Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Eylül '14

 
Kategori
Satranç
Okunma Sayısı
97
 

Notasyon

Notasyon
 

Ercan Ersoylu, genç sporcularla açılış hamlesini yapıyor.


Keşan Atatürk Kapalı Spor Salonu'nda gerçekleştirilen 12. Uluslararası Kültür ve Turizm

Festivali Satranç Turnuvası (23 Ağustos 2014) ödül töreni ile sessiz sedasız sona erdi. Törene

Türkiye Satranç Federasyonu Başkanı ve FIDE Asbaşkanı Gülkız Tulay, Keşan Belediye

Başkanı Mehmet Özcan ve belediye yetkilileri ile az sayıda Keşanlı satranç sever katıldı.

Turnuvada Türkiye’den 223, Gürcistan’dan 5, Azerbaycan’dan 2, Suriye’den 2, İran’dan 1,

Irak’tan 1, Ürdün’den 1, Türkmenistan’dan 1, ABD’den de 1 yarışmacı yer aldı. Turnuvanın

şampiyonu 6 puana sahip averaj üstünlüğünü de elinde bulunduran Türkmenistan'dan

GM Handszar Odeev olurken, Gürcistanlı sporcular IM Iveri Chighladze ikinci, IM Giga

Quparadze üçüncü oldu.

Turnuvanın açış konuşmasında Keşan Belediye Başkan Vekili Ercan Ersoylu'nun tespitleri

dikkat çekti:

Satrancı, kişinin sabrı ve zekâsıyla yönlendirilen bir spor olarak tanımlayan Ersoylu,

turnuvaya ilginin her geçen yıl arttığını söyledi.

Ersoylu, yarışmacılardan Keşan’da hoşça vakit geçirmelerini ve Keşan'ı yakından tanımalarını

istedi.

Keşan Belediyesi olarak bu yıl uluslararası çaptaki turnuvanın 12.sini gerçekleştirdiklerini

bu nedenle hem mutlu hem de gururlu olduklarını, yarışmacıların sabır ve zekâlarının en üst

seviyelerinde yarışmalarını temenni ettiklerini, ayrıca hakemlere ve turnuvada emeği geçen

herkese şükran duygularını ifade etti.

Turnuva Başhakemi Fatma Yılmaz, turnuvaya katılan en küçük satranççı 7 yaşında olan

Mekan Geldymuradov, en yaşlı satranççı da 65 yaşındaki Nail Odabaşı olduğunu açıkladı.

Düşünme süresi 90' + 30" / Hamle ve 9 Tur üzerinden yapıldığı, turnuvada FIDE ve TSF

Satranç Yarışmaları Yarışma Prosedürü hükümleri geçerli olduğu, Türk sporcularda 2013-

2014 sezonu vizeli lisans şartı arandığı, yarışmanın, geçerli bir pasaporta sahip FIDE ID’si

olan yabancı sporcuların katılımına açık olduğu. Başvuruların http://kesanopen.tsf.org.tr

adresindeki çevrim içi başvuru şekli ile kabul edildiği, katkı payları, kayıt-kontrol masasında,

kayıt-kontrol işlemleri sırasında ödendiği, her yaştaki; unvanlı sporculardan, engelli

sporculardan ve lisans ili Edirne olan sporculardan turnuva katkı payı alınmadığı. 1998

ve sonrasında doğan genç ve küçük sporculardan katkı payının yarısı alındığı. Turnuva

katkı payının 50 TL olduğu, yani turnuvanın bütün kurum ve kurallarıyla objektif olarak

uygulandığı görüldü.

*

Hakem değerlendirmelerine kısaca baktığımızda; daha çook yolumuzun olduğunu! Ne yazık

ki ödüllerin neredeyse tamamını yabancıların aldığını, Türk sporcularıyla ilgili olarak geçmiş

senelerde yaşanan durumun maalesef ki pek değişmediğini söyleyebiliriz.

Bunun sebeplerinden birincisi eğitici faktörü ya da eğitim faktörü olduğunu görmek zor değil!

Turnuvanın yanı başımızda düzenlenmesinin bir kazanımı olarak; yabancıları izlediğimizde

farkı çok net bir şekilde anlayabiliyoruz.

Yabancılar, gece gündüz demeden günün her uygun anında satranç çalışıyorlar.

Daha maç biter bitmez "Başım çok ağrıdı" demeden hemen maçın analizini yapmaya

gidiyorlar.

Sudan sebeplerle kaçmıyorlar.

Öğrendik ki satranç turnuvalarına katılan bir oyuncu bunu gönülsüz de olsa yapmak zorunda.

Bir diğer sebep "Disiplin" faktörü:

Birçok sporcumuzun disiplinli olduğunu söyleyebilir miyiz?

Ne yazık ki hayır!

Turnuva hakemlerinin gözlemi çok ilginç:

"Maç başladı. Türk oyuncunun rakibi Gürcü, daha maç başlamadan gelip masasına oturdu.

Bizim Türk sporcu ortalarda yok! Bekleme süresi 30 dakika. Bizim sporcumuz bu sürenin

20 dakikasını kullandı. 1 saat 10 dakikadan az bir süre kalmıştı ki masasına geldi. Sonra

ne mi oldu? Zaman sıkışması yaşadı hızlı hamleler yaptı ve kaybetti. Yenebilir miydi?

Yenemese bile berabere kalabilirdi ama olmadı. Olması da beklenemezdi. En azından ben

beklemiyordum."

*

Turnuvada hep kötü müydük? Hayır!

Gelecek için umut veren olaylar da gözlemlendi:

Satranç oynamak güzeldir ama zevk alabilmek için satranç hamlelerini yazmayı ve okumayı

öğrenmek gereklidir, buna "notasyon" deniliyor.

Minik sporcuların özellikle notasyon yazmada birbirlerine içtenlikle yardım etmeleri,

görülmeye değer iyi bir olay olarak hakem kayıtlarına geçti.

Turnuvada sergilenen ve önemli usta oyuncuların hamlelerinin kaydedildiği maçlar oldu.

Eğitimli velilerin özellikle genç sporculara büyük yararı dokunmaktadır. Çocuğuna aşırı

baskı yapmayan, ne pahasına olursa olsun kazanmak uğruna çeşitli hilelerin yanlış olduğunu

öğütleyen, “Maçı kazan da nasıl olursa olsun!” demeyen velilere rastlamak güzeldi.

* * *

Umudu gerçeğe çevirmek için tatil dönüşü ne yapmalı da ülkemizde çok daha üst düzeyde

satranççı ve disiplinli nesil yetiştirmeyi başarmalı?

Sorunun cevabını satranç antrenörü Sevgili Derya Özkan veriyor:

"Bir turnuva daha geride kaldı. Yeni dostluklar kurduk. Yeri geldi çalıştık, yeri geldi

eğlendik... Turnuva sonunda normlarımızı aldık... Yeni ufuklara yelken açmak için artık her

şey tamam. Bekle bizi ulusal sınav!"

Demek istediğimiz; başarıda anne baba faktörü önemli, çocukların başarısında en büyük pay,

kuşku yok ki ebeveyndir. Katılımın yeterli sayılara ulaşması, turnuvalara katılımın giderek

artması ve gözlemlenen iyi sonuçlar elbette federasyon, hakemler ve yetkililer kadar veliler

sayesinde olmaktadır.

Yeni ders zilinin çaldığı bu günler daha disiplinli, daha çalışkan bir nesil için yepyeni bir

fırsat değil midir? 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 268
Toplam yorum
: 141
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 987
Kayıt tarihi
: 19.11.12
 
 

Evli, 2 evlat babası, 1965'te doğdu, inançlı, müziksever, insansever, yurtsever, iyi yüzer, ünive..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster