Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Temmuz '11

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
945
 

NLP uygulamaları - 1

NLP uygulamaları - 1
 

ZIPROTEK


Hepimizin hoş ve hoş olmayan anıları vardır. Beynimiz bu anıları nasıl saklıyor? Eğer bunu öğrenirsek, hoş olan anılarımızı daha canlı, duygularını daha yoğun hale getirebiliriz. Hoş olmayan anılarımız içinse, kötü duygularından kurtulup, sadece bilgilerini saklama seçeneğimiz olur. 

Çoğu karamsar insan, hoş olmayan anılarını canlı bir şekilde anımsarken, hoş anılarını soluk, belli belirsiz anımsar. Hatta onlardan hoş bir anılarını anlatmalarını istediğinizde, “Şu anda aklıma gelmiyor!” ya da “Benim hiç hoş anım olmadı ki!” gibi yanıtlar alabilirsiniz. Oysa neşeli insanların çoğu bunun tam tersi eğilimdedirler. Onlardan hoş bir anılarını anlatmaları istendiğinde, çeneleri açılır, susmak bilmezler adeta. Gördüğünüz gibi, geçmişimizdeki olayları nasıl anımsadığımızın, kişiliğimiz üzerinde belirleyici etkileri vardır. 

Eğer biz beynimize, yaşadığımız olayları, neşeli insanların yaptığı gibi anımsatmayı öğretirsek, hem kendimizi hem de etrafımızdaki insanları, onların yaptığı gibi daha mutlu hale getirebiliriz. Üstelik de beynimize ne yapması gerektiğini, sadece birkaç anımız üzerinde uygulayarak gösterdiğimizde, beynimiz diğer bütün anılarımız için aynı işlemi kendiliğinden uygulayacaktır. Bu değişim için son derece kestirme bir yoldur. Haydi deneyelim! 

Şimdi hoş olan bir anınızı düşünün. Bu anınızı gözünüzde canlandırırken ya da zihninizde tekrar yaşarken duygularınıza bakın, bu esnada nasıl bir konumda olduğunuza dikkat edin. Kendinize dışarıdan, “kendi video filminizi izler gibi” mi bakıyorsunuz, yoksa ellerinizi ayaklarınızı görüp, kendinizi görmek için aynaya bakmanız gerektiği şekilde, olayın içinde misiniz? Eğer kendinizi hoş bir anınızı canlandırırken, dışarıdan görüyorsanız, bunun tam tersini deneyin. Aynı anıyı bu kez, tekrar şimdi yaşıyormuş gibi, kendinizi içinde hayal ederek anımsayın. Bir başka deyişle olayı kendi gözlerinizle doğrudan görün. Duygularınızın yoğunluğunda bir artış görüyorsanız becermişsiniz demektir. Karamsar insanlar hoş anılarına geri dönmek “zorunda” kaldıklarında, genellikle kendilerini dışarıdan görürler. Böylece o hoş olayı anımsarlar; ama duygularını çok zayıf yaşarlar. Bu işlemi daha başka birkaç hoş anınız için de yaparak alıştırmalar yapın! Gerisini beyniniz sizin için kendiliğinden yapmaya başlar. Kısa bir süre sonra, her hoş anınızı bu şekilde anımsamaya başlarsınız. İçinde ve tekrar yaşıyormuş gibi! 

Şimdi bu işlemin tam tersini, hoş olmayan anılarımız için yapalım. Hoş olmadığını düşündüğünüz bir anınızı seçin. Bu çok kötü bir anı da olmasın tabii ki ilk başta! Bu özellikle çok önemli. Orta halli hoş olmayan bir anınızı seçin, en kötüsünü değil. Çünkü karamsar insanlar böyle durumda hemen, başlarına gelen en kötü olayı seçme eğiliminde olacaklardır. Seçtiniz mi? Peki, şimdi bu anıyı canlandırırken kendinizi nasıl gördüğünüze bakın tekrar. Olayın içinde, tekrar yaşıyor gibi misiniz? Hoş olmayan duygular şu anda yeniden ortaya çıktı mı bu anıyla birlikte? Bir iki dakika ara verin. Şimdi de, aynı hoş olmayan anıyı, bir video filmi izler gibi dışarıdan izleyin! Bu kez duygularınıza bakın. Az önce anımsadığınız şekildeki gibi güçlü olmadıklarını görüyorsanız söylediklerimi doğru yapmışsınız demektir. Şimdi birkaç hoş olmayan anınız üzerinde aynı işlemleri yaparak alıştırmalar yapın. 

Beynimiz (bilinçaltımız) sonuçlardan anlamaz, o bunu bilmez gerçekten. Sadece hangi yöne doğru hareket etmesi, hangi yolda gitmesi gerektiğine bakar. Bu yolun sonunda varacağı yer ve sonuç onu ilgilendirmez. Aynı bir taksi şoförü gibidir! Sizi gitmek istediğiniz yere götürür. “Oraya niye gidiyorsunuz?”, “Oraya gittiğinizde nelerle karşılaşacaksınız?”, “Bu sizin için iyi mi olacak, kötümü olacak?” gibi sorular sormak onun işi değildir! İşte bu nedenle bu sorulara biz yanıt verip, şoförü yönlendirmek zorundayızdır. Aklın işlevi budur. 

Ancak bir de taksi şoförünün anlayacağı dilden konuşmayı bilmemiz gerekir. Eğer onun dilini bilmiyorsanız işiniz yine oldukça zor olacaktır. İşte klasik psikolojinin tıkandığı nokta burasıdır. Bize, nerede bulunduğumuzu ve nereye gitmemiz gerektiğini gösterebilir; ancak bunu şoföre nasıl anlatacağımız konusunda en ufak bir fikri yoktur! 

NLP (Neuro Linguistic Programming), bize taksi şoförüyle nasıl anlaşacağımızın, nasıl iletişim kuracağımızın yolunu gösterir. Yukarıda yaptığımız deney, bu iletişimin nasıl olacağıyla ilgili bir örnektir. Siz bu bilgilerin ışığında, deneyip yanılma yöntemi kullanarak, kendi şoförünüzle anlaşmanın yolunu bulmanız gerekir. Bunun için, yukarıdaki deneyi gerçekten yapın! Gönlünüzce bir gün olsun hepinize! 

izzetbalci@ziprotek.com 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 75
Toplam yorum
: 13
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 1105
Kayıt tarihi
: 06.06.11
 
 

Zihinsel Programlama Teknikleri(NLP, Hipnoz, Meditasyon..vs.) alanında, uzun yıllardır araştırma ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster