Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ağustos '19

 
Kategori
Aile
Okunma Sayısı
19
 

Nikahta “Yemin Edilmeli”

 
İstatistiksel verilere göre son yıllardaki boşanma vakalarının ciddi bir seviyeye gelmesinin ardından, Resmi Nikâh esnasında yemin edilmesi öneriyorum.
 
-MECLİSTEKİ GİBİ YEMİN EDİLMELİ
Nikâh Memurunun ”İyi günde kötü günde, hastalıkta ve sağlıkta bir ömür birlikte olmaya var mısınız?” sorusuna; ‘EVET’ demenin yanında bir de yemin edilerek mutlaka söz de verilmeli. ”Türkiye Büyük Millet Meclisindeki Milletvekili Yemini, hatta Türk Silahlı Kuvvetlerinde askerlik yapacak kişinin Askeri Yemin törenindeki yemin etmesi gibi evlenecek çiftler de yemin etmeli”.
 
-BİR YUVAYI KURTARMAK, DÜNYAYI KURTARMAKTAN DAHA DEĞERLİ
"Her ayrılık söz konusu olduğunda Nikâh merasiminde bulunarak evliliğe şahit olan yakınlar ve akrabalar da, yapılan yemini hatırlatarak çiftleri ikna ile bu yanlış kararlarından döndürebilir. Toplumumuzdaki evliliklerin ayrılık ile son bulmasının neredeyse tamamı iletişimsizlik ile maneviyatsızlık!.. Bu bağlamda yapılan yemin de, boşanma vakalarını durduracak önemli bir gerekçe olabilir." Bir yuvayı dağılmaktan kurtarmak, Dünyayı kurtarmaktan bile çok değerli.
 
-İŞTE O’ ÖRNEK YEMİN METNİ
Örnek bir yemin metni ile konuyu somutlaştırarak “Taner Akkuş” olarak sözlerimi şöyle tamamlamak istiyorum: ”Eşimin anne, baba ve tüm yakınlarına saygıda ve hürmette asla kusur etmeyeceğime, anne ve babasını kendi anne ve babam ile aynı değerde göreceğime, hastalıkta yanlarında olacağıma, namusumu ve iffetimi koruyacağıma, asla eşimi aldatmayacağıma, olacak çocuklarımızı sağlıktan eğitime her türlü yükümlülüklerini yerine getireceğime, aile içindeki sürdürülebilir anlamdaki tarafıma ait olan tüm sorumlulukları taşıyacağıma namusum ve şerefim adına yemin ederim.”
 
Allah Ailelerimize huzur ve mutluluk versin. Amin.
 
Saygı ve hürmetle 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli Taner Akkuş, (İşin kolayı kaçarak kısa yoldan!) "Batılılaşırken", maalesef Batıyı (İnancını, ahlaki değerlerini, kültürlerini) gerçek yüzü ile bilmiyorduk, bilenlerini de bir şekilde susturduk. Yaklaşık 2500 yıllık batı kaynaklarına bakıldığında görülen : "Kazanmanın ahlakı yoktur!" felsefesi-anlayışıdır. (Ve Batı işte budur) Kazım Karabekir Paşa "Paşaların Kavgası" kitabında) aktarmaktadır: “...10 Temmuz 1923 Ankara İstasyonu’ndaki kalem-i mahsus binasında Fırka nizamnamesini müzakereden sonra, Gazi ile yalnız kalarak hasbıhallere başlamıştık: Dini ve namusu olanlar aç kalmaya mahkûmdurlar’ dediler..." Yunus Emre'nin güzel bir ifadesi ile noktalayalım: “Gezdim Haleb’i Şam’ı eyledim ilmi taleb, Meğer ilim gerideymiş, illa edeb, illa edeb.” Edep olmayınca, ne yemin para eder, ne imza, ne de bir söz. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 28.08.2019 13:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 52
Toplam yorum
: 12
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 218
Kayıt tarihi
: 19.11.17
 
 

1978 Malatya/İstanbul'da doğdu. İş hayatına Tekstil ile başlayarak yöneticiliğe yükselip, İhlas H..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster