Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ekim '18

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
35
 

Niğde'de Motivasyon Dolu 2 Gün

 Benim engellilere manevi olarak desteklerimi bilen  okurlarımız zaman  zaman engelli yakını, engelli  olanlar , sosyal medyadan bize ulaşarak  sohbet eder, mesajlaşırız. Genelde samimiyetle  iletişim kuran ve  engelli  kardeşlerine, aile fertlerine  gerçekten  yardım etmek  isteyenlere  görüşlerimizi  anlatırız.

Niğde Çamardı Mahmatlar Köyünde yaşayan, abisi  işitme engelli , ablası zihinsel engelli olduğunu  söyleyen   Mahmut Peker’de  Sosyal medyada beni bularak sohbet ettiğimiz  bir kardeşimizdi.

Çamardı  Anadolu Lisesi  son sınıfta okuyan Mahmut  kitaplardan konu açılınca, fazla kitap ve dergileri yollamamı  istedi. Severek yolladım. Beni Niğde’ye  içtenlikle davet edip, misafir edeceğini, beraber Niğde’de engellilere moral vermemizin faydalı olacağını söyledi . Bende  bir hafta sonu Niğde’ye geleceğimi söyledim. Hem ziyaret hem ticaret misali ,  hem dostlara moral verir, hem  onların düşüncelerini alarak sohbet ederiz diyerek  elimizde  kitaplar dergiler ile bir gece yarısı  Tokat seyahat  ile yollara düştük.   Amaç  engellilere moral vermek, onlara  kitap  okumanın  önemini anlatmaktı.

Gitmeden Niğde’de  dostları olanlardan  Niğde’de tanışarak sohbet edebileceğimiz insanları  sorunca  Çetin Oranlı, Süleyman tuzcu  ile tanışmamızı tavsiye etti. Beden Eğitimi Yüksek Okulunda  hoca olan Tuzcu, Niğde’nin eski Gazeteciler cemiyeti Başkanı olan  samimi bir iletişimci. O’ nunla  uzun uzun mesajlaştık. Görüşmeye   karar verdik. Ama  “evdeki hesap çarşıya uymaz” misali Mersin’e oğlunu  tedaviye götürdüğü için  görüşemedik. Ama tavsiye ettiği arkadaşları ile uzun uzun sohbetler ettik.   

29. Eylül.2018 Cumartesi  sabah 4’te  Niğde ‘de olunca  boş caddelerde  gezmenin ve temiz Niğde havası solumanın keyfini yaşadık.

Mahmut ile sabah 9 da buluşmak için sözleşmiştik. Çünkü  Çamardı’ndan ilk araba 7’ de gelecek  ve 80 kilometrelik yol   ancak 9 ‘da bitecekti.

Sabah  gene Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi PDR  Kulübü Başkanı Hataylı  Ufuk  Ateş ile  buluşacaktık. Kampüsten arabalar erken çıkmayınca  kampüsteki yurtta  kalan  Ufuk’un  gelmesi uzadı.

Çay evlerinde çay içerek, Niğde    yerel  gazetelerini  okuyarak  bekledik çay evlerinde . Niğde çay evleri , şehir yapısı ile Tokat’a çok benziyor. Ana caddenin  durumu, kavşaklar   cadde boyu sıralanmış dükkanlar. Ufuk’u ve  Mahmut’u  beklerken  Niğde’yi daha  iyi tanımanın da  fırsatını bulduk. Gözlem yapmayı seven insan olarak gözlemledik Niğde’yi.

Ufuk gelince  bir çay evinde O’na  röportajı olan gazeteleri, kişisel gelişim dergilerini, kitapları sundum. “Sen de  Kafadan Engellisin” kitabımıza teşekkür etti. Okulunun  yanında kulüp faaliyetleri, satranç müsabakaları, hakemliği, engellilere sosyal  yardımlar  derken Ufuk’un  günleri dolu dolu geçiyormuş. Çok samimi içten ve çok öğrencinin aksine bahane  üretmeyen Ufuk  ile samimi sohbet ederek çay üstüne çay içtik. PDR  kulübünün gelişmesi için önerilerde bulundum. Beraber  Üniversitede  etkinlikler yapmak  için  fırsat  kollayacağını söyledi.

Mahmut 9’da gelince bizlerde  kalacağımız öğretmenevinde  kaydımızı yaptırarak  dinlendik. Dinlenme sonrasında  İşitme  engelliler Dünya ve olimpiyat Şampiyonu olan Mahmut Kılıç Kardeşimiz  gelerek  sohbet etmeye başladık. Sonradan  bu sohbete diğer işitme engelli arkadaşlar  da katıldılar. Laf lafı açtı. Bayağı sohbet ilerledi. İnsan  sevdikleri ile sohbeti  ilerlettikçe  zamanı unutuyor.

Bir de baktık ki,   Sakatlar Derneği Niğde Şubesinde  Bedensel Engelliler ile sohbet zamanı gelmiş. İşitme engelliler Mahmut Peker, Niğde de okuyan arkadaşları hep beraber  Niğde Sakatlar Derneğinin  Öğretmenler Parkının bitişiğinde ,   Aile ve Sosyal Politikalar  Müdürlüğünün yanındaki binasına  geçtik. Bedensel engelliler, görme engelliler merak ederek  bizi bekliyorlardı. Dernek Başkanı Songül Hanım  çok sıcak, çok içten  insan. Kızı  Tuğba  Çalışkan  Cam kemik hastası . Azimli. Niğde Belediyesinde çalışıyor. Baba   Mustafa Çalışkan  Eğitim Fakültesinde  hoca.  Engellileri sevdirmöeye  çalışıyor öğrencilerine. Ailenin engellilere olan sevgisi ve engellilerin kalkınması ve gelişmesi için çabası ve Songül Hanımın  hep güler yüzlü tavrı  gerçekten de  bizlere de umut  verdi. Onlara Üniversitede  gençlere   “engellilerin gelişimi, kitap okuyarak gelişen engelliler” konusunda  etkinlikler yapabileceğimizi  söyledik. Önerilerde bulunduk. Dikkatle not aldılar.

Aile ve sosyal  politikalar  İl Müdürü Harun Koç ile  Hizmet-İŞ  Şendikası  Çorum il Başkanı Gökhan Demircioğlu da sohbete katılarak  il Müdürlüğü olarak  ve Sendika olarak engellilerin her zaman yanında  olacaklarını söylediler. “Sen de  Kafadan engellisin” kitabını   alarak engellilere   hediye etmeye çalışacaklarını   söylediler. “Sen de Kafadan Engellisin” kitabını Şükrü Arpa ya hediye ettik. O da  sırası  ile okumayı seven engellilere verecek. Ama evde kitabı gören halası kitabı alarak  “önce ben okuyacağım” demiş. Yani kitap elden ele dolaşarak okunacak. Bu bizi mutlu etti. Engellilere  yanlış bakış açılarını yıkmayı hedefleyen bu kitabımızı okuyanlar gereken dersleri aldıklarını anlattılar. Yazmak  bizim görevimizdi. Gazetede  yayınlamak gazetenin , kitap yapmak yayınevinin ve  okumak ve uygulamak da   engelliler, aileleri ve  engellileri seven insanların.

Sohbet  uzadıkça uzadı. İşi olanlar sohbetten ayrılınca engelliler ile hatıra fotoğrafı  çekinerek ayrıldık. Vakit akşam olmuştu. Öğretmenevine döndük.

Ertesi gün de  Mahmut Kılıç ile buluşarak sohbet ettik. Süleyman Tuzcu bey ile Mahmut’ta tanışmayı  çok istemesine  rağmen ,   geleceğini  belirtmesine  rağmen  Süleyman bey  telefonlara dönüş yapmayınca bizde Tokat’a dönüş saatimiz  geldiğinden  Niğde ‘den mutlu ayrıldık. Mezaretini  belirten  Süleyman Hoca’ya saygı ve sevgimizi sunduk.

Gazeteciler Cemiyeti eski Başkanı olan Süleyman Tuzcu da  arkadaşı Çetin Oranlı gibi çok iyi bir iletişimci ve yeni insanlarla tanışmaktan büyük mutluluk duyan insan, engelli çocuğunun eğitimi için  bulunduğundan yanımıza  gelemediğini belirtince    bizde anlayışla karşıladık. “Önce sağlık ve eğitim sonra sohbet ve muhabbet “ düsturuna inanan biz , ilerde  buluşmayı temenni ettik.

Gezimiz  boyunca yanımızdan ayrılmayan  Mahmut Peker, iki engelli insanın  kardeşi  olarak sorumluluklarını  bilen ve gelişen engellilerden faydalanmasını bilen insan  olarak  gücü oranında  maddi ve manevi her türlü desteğini esirgemiyor. Sorumluluk bilincine hayran olduğumuzu  söylemeden edemeyeceğim. Arkadaşlarını da seven Mahmut O’na hediye ettiğimiz  kitapları  okuduktan sonra arkadaşları  ile paylaşacağını   ve  ufkunu  açtığımızı  Üniversite  sınavına daha gayretli çalıştığını  söyledi. 

Tokat’ta  büfe işleten Kahraman ailesinin de  uzaktan akrabası olduğunu  öğrendiğimiz  Mahmut,  Tokat’ta senelerce  tanıdığımız  iş disiplinine ve   kişiliklerine, okuyan üreten ve kimsenin dedikodusunu yapmayan   Kahraman ailesi gibi  dürüst  insanlar olarak tanıdık ve  takdir ettik.

Mahmut’ta , Tokat’ta  özellikle Besyo okumak istediğini  ve bunun için  çalıştığını  söyledi. Biz  de O’nu Tokat’a davet ettik. O da  Çamardı okullarında konuşma  yapmamız  için Belediye Başkanı  ve Kaymakam  ile görüşeceğini söyledi.

Mahmut  ile “Recep Yazıcığlu’nun  Liderlik Sırları” kitabımızı Çamardı Kaymakamı Muhammed Güzel’e  yolladık.

Kayseri otogarında tanıdık bir simaya rastladık. Okulunun ilk yılı tanıştığımız  ve Gaziosmanpaşa Üniversitesi Siyaset Bilimi  mezunu  ve eski İktisat  ve  işletme Kulübü Başkanı  Hasan Baykal Aydemir. Tokat’a İşletme okuyan   yeğeni ve  Siyaset Bilimi okuyan arkadaşı Uğur’u  yolcu etmeye gelmişti. İlk sene anlattıklarımızı ilgi ile dinleyen sonrasında   kulüp faaliyetlerinden  dolayı yanımıza  gelemeyen  Aydemir’in yanında da  babası vardı. “Ağabey keşke sizden daha fazla faydalansaydık” dedi. İnsanın isteği kadar  ve  ilgisi kadar  bizden faydalanabileceğini  anlattık. İstek olmayan insana  anne  ve babası  bile faydalı olamıyor maalesef.

Hasan  Baykal Aydemir ve babasına veda ederek  Hasan’a da yanımızda  bulunan “ Sen de Kafadan Engellisin”  kitabını hediye ettik. Yanımızda kalan son  “sen kafadan engellisin” kitabını da  Hasan’ın arkadaşı Uğur Göksu’ya hediye ettik. Artık   okumak   onların görevi. Yazmak  ve  hediye etmek  bizim görevimizdi. Evren  (Yaradan)  onlara   bir torpil yaparak  onlara   faydalı olacak kitabı onlara benim aracılığım ile hediye etmişti. Bakalım anlayacaklar mıydı?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1091
Toplam yorum
: 344
Toplam mesaj
: 293
Ort. okunma sayısı
: 1512
Kayıt tarihi
: 28.12.07
 
 

1967 Tokat'ın  Pazar ilçesi doğumluyum. İşitme engelliyim. İstanbul Üniversitesi iktisat Fakültes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster