Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Haziran '14

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
204
 

Nilgün - 4

Nilgün - 4
 

Nilgün


Kapıdan gelen bir tık sesi ile kapı açılır ve Nilgün içeri adımını atar. Adımını atması ile birlikte şaşkın bakışlarla şöyle bir etrafını gözden geçirir ve iki tarafında aslan heykellerinin bulunduğu, yemyeşil çimlerin halı saha edasıyla yeri kapladığı, süs ve meyve ağaçlarının birbirleriyle güzellik konusunda yarış yapıyormuşcasına görünen büyükçe bahçenin tam orta yerinde kapıdan başlayıp evin giriş merdivenlerine kadar uzanan mozaik kaplı yolu da adımlamaya başlar. Bir taraftan da " Allahım! Eğer burası ev ise benim yaşadığım yer ne acaba? " demeden de duramaz. Hatice Teyze Nilgün' ün şaşkın bakışlarını farkedip " Gız boyu altında kalmayasıca! Sakın içerde de böyle etrafına hiç görmemiş gibi bakıp da beni de kendini de rezil etmeyesin! " dedi kızgın bir ses tonuyla. Zaten konuşurken erkek sesi gibi olan sesini böyle kızdığı zamanlarda daha da kalınlaştırınca daha bir erkeksi çıkıyordu Hatice Teyze' nin sesi ve Nilgün bu ses tonunu hiç ama hiç sevmiyordu. Nilgün' ün kulaklarınıda Hatice Teyze' nin sabahki konuşmadan ziyade böğürtü gibi çıkan sesi vardı. " Tamam teyzem sen merak etme " diyebildi sessizce.

Yolu bitirmişler merdivenlere gelmişlerdi. Mermer merdivenleri çıkmaya başladılar. Ev - ki burası Nilgün için saray yavrusu değil sarayın ta kendisiydi - iki katlı ama üstündeki çatı bölmesi ile üç katlı izlenimi veriyordu. Merdiven bitimi ile giriş kapısı arasında yukarı doğru altı mermer sütun vardı. Kapıya yaklaştılar ve yaklaşmalarıyla beraber kapı açıldı. Yirmi - yirmibeş yaşlarında, esmer, kızıl kısa kesim saçları olan, üzerinde o evin sahibi olmadığı her halinden belli bir kız açtı kapıyı ve " Nerde kaldınız? Hanımım sabahtan beri sizi bekliyor " diyerek çıkıştı Nilgün ve Hatice Teyze'ye. Hatice teyze de sağında bulunan Nilgün' ün böğrüne hatırı sayılır bir dirsek darbesi atarak " Gördün mü ben sana dememiş miydim gözü kör olmayasıca! " dedi. Nefesi kesilen Nilgün sadece başını sallayabildi, can acısından cevap bile verememişti hatice Teyze' ye. İçeri girdiklerinde Nilgün yine şaşkın şaşkın bakacak oldu ki o esnada bir dirsek darbesi daha geldi Hatice teyze' den ve hemen kendini toparladı bu darbenin de etkisiyle. Tavandan aşağı doğru uzunca ve oldukça büyük bir avize sarkıyordu. Duvarlarda bulunan tablolar Nilgün' ün hem dikkatini çekmiş hem de biraz utandırmıştı kendisini. Yarı çıplak, önlerinde meyve tabakları bulunan kadınlar, ve bu kadınlara ellerindeki içkileri servis eden genç sakiler vardı. Bir çok tabloda bu figürlerin olması dikkat çekiciydi. Hizmetçi kız seslendi " Gelin benimle hanımım sizi üst katta bekliyor. " Hatice Teyze önde, resimlerdeki figürler karşısında utancından kıpkırmızı kesilmiş yüzü ile Nilgün arkada hizmetçi kızı takip ettiler. Merdivenlerden üst kata doğru çıkarken yine duvarlarda tablolar vardı ve Nilgün bu kez onları yokmuş gibi düşünerek önüne bakarak ilerliyordu merdivenlerden üst kata doğru.

"Hanımım beklediğimiz temizlikçiler geldi. " dedi kız. " Hoşgeldini Hatice Hanım ama çok geç geldiniz hayırdır? " diye sordu 40 - 45 yaşlarında sarışın, ojeli tırnakları, yüzünün hatlarını ortaya çıkaran bir makyajla oldukça bakımlı görünen evin sahibesi. "Aman hanımım hiç sormayın. A ha da şu uyuz kızı bekledim sabah sabahé Gelmeyince de ben gittim kapısına. Yapıklı daha kalkmamıştı bile ben zor uyandırdım kendini. " dedi Hatice Teyze kendini kurtarabilme adına Nilgünün kırılıp kırılmayacağını düşünmeden sıralıyordu hakaretvari sözlerini ev sahibine. " Neyse bu seferlik böyle olsun ama bidahaki sefere affetmem" dedi kadın. Hatice Teyze de " Olmaz hanımım siz hiç merak etmeyin. Gerekirse bu uyku düşkününü kendi evime alırım bir gece önceden öyle geliriz bir dahaki sefere erkenden. " dedi.  Nilgün içi burkularak, gözlerindeki yaş akmakla akmamak arasında kalmış bir şekilde dinliyordu konuşmaları ve yüzü yerde bakışları ayak ucundaydı.

" Hacer sen ablana nereleri nasıl yapacakları konusunda yardımcı ol ve sonra da hemen yanıma gel " diye seslendi kadın hizmetçi kıza. " Peki Hanımefendi! " diyerek Hatice Teyze' yi ve Nigün' ü de yanına alarak çatı katına çıktılar.

 

4.bölümün sonu. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 104
Toplam yorum
: 67
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 1339
Kayıt tarihi
: 13.02.08
 
 

1976 Adana doğumluyum. Cumhuriyet Üniversitesi İşletmecilik bölümü mezunuyum. Evliyim. Adem Hamza..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster