Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Kasım '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
420
 

Nışanlılık, evlilik

Nışanlılık, evlilik
 

Evlenme talebi


Ulu Önder Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan itibaren çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşma yolunda uluslar arası konjonktürdeki gelişmeleri yakından takip etmiş ve OECD, NATO gibi uluslararası örgütlenmelerin etkin bir üyesi olmuştur. Bu doğrultuda, insanlık tarihinin en büyük barış projesi olarak nitelendirilen Avrupa Ekonomik Topluluğu'nun (AET) 1958 yılında kurulmasından kısa bir süre sonra Türkiye, bundan tam 54 yıl önce 31 Temmuz 1959'da Topluluğa ortaklık başvurusunda bulunmuştur.

5 Mart 1995 tarihinde yapılan Ortaklık Konseyi toplantısında alınan karar uyarınca Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği 1 Ocak 1996 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Böylece, Türkiye-AB Ortaklık İlişkisinin "Son Dönem"ine geçilmiştir Gümrük Birliği, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile bütünleşme hedefine yönelik ortaklık ilişkisinin en önemli aşamalarından biri olarak adlandırılmış ve bunun Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerine ayrı bir boyut kazandırdığı ifade edilmiştir.

“Türkiye-AB ilişkilerinin dönüm noktası, 10-11 Aralık 1999 tarihlerinde Helsinki'de yapılan AB Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi olup, Helsinki Zirvesi'nde Türkiye'nin adaylığı resmen onaylanmış ve diğer aday ülkelerle eşit konumda olacağı açık ve kesin bir dille ifade edilmiştir.”

Helsinki Zirvesi'nde, diğer aday ülkeler için olduğu gibi Türkiye için de Katılım Ortaklığı Belgesi hazırlanmasına karar verilmiştir. Türkiye için hazırlanan ilk Katılım Ortaklığı Belgesi 8 Mart 2001 tarihinde AB Konseyi tarafından onaylanmıştır. Katılım Ortaklığı Belgesi'nde yer alan önceliklerin hayata geçirilmesine yönelik program ve takvimimizi içeren Ulusal Program, 19 Mart 2001 tarihinde Türkiye tarafından onaylanarak Avrupa Komisyonu'na 26 Mart 2001 tarihinde tevdi edilmiştir.

Katılım Ortaklığı Belgesi Avrupa Birliği tarafından, 2003, 2005, 2006 ve 2008 yıllarında tekrar gözden geçirilmiş, Ulusal Program ise, 2003, 2005 ve 2008 yıllarında güncelleştirilmiştir. Ülkemiz; Avrupa Birliği'ne üyelik yolunda kararlılığını her fırsatta ortaya koymuş, reform çabalarına da ivme kazandırmıştır. Böylece, müzakerelerin açılması için ön şart olan siyasi kriterlerin karşılanmasına yönelik uyum yasası paketleri yoğun bir şekilde Meclisten geçirilmiştir. Tırnak içinde “Temel hak ve özgürlüklerin kapsamını genişleten, demokrasi, hukukun üstünlüğü, düşünce, ifade özgürlüğü ve insan hakları gibi alanlarda mevcut düzenlemeleri güçlendiren ve güvence altına alan reformlara devam edilmiştir. Bu çerçevede 2002-2004 yılları arasında 8 Uyum Paketi, 2001 ve 2004 yıllarında da 2 Anayasa Paketi Meclisten geçirilmiştir.”

17 Aralık 2004 tarihli Brüksel Zirvesi'nde, AB-Türkiye ilişkilerinde bir dönüm noktası daha yaşanmış ve Zirve'de Türkiye'nin siyasi kriterleri yeteri ölçüde karşıladığı belirtilerek 3 Ekim 2005'te müzakerelere başlanması kararı alınmıştır. 3 Ekim 2005 tarihinde Lüksemburg'da yapılan Hükümetlerarası Konferans ile Türkiye resmen AB'ye katılım müzakerelerine başlamıştır. Yine aynı gün bir basın toplantısı düzenlenerek Türkiye için Müzakere Çerçeve Belgesi yayımlanmıştır. Böylece, Türkiye ile AB arasındaki inişli çıkışlı ilişki, çok önemli bir dönüm noktasını aşarak yepyeni bir sürece girmiştir.

Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) ile katılım müzakerelerinde 40 ay sonra 5 Kasım 2013 günü ilk fasıl, görüşmelere açıldı. Ankara, gelişmeden büyük memnuniyet duyduğunu vurguladı. Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ile birlikte Brüksel’de temaslarda bulunan AB Bakanı Egemen Bağış, “Faslın açılması mutluluk verici. Ancak kısa sürede daha fazla başlığın açılmasını istiyoruz.” dedi. Bağış, Brüksel’in Mısır’daki darbeye sessiz kalmasını, AB’nin Suriye ve Mısır politikalarını ise eleştirdi.

Son yıllardaki gerilimli AB-Türkiye toplantılarının tersine oldukça iyimser bir havada geçtiği söylene basın toplantısında Bağış, AB Komisyonu'nun Genişleme ve Avrupa Komşuluk Siyaseti'nden sorumlu Komiseri Stefan Füle ile dönem başkanı Litvanya'nın Dışişleri Bakanı Linas Linkevicius'u güldüren espriler yaptı. Füle'nin İngilizcede hem nişanlılık hem de ilişkileri derinleştirme manasına kullanılan “angajman” kelimesini sık sık telaffuz etmesi üzerine Bağış'ın, “Nişanlılık değil artık evlilik istiyoruz.” sözleri, basın salonunu dolduranları güldürdü. Bağış'ın ‘AB'nin Türkiye'ye ihtiyacı, Türkiye'nin AB'ye ihtiyacından daha fazla' söylemini de yumuşattığı görüldü. AB Bakanı, “AB'nin Türkiye'ye ihtiyacı en az Türkiye'nin AB'ye olan ihtiyacı kadardır.” dedi.

Bağış, “Türk vatandaşlarına Avrupa'ya vizesiz seyahat etme imkânı tanıyacak müzakerelerde anlaşmaya “çok yaklaşıldığını” açıkladı. 40 ay aradan sonra açılan fasıl ile birlikte Türkiye'nin 2005'ten bu yana müzakerelerine başladığı başlık sayısı 14'e ulaştı. Ancak Kıbrıs sorunu yüzünden şu ana kadar sadece bir fasıl ‘geçici' olarak kapatıldı. Türkiye ile aynı gün müzakerelere başlayan Hırvatistan, geçtiğimiz temmuzda AB'nin 28. üyesi olmuştu. 35 faslın yaklaşık yarısı Kıbrıs Rum Kesimi ve Fransa'nın vetoları yüzünden açılamıyor. Fransa, haziran ayında yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimlerine kadar vetosu devam eden 4 fasılla ilgili herhangi bir gelişme olmayacağını Ankara'ya iletti.

AB kapısında beklemekten imanı gevreyen Türkiye’nin Bakanının “Nişanlılık değil artık evlilik istiyoruz” deyişini, Ülkemiz geleneği ile değerlendirirsek, kız tarafı olarak nişanlı kızımızın evlenmesi için nazlanılması, naza çekilmesi yerine kötü özellikler taşıyan kızımızı bir an evermek isteyen ebeveynlerin tavrına benzetsek yanlış bir değerlendirme mi yapmış oluruz?

Nizamettin BİBER

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Valla AB bizi alsa alsa "Muta Nikahı"yla alır... Başka türlü umudum yok. Saygılar Sayın Biber.

Erdal Ceyhan 
 07.11.2013 20:59
Cevap :
Umudumuz muta nikahı yani diyorsun hocam:)) Valla bak bunu düşünmemiştim, teşekkürler, selamlar.  07.11.2013 23:11
 

Daha çok bekleriz biz ısrarla doğuya kaydıkça. Gerçi ortadayken de yüzümüze bakmıyorlardı, bu aşamadan sonra hiç bakmazlar artık. Evde kaldık...:))) Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 07.11.2013 19:33
Cevap :
Ayşegül Hanım, evde kaldık ifadeniz sanırım işin tam da gerçek açıklayıcı tanımı, başka taliplilerde yok yandık valla:)) selam ve saygı ile esenlikler dilerim.  08.11.2013 8:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 883
Toplam yorum
: 3748
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2677
Kayıt tarihi
: 06.06.12
 
 

Yeni dünya düzensizliğinde insan olmaya çalışan ve okuyarak ne kadar cahil olduğunu gören, olayla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster