Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Nisan '07

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
1755
 

Nietzsche Ağladığında / Irwin D. Yalom

Nietzsche Ağladığında / Irwin D. Yalom
 

Yıl 1999 17 Ağustos (evlilik yıldönümümüz)  deprem 600 km.uzaklıktan bile bizi uykularımızdan uyandırmıştı. Düşünüyorum da oradakilerin yaşadıklarını. Ben aklımı yitirirdim herhalde. Aynı yıl 12 Kasım Düzce depremini yine hissettik... Deprem korkum depresyona dönüşmüştü. Yoldan otobüs veya kamyon geçse ben panik,çünkü mahallemizden fay hattı geçiyor.. Yıl 2000, Denizli de beşik gibi sallanıyor ve ben uyumak için günlerce saat 04.30'u bekledim. Çocuklarla birlikte yatıyorum. Evin her köşesine yiyecekler, su şişeleri sakladım, çocuklar bulur da bir-iki gün daha fazla yaşarlar diye. Gündüz okula gidiyorum. Deprem kimseyi etkilemiyor, "Dua et yat, " diyorlar sadece.

Sonra korkuyla artan sırt ağrılarım, bir sürü tahlil ve aşırı baskıdan kaynaklanan vertigo. Ortakulaktaki denge organında bulunan kristal parçacıkların yolunu şaşırması... (Halk arasında öğretmen hastalığı da deniliyormuş.) O güne kadar hiç duymamıştım. Doktorum nörolog bana ilaçla tedavisi olduğunu ama kendi kendine de zamanla geçeceğini söyledi. Benim ilaçlarla aram pek iyi değil. Tamam dedim. Evde yalnız kalmaktan korktuğum için rapor istemedim. Okul Müdürüm anlayış gösterdi.

Dersleri okul kütüphanesinde oturarak yapıyordum. 7 tane süper öğrencim vardı, o yıl Türkiye birincisi oldular sınıfca. Şimdi hepsi birer ingilizce öğretmeni.Çok akıllı ve anlayışlıydılar, sessizce test çözüyorlardı. İçlerinde birisi de Gölcük depremini bizzat yaşamış, ama hiç söylemedi. Beni hasta eden deprem onu hiç etkilememişti. Takdir ettim. Birgün öğretmenler odasında sürekli mide rahatsızlığı çeken bir bayan arkadaş, diğer bir arkadaşa alçak sesle bu kitabın adını söyledi.

Doktoru mutlaka okuyun demiş. Ben okul çıkışı dolmuştan şehir kütüphanesinin önünde indim. Şans ya yeni olmasına rağmen kitap pırıl pırıl rafta duruyor. Aldım  hemen ve o arkadaştan önce okudum bile...Çok kişiye önerdim bu kitabı, ama pek okuyan olmadı.

Orhan Pamuk'un Yeni Hayat romanındaki ilk cümle gibi aynen; 

"-Birgün bir kitap okudum ve hayatım değişti."

Dünya görüşümü farklılaştıran bir kitap bu,yazanın eline sağlık, Nietzsche'nin de yüreğine!

 

Okuduğum Tarih:27.03.2001.Salı.saat15.00

Bitirdiğim Tarih:07.04.2001 Cumartesi Saat 02.00

Kitabın Adı:Nietzsche Ağladığında

Yazarı:Irwin D.Yalom

Çeviren:Aysun Babacan

Ayrıntı Yayınları.6.Basım

Düşüncelerim:

Kitabı bitirdim. Genel anlamda hoşuma gitti. Öğretici bir kitap.Özellikle yaşamında mutluluğu bulamayan, arayış içinde olanlara ve hastalık hastası olanlara mutlaka okumasını öneririm. Tıp ve Psikoloji alanında bilmediğim ya da yanlış bildiğim çok şeyler öğrendim....

Alıntılar:

"En ulu ağaç, en yükseklere uzanan ve köklerini en derinlere, hatta kötülüğün içine salan ağaçtır."

"Yürümeyi öğrenmenin ilk adımı, kendi kurallarına uymayan insanların, başkaları tarafından yönetileceğini anlamaktır.başkalarının kurallarına uymak insanın kendisini yönetmesinden daha çok kolaydır."

İyi bir kılavuz sel sularının önünde set olmalıdır, koltuk değneği değil.Kılavuz öğrencisine bütün izleri göstermelidir, ama gideceği yolu göstermemelidir."

Yayınevi Notu:

...Konu: Ümitsizlik.

Bir gün, erkeklerin başını döndüren kadın, Salome, Nietzsche'den habersiz Breuer'e gelir. 'Avrupa'nın kültürel geleceği tehlikede, Nietzsche ümitsiz. Ona yardım edin, ' der. Breuer Salome'yi tekrar görebilmek umuduyla 'peki' der. Ve varoluşun kader, inanç, hakikat, huzur, mutluluk, acı, özgürlük, irade... ve neden, nasıl gibi en önemli duraklarından geçen bir yolculuk başlar... Kendisiyle ve hayatla yüzyüze gelmekten çekinmeyenlere...

(Arka Kapak)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Şu an aklıma geldi. Kitap sözcüğünü ikiye böldüm kafamda. Kit' e bir benzetme yapamadım ama ap' ı İngilizceye çevirdim kafamda. Biliyorsunuz, "up" yukarı, yüksek, üst demek İngilizce de. Ve diyorum ki okunan her satır, her mısra, her sayfa insanı bir yere taşır. Onun için kitaplar en değerli hazinelerdir. Kişilerin, tarihlerin, yaşamların en önemli tanığıdır onlar. Okumalı ve okutmalıyız. Sevgiler yolun diğer yarısı. Yolun öbür yarısından selamlar.

Ayrıntıda gezinmek 
 15.04.2007 22:47
Cevap :
Çok güzel..demek ki hecelere bölünse ve faklı bir dile uygulansa da her dilde bir anlamı var..okunmalı ve okumalı daima. Yorumunuz çok hoşuma gitti.Sevgilerimle.. Yolunöbüryarısına  15.04.2007 23:13
 

Merhaba; Ben bu yazarın hemen hemen tüm kitaplarını okudum.Şiddetle tavsiye ederim.Hele psikoterapi grupları ile yaptığı terapi yazıları varki..eğer okumayı seviyorsanız devam edin.hoşnut kalacaksınız...

yekruseha 
 13.04.2007 17:48
Cevap :
Aşkın Celladı ile Annem ve Hayatın Anlamı isimli kitaplarını da okudum,fakat bu kitap kadar ilgimi çekmediler..Benim de prensibim her yazarın en az 3-4 kitabını okuduktan sonra o yazar hakkında yorum yapabilmektir.Teşekkürler.  13.04.2007 18:34
 

İnsanın kendisiyle yüzleşmesini sağlayan harika bir kitap. Yaklaşık 5 yıl önce kırtasiyecimin tavsiyesiyle bu kitabı okuduğum da , ben de kendimden çok şeyler bulmuştum. Çok etkilendiğim kitaplardan biridir. Sevgiler....

Nezahat 
 08.04.2007 16:09
Cevap :
Teşekkürler yorumun için...  08.04.2007 16:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 480
Toplam yorum
: 2957
Toplam mesaj
: 478
Ort. okunma sayısı
: 1956
Kayıt tarihi
: 27.03.07
 
 

Üstkimliği ile insan, altkimliği yeterince kalabalık birisi; Eş, anne, öğretmen emeklisi. Doğa, H..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster