Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ocak '09

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
18318
 

Nobel ödüllü 'vatan haini' (!)

Nobel ödüllü 'vatan haini' (!)
 

Nobel ödüllü yazarımız Orhan Pamuk


Orhan Pamuk'un, Şubat 2005 tarihinde İsviçre'de yayımlanan Das Magazin dergisi ile yaptığı söyleşideki: "Bu topraklarda 30 bin Kürt ve 1 milyon Ermeni öldürüldü ama hiç kimse bunları konuşmaya cesaret edemiyor", sözleri Türkiye'de büyük eleştirilere neden oldu. Vatansever ve işbilir savcılarımız hemen harekete geçti ve Orhan Pamuk bu sözlerinden ötürü Türklüğe hakaret suçuyla 6 ay ila 3 yıl hapis istemiyle mahkemeye verildi. Aslında bizim yargıçlara kalsa onu alır, bir güzel yargılarlardı ! Ama hevesleri kursaklarında kaldı. Çünkü aleyhte protestolar eşliğinde yapılan dava maalesef bütün dünyanın ilgisini çekti, hatta bazı ülkeler gözlemci avukat gönderdi. T.C. Adalet Bakanlığı onay vermeyince 22 Ocak 2006 tarihinde mahkeme yetkisizlik kararı verdi ve dava düştü. Bu sayede dünyaya rezil olmaktan da kurtulmuş olduk.

Daha sonra Orhan Pamuk 12 Ekim 2006 tarihinde Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanarak Nobel Ödülünü kazanan ilk Türk vatandaşı olarak tarihe geçti.

Dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Türkiye ilk ve tek nobel ödülü getiren kişiyi telefonla bile arayıp tebrik etmedi. Aynı Sezer, JİTEM elemanları ile birlikte 28 ayrı cinayet olayından -yargısız infaz da denilebilir- yargılanan emekli Jandarma Albay Abdülkerim Kırca'yı 23 Aralık 2004 tarihinde, 'Devlet Övünç Madalyası' ile ödüllendirmişti.

19 Aralık 2005 Cumhuriyet Gazetesi'nde yayımlanan Erol Manisalı'nın "Orhan Pamuk Nobel'i Garantiledi" başlıklı yazısı Pamuk'un ödülü almasının ardından popülerleşti ve Orhan Pamuk'un Nobeli hakkındaki olumsuz eleştiriler bu yönde gelişti. TRT'de Banu Avar'ın hazırlayıp sunduğu "Sınırlar Arasında" adlı belgeselin Pamuk'un Nobel ödülünü almasından bir gün sonra yayımlanan bölümünde Pamuk, Nobel ödülleri ve İsveç ile ilgili olumsuz eleştiriler yer aldı. Demirtaş Ceyhun hazırladığı imza metininde Orhan Pamuk'un kitaplarını "Amerikan patentli postmodern romanlar olarak" adlandırmış ve "Nobel ödülünün Pamuk'a verilmiş bir ücret" olduğunu söylemiştir.

Sıradan insanlar düzeyinde düşünen veya düşündüklerini açık açık söylemeye cesaret edemeyen kişilere aydın denmez zaten. Orhan Pamuk'da, aydın kişiliği ile düşündüklerini cesaretle söylemiştir. Söylediklerine katılırsınız, katılmazsınız. Ama aydın kişiler konuşabilmeli, konuşmalı. Doğru yol ancak bu şekilde bulunabilir. Yaptığı konuşmalar, düşünceleri tabi ki nobel ödülü almasına sebep olmuştur. Sadece güzel hikaye kitapları yazanlara değil, aydın kişiliği ile insanları, iktidarları karşısına alma pahasına fikirlerini açık yüreklilikle söylemekten çekinmeyenlere veriliyor bu ödül aynı zamanda. Bir tür cesaretlendirme de denebilir buna. Orhan Pamuk'tan bir yıl önce nobel ödüllü İngiliz edebiyatçı, oyuncu, insan hakları savunucusu Harold Pinter'e verilmiştir. Harol Pinter'de İngiltere'nin Irak'a gitmesine kesin karşı tavır almıştır. Aynı Pinter, 1985’te Arthur Miller’la 12 Eylül baskısı altındaki aydınlara destek olmak için Türkiye’ye gelmiş, Hasankeyf’i korumak için de kampanya başlatmıştı. Orhan Pamuk'u linç etmeye kalkanlar Harold Pinter için de; "kesin Hasankeyf'te petrol vardır, yoksa ne işi var burada", diye düşünüyorlardır herhalde.

Şu güzel vatanımızın tarihinde, ülkesi için bir şeyler yapmak isterken vatan haini ilan edilen aydınlara az mı rastlanıyor ? Sivas'ta aydınlar diri diri yakılmadı mı ? Nazım Hikmet bile zamanında vatan haini ilan edildi ve vatandaşlıktan çıkartıldı. Memleketi için iyi bir şeyler yapmak isteyen Aydın Menderes asılmadı mı ?

Orhan Pamuk'un İstanbul sevgisini, okuyanları bilirler. Peki Orhan Pamuk neden New York'da yaşıyor ? Nişantaşı'nda yaşasaydı da, mütevazi kişiliği ile çarşıya-pazara çıktığında kendisi sadece vatandaş gibi görebilseydik kötü mü olurdu ? Onu öldürmeyi planlayanların ses kayıtları emniyette kendisine dinletilince New York'a gitmek zorunda kalmıştır. New York rastgele bir seçim değildir. Satın aldığı ev, New York ve New Jersey’i birbirinden arayan Hudson Nehri çizgisine bakıyor. Cihangir'deki kopyası olduğu söyleniyor.

Yine de Orhan Pamuk'un sonunun, bugün ölüm yıldönümü olan sevgili Hrant Dink'e benzemediği için şanslı sayılabiliriz. Masumiyet Müzesi romanından sonraki romanının da yine Cihangir civarında geçeceğini söylüyormuş. Sabırsızlıkla bekliyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu satırların yazarı kardeşim sana birkaç sorum olacak? Orhan Pamuk ,Kürt ve Ermeni katlettiğimizi söylemese,uluslararası Ermeni yayımcıları Nobel'in O'na verilmesine izin verirler miydi? Orhan Pamuk,özgün bir edebiyatçı mıdır? İntihal ve edebi hırsızlamaları var mıdır? Yok diyorsan sana hangi romandan neler aşırdığını satır satır yazayım? Bu milletin sırtından okunmayan romanlarını satarak ABD'de sefa süreceksin,her fırsatta Türk kavramına ve Türk Milleti'ne saldıracaksın,sonra da mazlum ve mağdur rollerini sürdüreceksin. ORHAN KEMAL,KEMAL TAHİR TARIK BUĞRA,AYTMATOV GİBİLER VEFATLARINDA NE KADAR PARALI İDİ? Ya Orhan Pamuk? Acilen paraya ihtiyacın varsa ,Ermeniperest ol yeter.. saygılarımla. Naim ÖZDAMAR

Naim Bey 
 23.01.2009 18:53
Cevap :
Ermeni lobisinin gücünü abartmışsınız. Nobel komitesini etkileyebilecek güçte olduklarını sanmıyorum. Orhan Pamuk'un özgün bir edebiyatçı olduğunu, hatta romanlarının dünya edebiyatında çığır açacak öğeler, yenilikler taşıdığını düşünüyorum. İntihal ceza gerektiren bir suç ve eğer elinizde kanıt varsa lütfen bunları adli-akademik birimlere verin. Okunuyor olmanın ölçüsü nedir ? Örnek gösterdiğiniz yazarlar daha mı çok satmışlar ? Hrant Dink’ten sonra kendisini öldürmeyi planlayanların ses kayıtlarının emniyette kendisine dinletildikten sonra, güvenliği için New York'a gitmek zorunda kaldığını, bir röportajında ifade etmişti. Yasin Hayal’in yakalandıktan sonra “Orhan Pamuk’da ayağını denk alsın”, diye naralar attığını görmediniz mi televizyonlarda ? Belirttiğiniz ünlü romancılarımız (Cengiz Aytmatov; Kırgız, Türk değil!) parasız ölmelerinde Orhan Pamuk’un ne suçu olabilir ki ! Sezen Aksu’da çok güzel söylüyor ama dünya Tarkan’ı tanıyor ! Bu olay tamamen pazarlama ile ilgili.  26.01.2009 0:15
 

Bundan sonra hep, takibinizdeyim. Bana son yazdığınız yorum, biraz yumuşatmaya çalışsam da:)) oldukça bilinçli yazılmış bir yorumdu. Sizin gibi düşünen insanlar, geleceğimizi aydınlatacaklar. Teşekkür ederim.

SINIR 
 22.01.2009 18:24
 

Orhan Pamuk ile ilgili, çok yazıldı ve çizildi. Adam nobel ödülü aldı, yine de yaranamadı. Yetmedi, nobel ödülünü aşağılamalar, küçük görmeler başladı. Aslında aydın diye nitelendirdiğimiz kesim de, Orhan Pamuktan pek hoşlanmıyor. Ben daha nedenini çözemedim:) Önce alkışlandı sonra yuhlandı. E yurdum insanının vardır, bir bildiği:)) Ben de gidecem buralardan:) Rusya da yer var mı:) Sevgiler...

SINIR 
 20.01.2009 22:34
Cevap :
Orhan Pamuk'un kitaplarını ben gerçekten zevkle okuyorum. Sadece Kara Kitap çok sıkıcı gelmişti. Kar, Benim Adım Kırmızı, Beyaz Kale, Masumiyet Müzesi, hepsini gerçekten beğendim. En çok da Benim Adım Kırmızı'yı. Bu aralar Masumiyet Müzesi hakkında düşüncelerimi yazmak istiyorum. Bana göre diğer dillere çevirisi bittiğinde, dünyadan çok olumlu eleştriler alacak. Hatta iddialı olacak ama belki de edebiyat tarihine geçecek bir eser. Neden öyle düşündüğüm ayrıca bir blog ile yakında bildireceğim. Takip etmeye devam ederseniz memnun olurum.  21.01.2009 22:48
 

Edebiyat odulu bir yazara siyasi soyleminden dolayi degil eserlerinin edebi degerinden dolayi verilmeli bence ki Orhan pamuk odul aldiginda yalnizca Hollanda dahil heryerde politik soylemleri ile gundeme geldi ve eserleri hakkinda hic konusulmadi bile...Bu da Nobel odullerinin ne kadar cok tarafli oldugunu ortaya koyuyor zaten.

ozlem cavdar 
 20.01.2009 22:33
Cevap :
Aslında haklı olduğunuz bir taraf var. Ödülün adı "En Cesaretli Entellektüel Nobel Ödülü", değil sonuçta ! Fakat merak edip Nobel edebiyat ödülünü daha önce almış yazarların en ünlü romanlarını okudum birkaç tane. Tabi ki güzel şeyler yazmışlar. Ama hiçbiri aman aman edebiyat dünyasında çığır açan edebi kişilikler değil. Yeni bir şey yok yani ! Belki aydın yazarları seslerini yükseltmeye teşvik etmek, cesaretlendirmek için daha çok ülkesini karşısına alma pahasına fikirlerini söylemekten çekinmeyen kişilere veriliyordur. Ayrıca, düşünsenize, Türkiye'de Nobel'in bedavaya ne kadar reklamı yapılmış oldu ! Ben yine de Orhan Pamuk'un Masumiyet Müzesi diğer dillere çevirileri bittiğinde, dünyadan çok olumlu eleştriler alacağını düşünüyorum. Masumiyet Müzesi bana göre, dünya edebiyatında çığır açacak yenilikler taşıyor. Neler mi bunlar ? Takip ederseniz, bir sonraki blog'umda yazmaya çalışacağım. İlginize teşekkür ederim.  21.01.2009 23:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 70
Toplam yorum
: 99
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 2484
Kayıt tarihi
: 28.12.08
 
 

1992 yılından beri yurtdışında yaşıyorum. Moskova Maksim Gorki Edebiyat Enstitüsü mezunuyum. Mosk..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster