Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Şubat '19

     
    Kategori
    Hukuk
    Okunma Sayısı
    106
     

    Nişanın Bozulması ve Sonuçları

    Türk medeni Kanunu (TMK)

    A. Nişanlanma MADDE 118.- Nişanlanma, evlenme vaadiyle olur. Nişanlanma, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça küçüğü veya kısıtlıyı bağlamaz.

    B. Nişanlılığın hükümleri

    I. Dava hakkının bulunmaması

    MADDE 119.- Nişanlılık, evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermez. Evlenmeden kaçınma hâli için öngörülen cayma tazminatı veya ceza şartı dava edilemez; ancak yapılan ödemeler de geri istenemez.

    II. Nişanın bozulmasının sonuçları

    1. Maddî tazminat

    MADDE 120.- Nişanlılardan biri haklı bir sebep olmaksızın nişanı bozduğu veya nişan taraflardan birine yükletilebilen bir sebeple bozulduğu takdirde; kusuru olan taraf, diğerine dürüstlük kuralları çerçevesinde ve evlenme amacıyla yaptığı harcamalar ve katlandığı maddî fedakârlıklar karşılığında uygun bir tazminat vermekle yükümlüdür. Aynı kural nişan giderleri hakkında da uygulanır. Tazminat istemeye hakkı olan tarafın ana ve babası veya onlar gibi davranan kimseler de, aynı koşullar altında yaptıkları harcamalar için uygun bir tazminat isteyebilirler.  

    2. Manevî tazminat

    MADDE 121.- Nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.

    III. Hediyelerin geri verilmesi

    MADDE 122.- Nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse, nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların, diğer nişanlıya vermiş oldukları alışılmışın dışındaki hediyeler, verenler tarafından geri istenebilir. Hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa, sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır.

    IV. Zamanaşımı

    MADDE 123.- Nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları, sona ermenin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

    Nişanlanma ve satırbaşı konular

    * Nişanlanma Aile Hukukuna göre düzenlenmiş kendisine özgü kuralları olan bir sözleşmedir. Ayırt etme gücü olan yani akla uygun davranabilme yeteneği olanlar nişan kararı verebilir. Nişanın devamı ayırt etme gücünün devamını gerektirir. Yaş yerine cinsi olgunluk ergenlik şartı gerekir.

    * “Nişanlanma, evlenme vaadiyle olur.” ise vaadin belirtilmesi nasıl olur? Kadın ve Erkek nişanlanma konusunda iradelerini ortaya koyması ile olur. İradenin ortaya konulması ise; mektupla, yazıyla, hediye vermekle, akraba arkadaşlarına yanındaki kişiyi nişanlısı ile tanıtmakla, birbirlerine nişan yüzüğü kabul ettikleri yüzük vermeleriyle, evlilik hazırlıkları yapmalarıyla olabilir. Temsil yoluyla nişan olmaz.

    * Taraflar arasında nişanlı olma konusunda fikir birliği gerekir. Tek taraflı, “bu kişi benim nişanlımdır..vb” demek yeterli değildir.

    * Taraflar isterlerse nişanlandıklarını gizli tutabilirler. Bu durum ispatını ve evlilik vadi olmayan birlikteliklerin ayıt edilesini güçleştirir. Bazen karşılaştığımız evlenme vaadi beklentisi ile sürdürülen birlikteliklerin sonunda da tazminat gündeme gelebilmektedir. Evlilik vaadi netleşmese de kızın hamile kalması nişanın varlığı için kanıt olarak kabul edilmektedir.

    * Nişan sonrası bilinmeyen engellerin, olumsuz niteliklerin ortaya çıkması mümkündür ve haklı sebepten nişan sona erebilir. Ve tazminat hakkı doğabilir.

    * Nişanın belli bir süre sonra biteceği kararı alınamaz. Çünkü nişan kararı bitirilmek için değil evlilik vaadi ile alınır. Nişan tarafların birbirini tanıması ve evlilik için hazırlık zamanıdır. Bu süreçte öngörülmeyenler nişanın bozulmasına neden olabilir.

    *Nişan serbest irade gerektirir. Bu nedenle, “nişandan vazgeçme halinde söyle söyle tazminat ödeyeceğiz..vb” gibi bir sözleşme geçersiz olur. Nişanlı olmakla evlenme zorunluluğu yoktur. Evlenme iradesinin ortaya konulması evliliği zorunlu kılmaz. Ancak buna rağmen tek taraflı nişanın bozulması da tazminat hakkını doğurabilir.

    *Nişanlanmış kişilerin davranışları dürüstlük sadakat gerektirir. Aksi durum nişanın sona erdirilmesi için haklı sebep teşkil eder.

    *Nişanlılardan birinin haksız yere öldürülmesi sağ kalan için destekten mahrum kalma,  manevi tazminat hakkını kazanır.

    *Nişanlılar kendi aralarında evlilik sonrası geçerli olmak üzere mal rejimi sözleşmesi yapabilirler.

    *Nişanın tarafların iradesiyle sona erdirilmesinden dolayı tazminat talep hakkı doğmaz. Ancak “hediyelerin iadesi kuralı” bu durumda uygulanır. Nişandan dönmenin haklı sebep olması olmaması hediyelerin iadesini isteme hakkını engellemez.

    * Verilen şeylerin hediye olma sıfatı haricinde yardım veya ahlaki sebeple, iyi niyetle yardım amacıyla yapılan harcamaların bedeli istenemez. Örneğin Tedavi masrafına iyi niyetle katılmış olmak hediye değildir ve istenemez.

    *Hediye, “nişanlılar tarafından” verilen şeylerdir. Ve ölüm halinde veya ölen nişanlının mirasçıları hediyeyi isteyebilirler. Hediye anında evlilik inancının olması önemlidir.

    *Nişanın tek taraflı bozulması ile ruh halinin şeref ve itibarının zedelenmesi gibi durumlar karşısında manevi tazminat davası açılabilir. Dava nişanın varlığını ispat gerektirir. Ayrıca nişanlı ancak evli olmadıkları halde sürdürülen evlilik yaşamı sonunda erkeğin terki kadına tazminat hakkı vermez.

     Avukat Egemen ÖZGÜR

    https://www.ozgur.av.tr

    Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

     
    Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
    Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
    Toplam blog
    : 1
    Toplam yorum
    : 0
    Toplam mesaj
    : 0
    Ort. okunma sayısı
    : 106
    Kayıt tarihi
    : 12.01.18
     
     

    Müvekkillerimizin gerek açılmış gerekse de açılması istenilen dava süreçlerinde, yetkili ve görev..

     
     
    Yazarı paylaş
    • Tümünü göster