Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Nisan '14

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
535
 

Normal ve anormal kavramları üzerine

Normal ve anormal kavramları üzerine
 

Normal ve anormal kavramları, günlük hayatımızda son derece sık bir biçimde kullandığımız ve çoğu zaman bu ikisini birbirinin zıttı şeklinde ortaya koyduğumuz birbirinden farklı iki kelimedir. Bu kavramların detayına girmeden önce, Türk Dil Kurumu tarafından ifade edilen anlamalarına baktığımız vakit, “normal” kelimesinin bu makale çerçevesinde bizleri ilgilendiren iki farklı anlamının olduğu ortaya çıkmaktadır:

 

1)      Kurala uygun, alışılagelen, olağan, düzgülü, aşırılığı olmayan, uygun

2)      Aşırılığı, eksikliği ve taşkınlığı olmama, ortalama durum.

 

Kavramlar üzerinde basit bir şekilde düşündüğümüz vakit, karşımıza çıkan durum aynen bu şekilde. Ve bu durum paralelinde, en basit manasıyla varmamız gereken sonuç, olağan ya da sıradan olan şeylerin normal olarak ifade edildiği ve olağandışı ya da sıra dışı olan şeylerin anormal olarak, yani normalin zıttı şeklinde tezahür ettiği ortaya çıkmaktadır.

Oysaki bu kavramları derinlemesine düşündüğümüzde, normal ve anormal olan şeylerin insanların davranış kalıplarına göre şekillendiğini ve en önemlisi göreceli bir durum olduğu ve insanların hayata bakış açılarını yansıttığı gerçeğini çok kolay bir şekilde kavrayabileceğizdir. Bu paralelde yolumuza devam ettiğimizde görülecektir ki: “İnsanların anormal olarak nitelendirdiği birçok şeyin, onu, kendileri yaptığı zaman bu durumun normal bir nitelik kazanmasıdır. Anormalliğin normalliğe geçiş süreci, ta ki onu davranışlara yansıtıncaya kadardır.”

Bu gibi durumları daha kolay kavrayabilmek için örnekler üzerinden gidecek olursak sonuca daha kolay ulaşmış oluruz. Örneğin; araba kullanan bir kişinin dinlemiş olduğu müziğin sesini gereğinden fazla açması durumunda bu durumdan rahatsız olanlar olacaktır. Bu olayda, bu olaya sebebiyet verip gereğinden yüksek bir sesle müzik dinleyen kişinin yapmış olduğu davranış, kişinin kendisi açısından “normal bir davranış kalıbı” olarak nitelendirilecek iken; bu olayın diğer tarafında kalan ve bu olaydan rahatsız olup zarar gören vatandaşlar tarafından aynı davranış “anormal bir davranış kalıbı” olarak nitelendirilecektir. Ta ki, bunu anormal olarak niteleyen tarafın aynı davranışı kendisi yapıncaya kadar bu durum böyle devam edecektir.

Yani, şartlar olgunlaşıp da günü geldiğinde, bir zamanlar rahatsız olduğu şeyin tıpkısını bu kişinin kendisi yaptığı zaman, önceleri anormal olarak nitelendirdiği bu şey, kişinin davranışlarına aynen yansıdığı için artık normal olarak nitelendirilecektir. Çünkü normal ya da anormal olarak nitelendirilen şeyler, “göreceli” kavramının tezahüründen başka bir şey değildir. Göreceli olması da, kişilerin durumları ve\veya olayları kendi bakış açılarına ve çıkarlarına göre yorumlaması anlamına gelmektedir.

Ve aynı örnek olay üzerinde tarafların ayrı ayrı savunmaları alındığı zaman, her bireyin olaya kendi açısından yaklaştığı gerçeği belirecek ve her iki tarafın da kendi çıkarlarını maksimum hale getirebilmek için kendilerini haklı buldukları durumlar ortaya çıkacaktır. Şöyle ki:

Savunma 1: Yüksek sesle müzik dinleyen kişi, kendisine yöneltilen eleştirileri kabul etmeyecek ve kendisini haklı kılacak sebepler sunacaktır. Örneğin, bu şartlar altında, bu seviyede müzik dinlemenin kendisinin en doğal hakkının olduğunu ve bunu kimsenin sınırlayamayacağını ileri sürmesi bir savunma mekanizmasıdır. Ya da böyle bir engellemeye gidilmesi durumunda kişinin özgürlük alanına müdahale edilmiş olduğunu ileri sürmesi diğer bir savunma mekanizmasıdır. Bu örnekler kişinin kendisini bir şekilde haklı çıkarması için çoğaltılabilir.

 

Savunma 2: Bu olaydan zarar gören kişilerin rahatsızlıklarını dile getirip kendilerine saygı duyulması gerektiğini, insanların birlikte yaşamış olmasının getirdiği bazı kuralların bulunduğunu ve bunlara uyulması gerektiğini ileri sürmesi de diğer taraf açısından bir savunma mekanizmasıdır. Ya da bu kişinin arabasında dinlemiş olduğu bu müziği sadece kendisinin duyabileceği seviyede dinlemesi gerektiğini ve diğer insanların bu müziği bu şekilde dinlemek zorunda bırakılmaması gerektiğini ve bunun da bu insanların yaşam alanına dolaylı da olsa bir müdahale olduğunu iddia etmesi diğer bir savunma mekanizmasıdır. Bu örnekler tarafların kendilerini bir şekilde haklı göstermeleri açısından daha da çoğaltılabilir.

Bu olaylar göstermektedir ki; kavramlar sadece literatürde belirtilen anlamları ile düşünüldüğü vakit, çok bir şey ifade etmeyebilirler. Oysaki gerçek hayatta yaşanan olaylar ve insanların bakış açılarına yön vermeleri açısından irdelendiği vakit, aslında bahsi geçen kavramların literatürde geçtiği gibi bu kadar da basit olmadığı ve insanların davranış kalıplarına yön verip bakış açılarına göre çeşitli anlamlar kazandığı gerçeği ortaya çıkacaktır. Tıpkı insanların davranışlarına yansıtıp da yaptıkları şeylerin normal ve yapmadıkları şeylerin anormal olduğu ve bir zamanlar anormal olan bu şeyleri, günü geldiğinde davranışlarına yansıtıp da yaptıkları zaman anormal olan bu şeylerin normal bir nitelik kazanması gibi.

 

MURAT TAŞ

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kavramların sözlük anlamları dışında tartışılması nedir? Bence Felsefe'dir. Bir anlamda sizin yaptığınız da bu. Teşekkürler Murat Bey.

Erdal Ceyhan 
 25.04.2014 7:42
Cevap :
Kavramların sözlük anlamları dışında tartışılması düşünmeyi ve sorgulamyı gerektirir ki bu da sizin de söylediğiniz gibi felsefrnin ta kendisidir. Ben teşekür ederim vaktinizi ayırdığınız ve yorumunuz için. Sevgi ve saygılarımla...  25.04.2014 12:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 102
Toplam yorum
: 27
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 1376
Kayıt tarihi
: 24.06.11
 
 

Çukurova Üniversitesi Maliye Bölümü mezunuyum. 8 Nisan 1987 doğumluyum ve Adana'da Seyhan ilçesin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster