Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Aralık '06

 
Kategori
Müzik
Okunma Sayısı
844
 

Nirvana neyi değiştirdi?

Nirvana’yı hiç sevmedim. Bana göre, benzerlerine dünyanın her yerinde rastlanan az yetenekli binlerce müzik grubundan tek farkları, intihar eğilimli Kurt Cobain’in amaçsız yaşamı ve kişisel dramının, daha fazla plak satmak için fırsat kollayan müzik endüstrisi “kurt” ları tarafından başarıyla pazarlanabilir olmasıydı.

İşte bu yüzden, onlara yakıştırılan “müzikte çığır açmak”, “dünyayı değiştirmek” gibi özellikleri, abartılı ve saçma buldum. Kişisel kanaatimce kötü olan müziklerinin bu şekilde taçlandırılmasının, iyi müziğe haksızlık olduğunu düşündüm hep.

Ancak...

Yazının başından beri -di’li geçmiş zaman kullandığımı farketmişsinizdir sanırım. O günler geçmişte kaldı çünkü. Herkes haklı, ben haksızmışım. Nirvana gerçekten dünyayı değiştirmiş.

Ben yeni farkına vardım sadece.

Popüler müzik tarihinin her döneminde “çöp” müzik vardı. Her dönemde, satış garantili belli formüllere göre hazırlanan bir takım ürünler “müzik” olarak pazarlandı. Ama hiçbir dönemde kötü müzik böylesine sistemli bir şekilde baştacı edilmedi.

90’lı yılların başından itibaren, “İşte budur!” dedirtecek yeni bir şarkıcı ya da grubun gelmemiş olması, ve hatta var olan “büyük” lerin neredeyse tamamının eski güzel günleri mumla aratması kanımca rastlantı değil.

Standartlarımız “çok iyi” den, “iyi” ye, oradan da “Eh işte” ye düştü çünkü.

80’lerin sonuna, hatta 90’ların ilk yarısına kadar, elindeki enstrümanın virtüözü olmayana stüdyo yakınındaki barlarda su bile verilmezken, bugün 3 değişik akor, 3 değişik ritm bilene en iyi kayıt stüdyolarının altın anahtarları takdim ediliyorsa, bu kapıyı Nirvana açtı.

“Yırtma” ihtimalini müzikte gören, az/yok yetenekli binlercesi bu açılan kapıdan geçti. Dinlediğinizde bünyenizde amipli dizanteri etkisi yapan bir yığın grup, “rock müziğin geleceği” olarak sunuldu. Daha iyisini bilmeyen, bilmek için yaşı tutsa da artık hatırlamayan dinleyici, bunları bağrına bastı.

Her sivilceli lise orkestrasının “büyük rock grubu”, her boyalı kenar mahalle dilberinin “diva” olma hayali, Nirvana sayesinde gerçek oldu. Tüm dünya televizyonları “Popstar”, “Superstar”, “Hiperstar” yarışmalarıyla doldu. Detone olmayı “yorum” diye yutturmaya kalkan, sırf sahne, mikrofon, kamera utangaçlığını yendiği için, olanca yeteneksizliğine rağmen takdir bekleyen bir nesil yetişti.

Hiç şüpheniz olmasın, müzikte bir çığır açtı Nirvana. Bilgi, yetenek, çalışma, yaratıcılık, kendini geliştirme gibi kavramların, “başarı” denkleminde yeri olmadığı gerçeğini gözümüze soktular.

Öte yandan bu süreçte zarar gören yalnızca müzik olmadı.

Ergenlik bunalımlarını bir türlü aşamamış, amaçsız, ümitsiz, karamsar, saldırgan, düpedüz “arabesk” bir neslin, çarmıhını sırtında taşıyan İsa’sı oldu Kurt Cobain. “Hey dostum, istersen herşeyi yapabilirsin, güç sende” Amerika’sının, ete, kemiğe bürünmüş antiteziydi o. Kaybedendi. Mükemmeldi.

Sıradışı olmaya çalışmanın sıradanlaştığını farkedemeyen kitleler tarafından ilahlaştırıldı. Kendisi muhtemelen olan bitenin farkında olamayacak kadar “uçmuştu”. “Ait olmadığı” iddia edilen bir sistemin ürünüydü Cobain. Yaşasaydı, bugün aynı sistem tarafından tüketilmiş, çoktan unutulmuş olacaktı. Öldü, “efsane” oldu.

İntiharından sonra hep bir ağızdan yakılan ağıtların gürültüsü içinde, sorunlu, yitik, müptela bir adamın, “rock yıldızı olmanın ağırlığına dayanamayıp, intiharı seçecek kadar hassas bir ruh” a dönüştürülmesini izledik hep beraber. “İntihar” eyleminin ardında yatan şiddeti görmezden gelenler, saldırganlığını başkalarına değil de kendine yönelttiği için Cobain’den bir sevgi kelebeği yaratabildiler pervasızca. “Kendimden nefret ediyorum ve ölmek istiyorum” diyebilecek kadar hasta bir adamın ağzından çıkan her sözde, hayatın anlamını aradılar trajikomik bir biçimde.

Buldular da.

Hayatın bir amacının olmadığını, insanların “kazananlar” ve “kaybedenler” diye ayrıldıklarını, “kaybedenler” in, bu durumu değiştirmek için çabalamalarının anlamsız olduğunu öğrendiler Cobain’den.

Kaybetmenin güzelliği, acı çekmenin erdemi, yok olmanın estetiği gibi felsefi zırvalarla ölümünden sonra tanıştık.

Bir neslin hayata bakış açısını değiştirdi Nirvana. Üzerlerine ölü toprağı serpti.

Kasten yapmış olmasalar da, dünyayı değiştirdiler.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Evet dogrusu Britney de Shakira'da cok satiyor son yillarda ama bundan 20 -30 yil sonra acaba birileri onlarin albumlerini alacak mi? Ya da onlar oldukten 10-15 yil sonra muzikleriyle ilgili bloglar yazilacak mi???

aykut onuk 
 02.01.2007 12:05
Cevap :
Albümlerinin satılacağını sanmam ama birileri onlar hakkında da ölümlerinden 10 yıl sonra tutup "dünyayı değiştirmişlerdi" diye bir yazı yazarsa, karşı görüşte olanlara yine cevap hakkı doğar :-) Mutlu yıllar.  02.01.2007 14:42
 

Tolga Bey ile anlasamadigimiz nokta basarinin nasil olculebildigi sanirim. Onun tam aksine basarinin bir muzik grubunun satislariyla dogru oratili oladugunu dusunuyorum. Yani Nirvana'nin cok satmasi, hatta grubun dagilmasindan sonra dunyaya gelmis kisilerce de gelecekte dinlenecek olmasi ( Bir Sex Pistols, Sinatra ya da Hendrix gibi) bence efsanelesme anlamina geliyor. Bence Nirvana 80'li yillarin rofle sacli olumcul gruplarindan sonra rock muzikte gercekten bir yenilik yaratmistir. Ama herkesin dusuncesine de saygiliyim. Nasil kimse bana Moby muadili akmaz bulasmaz bir sanatcinin muzigini sevdiremezse bende size Nirvana sevgisi asilayamam bu yastan sonra...:) Sunuda soylemeden edemeyecegim: Nirvana'yi Cobain'e indirgemek bence son derece yanlis, ornegin grubun en silik uyesi Dave Grohl halen Foo Fighters grubu ile son derece basarili bir kariyer surduruyor. Herneyse... :) saygilar

aykut onuk 
 28.12.2006 23:52
Cevap :
Nirvana'yı Kurt Cobain'e indirgediğim konusunda haklısınız. Yine de çok satmanın başarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu düşünmüyorum, zira bugün Britney Spears da çok satıyor, Shakira da, Coldplay de. Mesele olaya nereden baktığımızla ilgili sanırım :-) Saygılar.  29.12.2006 11:57
 

aykut bey merhaba. başarılı olmanın çok satış yapmak ya da kitleleri peşinden sürüklemek olarak algılanmasıdır burada problem. en büyük yanlışlar tarih boyunca takdir edersiniz toplu halde yapılanlardır. tarih boyunca deha olarak görülen sanatçı ya da bilim adamlarının içinde bulunduğu intiharsı eğilimlere sahip olmak Kurt Cobain ve benzer yüzlercesini deha ilan etmeye yeterli değildir. temel sorun yazıda da gayet açık ifade edildiği gibi başarı denkleminde çalışmanın, yeteneğin, kendini geliştirmenin, yaratıcılığın artık maalesef etkisiz parametreler olması ve bu durumun yaygın kabul haline gelmesidir. beğeni kişiden kişiye değişebilir bunda haklısınız ancak nasıl resim konusunda herhangi birinin rastgele boyayı tuvale çarpması(samimi dahi olsa), deha olarak kabul görmüş bir ressamın o tuvalde yarattıkları ile bir tutulamazsa, benzer şekilde Kurt Cobain in deha ilan edilmesi abartılı ve gerçekten uzaktır. saygılar.

Tolga PALAOĞULLARINDAN 
 24.12.2006 17:07
Cevap :
Benim yazımın tepkiselliği de bu abartma eğilimine zaten. Saygılarımla.  24.12.2006 17:15
 

Basligimdan da anlasilacagi gibi her insanin zevkinin farkli oldugunu dusunuyorum. Keske sizin acinizdan yakin gecmiste "efsane" olarak nitelendirilebilecek gruplarin isimlerini de verseydiniz de, bu konudaki hakimiyetinizi degerlendirme imkanimiz olsaydi. Cobain'in bazi psikolojik sorunlari oldugu dogru, ozelliklede uyusturucu nedeniyle... Fakat unutmayiniz ki tarih boyunca buyuk bilimadamlarinin ve sanatcilarin cogu delilik ve dahilik sinirindaki kisilerdir. Benimde gecmiste "kendimden nefret ediyorum ve olmek istiyorum" dedigim anlar oldu. Sanirim dunyadan gelmis gecmis cogu insanda hayatlarinin en az bir aninda boyle dusuncelere dalmislardir. Eger siz hic boyle dusunmediyseniz o sizin mukemmelliginiz. Tabi ki Nirvana'yi sevmemekte ozgursunuz ama bu onlarin muzik tarihinin en basarili gruplarindan biri oldugu gercegini degistirmez. Onlarin albumlerini alan ve hala almaya devam eden insanlar takdir edersiniz ki bu eylemi "odun" zoruyla gerceklestirmiyorlar... Saygilarimla

aykut onuk 
 24.12.2006 0:11
Cevap :
Zevkler ve renkler meselesinde elbette yerden göğe kadar haklısınız. Yazımda da belirttiğim gibi, müzikal anlamda bana hiçbirşey vermediler. Bunca zaman sonra beni onlar hakkında yazı yazmaya iten şey ise, geçenlerde bir müzik yazarının Kurt Cobain hakkında "90'lı yıllarda dünyayı değiştirmişti" diye yazmasıydı. Bu yazının başlığını "El insaf" olarak da okuyabilirsiniz. Saygılarımla.  24.12.2006 13:16
 
Toplam blog
: 81
Toplam yorum
: 233
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1494
Kayıt tarihi
: 04.07.06
 
 

Kişinin kendini anlatması zor. Her şeyden birazım, her şeyim yarım.   ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster