Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Kasım '10

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
645
 

Normal yaşam eşcinsel olarak da yaşanmalı

Normal yaşam eşcinsel olarak da yaşanmalı
 

Travestilerde Ölüm Korkusu


Felsefeci’nin bu konudaki bakış açısına katıldığımı söyleyerek başlamak istiyorum yazıma… Benimki daha çok toplumun bakış açısını eleştiridir baştan belirteyim…

-Ülkemizde yaşayan her yetişkin erkek ve kadın bu toplumun görünmez tarafında ne çok gaddarlık, kurnazlık ve çürümüşlük olduğunu çok iyi bilir… Kimse kendi çocuğunun kullanılmasını istemez… Eşcinsel ilişki yaşayanların büyük çoğunluğunun geçmişinde tecavüz ve alıştırma/alışma yattığı gerçeğine ulaşmıştır çoğu kişi kendiliğinden… Kullanma, her tür hakareti de özgür kılar o kişiye karşı… Aynı zamanda kötü yaşam tarzı ve fahişeliktir o yaşam biçimi… Genç erkek çocukları, kızlar kadar korunmaya alınır aileler tarafından… İşte hiçbir ebeveynin kabul edemeyeceği gerçek budur... Ortalığa saçılan, fahişelik yapmak zorunda kalan, horlanan, aşağılanan, asla geri dönüşü olmayan alışkanlıkları da içinde barındıran bir yaşam tarzıdır asıl gözünü korkutan ebeveynlerin gözünü… Üstelik can güvenliği sürekli tehlike içindedir… Böyle bir yaşama iten neden ne olursa olsun lanetlenir insanın kafasında… O yüzden hastalıkla eş değer görülür…

-Burada şunu da açıkça söylemek gerekir, teşhir etmeden yaşanması kabul edilebilir birçok aile içinde(?)… Zaten bunu denememiş kimse yok ki denilerek geçiştirilir(?)… Yeter ki ortalığa saçılmasın, bilinmesin, o alemden uzak durulsun, işinde gücünde olsun çocuk(?)… Oysa ezilmeyen, başarılı ‘’paşalarına’’ saygı duymayı bilmiştir bu toplum, üstelik de aileleri onlarla gururda duymuştur(!)… Galiba bir iki yüzlülük akıyor yüzümüzden…

-Bu mesele diğer batılı ülkelerden daha trajiktir ülkemizde… Batı da olaylara kişisel tercih, birey özgürlüğü olarak nispeten bakılabilir… Oysa ülkemizde çocuk (yaşı ne olursa olsun), ve kadın ailenin namusu olarak algılanır… Çocuğa ve kadına, mülkiyeti aileye ait olmayı doğal karşılayan bir bakış açısı egemendir… Bunu kişinin yaşı ile de sınırlandıramazsınız üstelik… Bizde o yüzden batılı kavramlar işlemez, mutlaka altında tecavüz ve kullanma aranır…

-Batılı ülkelerde ‘’normal (?)’’ cinsel özgürlük nispi olarak çözülmüştür… Oysa ülkemizin en temel bireysel sorunu cinselliktir… İnsanlarımızın bazıları (azınlık demek ne kadar doğru olur bilmiyorum) açlığını hayvanlarla, kendi cinsinden küçük ve savunmasız insanlara tecavüzle, ensest ilişkiler ile doyurmaya çalışıyor… Araştırılsa aklın alamayacağı bir toplumsal sorunla karşı karşıya olduğumuzu sayılara dökebiliriz… Hani derler ya çürüme başladı diye… Bilmek lazım çürüme başladı mı yoksa kapalı toplumlarda zaten çürüme doğal mıdır? Ortalığıma dökülüyor bu çürüme… Bu kadar yaygın bir talep vardır aynı zamanda eşcinsellere… Bunun adı aslında biseksüel bir toplum yapımız var demektir… Eşcinselliğe aktif katılanları böyle değerlendiriyorum ben…

-Keşke bu tartışmayı aile gözüyle değil, eşcinsellerin görünmek istediği, yaşamak istediği gözle yapabilseydik... Yani onların nasıl bir ebeveyn ve aile istediklerini de bilseydik… Yani onların cinsel kimliğinin dışında bizlerden hiç farklı olmadığını başka nasıl anlayabiliriz… Cinsel kimlik karakter değildir, bunu anlardık en azından… Onlarda solcu, onlarda sağcı, yurtsever, hırlı ve hırsızdır… Cinsellik kimlik değildir, üçüncü kişilik değildir, sadece ve sadece yatakta kimi istediğinin şeklidir… İşte o zaman onları hastalıklı gören bakış açılarının ne kadar hastalıklı olduğunu görürdük… Aynı zamanda da onlara hasretliğini bu toplumun onların ağzından dinlemiş olurduk(!)… Aile gözünden olunca egemen ideoloji pekişmiş olacak , korkum bu…

Şimdi bir oğlu ve bir kızı olan bir baba için benim diyeceğim ne olabilir? Sanırım o yaşam biçimini asla kabul edemezdim… Çocuklarımın bırakın ezilmesine, yüzlerinin asılmasına tahammül edemezdim… Fakat istedikleri cinsel kimliği yaşamalarına da engel olmazdım… Zaten hep gülerim bu tür ahkam kesmelere; Yahu istesek olabilirmişiz gibi… O yüzden bize düşen görev, o yaşam tarzına aramızda yer açmak olmalıdır… Onlar ‘’normal’’ yaşam tarzını bu şekilde yaşamak istiyorlar hepsi bu… İtilmeden kakılmadan, ve gerçek üretimde çalışarak ..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Üstelik H.D. gibi popcorn cinsellik üzerine ahkam kesen bazı doktorlar eşcinsel oğlunuzu bana getirin onları düzeltiyim derken , aşılması gereken çok konu var bu ülkede.

Matmazel Kokoş 
 08.11.2010 14:52
Cevap :
Hoşgeldin Matmazel... Onlardaki ''Normal olma faşistliği'' gözüne göre normala uymayan hastalık zaten... Onlara şifa dilemekten başka çaremiz yok.  08.11.2010 16:45
 

Eşcinsellerin özgürlüğü ve rahatça yaşadığı bir hayattan söz etmişsiniz ama eşcinselliği bir hastalıkla eşdeğer gören ve tecavüz sonucu ortaya çıkan bir olgu olarak görmüşsünüz. Katılmıyorum, katılamıyorum.

Buğra TOKMAKOĞLU 
 04.11.2010 20:24
Cevap :
Günaydın... Öyle anlaşıldıysa özür dilerim... Ben ülkemizde böyle anlaşılıyor, çünkü çok yaygın demek istedim... Oysa Batıda ise bireysel tercih ve kişisel özgürlük olarak algılanıyor arasındaki farkı vurgulamaya çalıştım... Doğrusu Batıdaki anlayıştır...  05.11.2010 9:28
 

Bloguna önce yorum yazmamayı düşündüm sonra vazgeçtim, neden mi? Toplumumuz gerçeği olan olayı konuşmaktan, irdelemekten çekiniyoruz. Olayın bizzat içinde olan kişiler, "yaftalanmaktan", toplum dışına itilmekten korkuyorlar. Bir programa katılacaklarında yüzlerine mask takıyorlar, kendilerinin teşhir edilmesini istemiyorlar, sıkıntı duyuyorlar, "BENİ ANLAMIYORSUN" diyorlar...Anlatmaya çalışıyorlar, "kökten halledemediğim sorunum" diyorlar ve tekrar "beni anlamıyorsun" diyorlar...Mutsuzlar, karşı cinse sevgi duyamıyorlar..Böyle olmalarının en büyük sorumluları "aileleridir"...Zamanında gerekli bilgi ve ilgiyi esirgemişler...Evlatlarının "yanlış tercih" yaptıklarını sonralardan öğrenmişlerdir. Öğrenince de "örtbas etmek" yoluna gitmişlerdir. Yazık değil mi o evlâda? "Tercih ettiği yaşantısını serbestce yaşasın" diyorsun ama, ben sen kabullensek de toplum olarak buna hazır değiliz...Sonra sağlık konuları daha öne çıkar. Tedavi merkezleri çözümdür bence...Ablasından selamlar Kuyucak'a.

Yurdagül Alkan 
 03.11.2010 19:50
Cevap :
Sağ olasın katkıda bulunduğun için... Eşcinsellerinde cinsel kimlikleri ile yaşabildiği bir ülke istiyorum ben... Aslında TÜM ÖTEKİLERİN demek gerekiyor...  04.11.2010 15:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 615
Toplam yorum
: 1395
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 929
Kayıt tarihi
: 25.06.10
 
 

1959 Denizli doğumluyum.. İ.Ü. İktisat Mezunuyum.. Emekliyim ve hala çalışıyorum.. Yaşam bizden önce..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster