Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Şubat '09

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
36035
 

Nisa Suresi 34. Ayet meali ve tefsiri - İbni Kesir

Üstünde kimi zaman yoğun konuşmaların ve farklı yorumların olduğu Nisa Suresi 34. Ayeti’ni, İbni Kesir Tefsirinden sizlere sunuyorum.
Adı: Hadislerle Kur’an-ı Kerim Tefsiri / İbn Kesir
Yayınevi: Çağrı Yayınları
4. Cilt / 1678–1682

Meal:
Erkekler, kadınlar üzerinde hâkimdirler. Çünkü Allah kimini kiminden üstün kılmıştır. Hem de erkekler mallarından infak etmektedirler. İyi kadınlar; itaatli olan ve Allah’ın kendilerini korumalarına karşılık, kendileri de gizliyi koruyanlardır. Serkeşlik etmelerinden endişelendiğiniz kadınlara öğüt verin, kendilerini yataklarında yalnız bırakın, (yine uslanmazlarsa) dövün, size itaat ederlerse, aleyhlerinde bir yol aramayın. Muhakkak ki Allah, Aliyy ve Kebir olandır.
Tefsir:
Ailede Hâkimiyet Erkeğindir

Allah Teala: “Erkekler kadınlar üzerine hakimdirler” buyuruyor. Erkek kadın üzerine hakimdir, onun reisidir. Büyüğüdür, onun üzerinde hakimdir ve eğrildiği zamanlarda onu terbiye edicidir. “Çünkü Allah kimini kiminden üstün kılmıştır.” Zira erkekler kadınlardan daha üstündürler. Erkek, kadından daha hayırlıdır. Bunun içindir ki peygamberlik erkeklere mahsustur.Peygamber efendimizin; işlerinin idaresini kadınlara veren bir kavim, asla kurtuluşa ermeyecektir, sözü gereğince, en büyük hükümranlık (idarecilik) de erkeklere aittir. Hadisi, Buhari Abdurrahman İbn Ebu Bekr’den o da babasından rivayet etmiştir. Hakimlik makamı ve buna benzer makamlar da böyledir.

Allah Teala “Hem de erkekler mallarından infak etmektedirler” buyurmaktadır. Erkek mehir ve geçim için; Allah’ın kitabında ve peygamberinin sünnetinde kadınlar için üzerlerine yüklemiş olduğu külfetler sebebiyle, mallarından infakta bulunmaktadırlar. O halde, erkek haddi zatında kadından üstündür, erkek için kadın üzerinde bir fazlalık ve üstünlük sözkonusudur. O halde erkeğin kadınlara hakim olması uygun düşmektedir. Nitekim Allah Teala bir ayeti kerimede “Erkekler onların üzerinde bir dereceye sahiptirler (Bakara, 228) buyurmuştur.

İbn Abbas’tan rivayetle “Erkekler kadınlar üzerine hakimdirler” Ayet-i kerimesi hakkında, Ali İbn Ebu Talha şöyle demektedir: Burada erkeklerin, kadınların emirleri olduğu kastedilmektedir. Erkek kendisine itaatı emrettiğinde, kadının üzerine düşen ona itaat etmektir. Kadının itaati ise, kocasına karşı iyi davranması ve onun malını korumasıdır. Mukatil, Süddi, ve Dahhak da böyle söylemişlerdir.

Hasan el-Basri şöyle diyor: Bir kadın Hz. Peygamberin yanına gelerek kocasının kendisini tokatlamasından şikayet etti. Rasulullah da kısas yapılmasını bildirdi. Bunun üzerine Allah Teala “Erkekler kadınlar üzerine hakimdirler” ayetini indirdi ve kısas yapılmadı. Hadisi, İbn Cerir ve değişik kanallardan İbn Ebu Hatim rivayet etmişlerdir. Hadisi Katade, İbn Cüreyc ve Süddi de mürsel olarak rivayet etmişlerdir. Hepsini İbn Cerir zikretmiştir. Hadisi müsned olarak ve değişik bir yönden rivayet eden İbn Merduyeh şöyle demektedir: Bize Ahmed İbn Ali en-Nesei’nin ……. Hz. Ali’den rivayetine göre o şöyle demiştir: Ansardan bir adam hanımını Rasulullah’a getirdi. Kadın: Ey Allah’ın Rasülü kocam ansardan falan oğlu falandır. Beni dövdü ve yüzümde iz bıraktı diye şikayette bulundu. Allah Rasulü: Buna hakkı yok buyurdular. Allah Teala da: “Erkekler kadınlar üzerine hakimdirler.” ayetini indirdi. Yani terbiye konusunda erkekler kadınlar üzerine hakimdirler. Allah Rasulü: Sen bir iş istedin ama Allah onun gayrısını murad etti buyurdular.



İmam Ahmed der ki: Bize Yahya İbn İshak’ın … Abdurrahman İbn Avf’dan rivayetine göre, Rasulullah şöyle buyurdular: Kadın beş vakit namazını kıldığında, ramazan’da orucunu tuttuğunda namusunu koruduğunda ve kocasına itaat ettiğinde, kendisine;”hangi kapısından istersen cennete gir” denilir. Hadisi bu kanaldan rivayetinde İmam Ahmed tek kalmıştır.

Allah Teala: “Serkeşlik etmelerinden endişelendiğiniz kadınlara öğüt verin” buyuruyor. Serkeşlik eden kadın ise, kocasına üstünlük taslayan, onun emrini yerine getirmeyen, ondan yüz çeviren ve ona kızan (buğz eden) kadındır. Ne zaman ki kadında serkeşlik alametleri belirirse; erkek ona nasihat etsin ve bu isyanına karşılık Allah’ın azabıyla korkutsun. Muhakkak ki Allah Teala; kocanın hakkını onun üzerine vacip kılmış itaatini emretmiş ve erkeğin onun üzerine üstünlüğü, fazileti sebebiyle ona asi gelmesini haram kılmıştır. Rasulullah; Bir kimseye başka birine secde etmesini emredecek olsaydım, üzerindeki hakkının büyüklüğünden dolayı kadının kocasına secde etmesini emrederdim, buyurmuşlardır.

Buhari’nin Ebu Hureyre’den rivayetine göre Rasulullah şöyle buyurmuşlardır: Erkek karısını yatağa çağırır da, kadın bundan yüz çevirirse ve kocası ona kızarak yatarsa sabah oluncaya kadar melekler, o kadına la’net ederler. Hadisi Müslim de rivayet etmiştir. Ancak onun lafzı şöyledir: Kadın kocasının yatağından ayrı olarak gecelediğinde, sabaha kadar melekler ona la’net ederler. İşte bunun içindir ki; Allah Teala: “Serkeşlik etmelerinden endişelendiğiniz kadınlara öğüt verin” buyurmuştur.



Allah Teala: “Onları dövün” buyuruyor ki; nasihatle ve yalnız bırakmakla yola gelmezlerse incitmemek şartıyla onları dövmeye hakkınız vardır. Nitekim Müslim’in Sahih’inde Cabir’den rivayete göre Rasulullah veda haccında şöyle buyurmuşlardır: Kadınlar hakkında Allah’tan korkunuz. Onlar sizin yanınızda size yardımcıdırlar. Sizin onlar üzerinizdeki hakkınız, sizin hoşlanmadığınız birini evinize ayak bastırmamalarıdır. Şayet bunu yaparlarsa; incitmeksizin onları dövünüz. Onların da sizin üzerinizdeki hakları; uygun şekilde geçimlerini ve giyimlerini sağlamanızdır.
İbn Abbas ve birçokları “incitmeksizin dövmek” ta’birini kullanmışlardır. Hasan el-Basri de; iz bırakmayacak şekilde dövmek, demiştir. Fakihler de şöyle derler: Bir organını kırmamak ve iz bırakmamak suretiyle dövmektir.


Allah Teala: “Size itaat ederlerse aleyhlerinde bir yol aramayın” buyuruyor. Allah’ın mübah kıldığı hususlardan kocasının istediği her şeye kadın itaat ettiğinde; artık kocaya, karısı aleyhinde her hangi bir yol (hak) yoktur. Onu dövme ve yalnız bırakma hakkı da olamaz.
Allah Teala’nın:”Muhakkak ki Allah, Aliyy ve Kebir olandır” kavli, kadınlara karşı sebepsiz yere zulümde bulunduklarında, erkeklere bir tehdiddir. Onların (kadınların) velisi Allah Teala olup O, Aliyy ve Kebir’dir. Kadınlara zulmedenlerden elbette intikamını alacaktır.


...............................................................................


Kişisel Görüş : İnsanlar yaratılış olarak farklı özelliklere sahiplerdir ve kadınlar erkekler için de durum mutlaka öyledir. Bir kadın sahiplenilmek korunmak gibi içsel ihtiyaçları kendinde duyuyorsa bu tıpkı doğduğunda süt emebilmeyi biliyor olması gibi kendinde özünde olan bir şeydir. Özetle yaratılış ve fıtrat gereği kadın ve erkekleri birebir eşit değerlendirmek son derece yanlıştır. İki tarafında birbirine göre üstünlükleri vardır. Eğer Allah kadınları aileyi geçindirmekle yükümlü kılsa idi onların daha güçlü daha kuvvetli ve çalışma imkanları daha gelişmiş olması gerekmez miydi? İslam'ın kadını aşağı gördüğü gibi bir safsata almış başını gidiyor bu İslam'ın yanlışı değil bizim onu yanlış anlamamız ve yorumlamamızla ilgili bir kavramdır. Peygamber bizim için alınması gereken en yüce örnek insan değil midir? Hiç el kaldırmışmıdır hanımına hiç kötü söz söylemişmidir aşağılamış mıdır? Bugün İslam kötü yaşanıyorsa bu İslam'ın suçu değildir.

Kur’an ve İslam evrensel ve zaman ötesi tüm zamanlara hükmeden bir kitap ve din olarak bu konuların günümüz dünyasında çalışan kadınlar ve değişen yaşam koşullarında yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir. Nasıl ki kölelik ve çok eşlilik konuları o zamanın ihtiyaçlarına cevap veriyorsa Kur'an bir asra ya da bir döneme gönderilmediğine göre orda bu cevabı bulamıyor oluşumuz İslam'ın özünü kavrayamamış olmamızla ilintili bir şeydir. Nereye gidersek hangi fikre varırsak varalım muhakkak Allah cc oradadır onun için böyle İslam'ı çok uç örneklerle sulandırmadan (tavuktan kurban olur gibi) yeniden ele almak ve günümüz sorunlarına yönelik değerlendirmek hiç de yanlış değildir. İslam'da mezhepler var ise bu farklı yorumlardan gelmektedir, aslolan işin özünü kaçırmamaktır. Peygamber veda hutbesinde söyledikleri bugün insan hakları beyannamesinde dahi yeni yeni yerini bulmaktadır. İslam ve onun sahibi Allah akılla çelişen bir şey bildirmeyeceğine göre sorun İslam'da değil bizdedir

Bu dinin peygamberi cennet anaların ayaklarının altındadır diyerek kadınlara ve özelliklere anneleri hak ettiği değeri fazlası ile vermiştir. Cennet gibi zihnimizde dahi canlandıramadığımız güzellikleri anaların ayakları altına koyan bir din'in kadınlara yaklaşımı elbette akıl ve mantık dahilindedir. İslam'ın mantık dışı kural ve kaidelerle bezendiğini söylemek İslam'ın bir kusuru değil onu bize yanlış anlatanların kusurudur. Ayrıca bu yazı da bana ait ya da benim görüşlerimi içermemektedir. Sadece bir tefsiri sizlere açıklamak istedim Saygılar

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 25
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 2199
Kayıt tarihi
: 12.12.08
 
 

1986 İstanbul İtü inş. müh. öğrencisi.Fotoğraf, şiir, kitap, doğa, bisiklet, kamp, yayla, İkizdere ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster