Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Mayıs '17

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
495
 

Niyetlerimizin ışık hızında gerçeklesmesi mümkün mü?

Niyetlerimizin ışık hızında gerçeklesmesi mümkün mü?
 

Evet, Mümkün.

Evet artık mümkün...

Yüzyıllardır insanoğlunun rüyalarını süsleyen bu arzu, artık mümkün olabilecek frekansa ulaştı.

İnsanların çok büyük bölümü bu iddiaya hala çok uzak.

Bu çok doğal, çünkü yüzyıllardır öbür yaşamda rahat etmenin yolunun bu yaşamda acı çekmekten geçtiğine inandırılmış ve şartlandırılmış insan zihninin bir anda istediğini anda yaratabileceğine inanmasını beklemek tabii ki çok çok uzak bir ihtimal.

Ancak, iyi haber şu ki bu gerçeğe hazır olanların sayısı günden güne artıyor.

Bu artış belli bir sayıya ulaştığında tüm insanlığın ortak DNA yapısı bu inancı kaydetmiş olacak.

Peki hazır olmayanlara verilen bu altın bilgi onlara zarar verebilir mi?

Bu bilinç seviyesine ulaşmış insan için, hayır.

Bozonların seviyesinde ışık hızında yapılan yaratım bedenin ısınmasına yol açar.

Bu ısınma beden titreşiminin artmasından kaynaklanır.

İşte bu yüzden yerküre frekansına rezone olmak çok ama çok önemlidir.

Yerküre frekansına rezone olan bedenlerimiz, atomaltı parçacık düzeyinde odaklandığımız düşüncelerimizi bozonlar seviyesinde elektron içine yüklediğimiz taktirde düşüncelerin tezahür etmesi, yani yaşamımızda belirmesi an meselesidir.

Bozonik düzeyde, yani kuantum düzeyde oluşan bu enerji dalgalarının gözlemlendiği veya odaklanıldığı anda maddeye dönüşmesi olayıdır ki an içinde niyetlediğimiz düşünce enerji dalgalarının maddeye dönüşümüdür.

Atomun yapısının elektron ve proton gibi katı parçacıklardan meydana geldiğini bilirken, artık bu yapının kuark ve fonton yani ışıktan oluştuğunu biliyoruz.

Diğer bir ifadeyle kuark ve fotonlar düşüncelerimizin odağında elektron ve protona dönüşüyor.

 

Bu yeni bilgi ışığında, hayallerimizin gerçekleşmesi için uzun uzun olumlamalara, uzun uzun meditasyonlara ihtiyacımız kalmadı.

 

Belki bir süre daha bu zaman denen göreceli kavrama bağlı kalarak devam etmemiz gerekecek.

Çünkü dna ve hücrelerimize kaydedilmiş bu düşük frekanslı bilgilerin bizlerde oluşturduğu düşük titreşimlerin duygular yoluyla hayatımıza yansıması bir süreliğine daha devam edecek.

Ta ki hazır olanlar kendilerinde bu an içinde yaratımı hissedinceye kadar.

An içinde yaratım için öncelikle ihtiyaç duygumuzdan kurtulmamız gerekir.

İhtiyaç duymak, o niyet enerjisinin kuark formunda eksiklik bilincinin sahip olduğu düşük frekansa rezone olur ve elektron bazında düşük frekansa sahip ihtiyaç duygusuna benzer yoksulluğu yaratır.

Bu yüzden şimdi'ye odaklanmalı ve sadece geçmiş deneyimlere bağlı olan düşük enerji bağından kurtulmak gerekir.

Ardından ışık hızında yaratım seviyesine geçilir.

 

Yaşam, Sorunlarla Harcanamayacak Kadar Değerlidir!

Yazar/ Theta Master Eğitmen

Tuncay Yeşilpınar

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 194
Toplam yorum
: 19
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1176
Kayıt tarihi
: 15.05.16
 
 

Yazar/Theta Master Eğitmen Sahip olduğu sertifikalar: _Theta Master/EFT Master/Healig Codes Maste..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster