ve sevgiler.

Ezgi Umut 
 04.02.2009 20:27
Cevap :
çok sağolun sevgili Ezgi Umut, bi gün bunu Akdeniz'de denemeyi düşünüyorum. Mesajımın içinde bir kaç dilde "savaşlar dursun" yazıcak. Siz deyince aklıma geldi yeşil şişe evet. Kızılay soda şişesinin içine koyup yollasam nerden çıkar acaba ya da çıkar mı ki?  05.02.2009 13:42
 

valla niçinini sebebini falan anlamam sen hep yazmalısın bence bu bir. hakan şahin'i bende mimlemiştim duble oldu bu da iki :))

beenmaya 
 04.02.2009 16:43
Cevap :
senin içtenliğinde biri de hep yazmalı. sen yazılarında her birimizin duygularını da konuşturuyorsun.sevgiyle.  04.02.2009 19:40
 

Tanrı'yı, cevabını bilemediğiniz sorularda değil, verilmiş cevapların mükemmelliğinde arayın...Kağıt Gemilerin Kaptanı

Kağıt Gemilerin Kaptanı 
 04.02.2009 16:24
Cevap :
çok güzel bir söz. çünkü aradığımız şey gözümüzün önündedir çoğu zaman. selamsevgi.  04.02.2009 19:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 121
Toplam yorum
: 1956
Toplam mesaj
: 568
Ort. okunma sayısı
: 2797
Kayıt tarihi
: 09.07.06
 
 

Başkentte doğmuşum ve orada gidilecek tüm okullara gitmişim: ODTÜ-Psikoloji ve Ankara Üni. İletiş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster