Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Kasım '12

 
Kategori
Müzik
Okunma Sayısı
307
 

Nüans

Nüans
 

Kemeraltı Çarşısında gezip dolaşmaktan bitap olmuş bir vaziyetteyken duyduğum müzik sesi bir anda yorgunluğumu aldı. Dikkatimi çekecek kadar iyiydi. Gayri ihtiyarı sesin geldiği tarafa yöneldim.

Sokakta Konak Belediyesine ait küçük bir sahnede 3 tane pırıl pırıl genç müzik yapıyordu. İnsanlar bu  müziğe kayıtsız kalmamış ve hemen sahne karşısında yoğun bir kalabalık oluşturmuşlardı.

Günün planlarından bir anda vazgeçtim ve hemen kalabalıkta yerimi aldım. İnanılmaz güzel bir performans sergiliyorlardı.

İzleyenler ‘Geçiyordum uğradım’ durumundan çıkmış konsere gelmiş havasına girmişlerdi. Çoluk çocuk, genç yaşlı, kadın erkek demeden şarkılara eşlik ediyor dans ediyorlardı.

Sonuna kadar kaldım ve bu güzelliği sonuna kadar izledim. Çok eğlendim. Öğrendim ki, izleyiciye bu keyfi yaşatan gençler ‘NÜANS’ grubuymuş.

Onlarla yaptığımız sohbeti, soru cevap şekline dönüştürmeden, heyecanlarını size tam olarak yansıtabilmek adına söyleşiyi olduğu gibi yayınlıyorum.

OZAN ÇOBANOĞLU

30 Ağustos 1981 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bilimleri mezunuyum. On yıldır müzik yapıyorum. Çeşitli gruplarla çalıştım. Pop müzik yapıyoruz.

Fettah Can ve Sıla hayranıyım. Aslında en büyük hayalim Fettah Can ile aynı sahneyi paylaşmak.

Şu an  çeşitli mekanlarda ve Konak Belediyesine bağlı etkinliklerde sahne almaktayız.

Kendime ait bir single albümüm var. Albüm adı ‘SEN’

Yeni bir albüm hazırlığı içerisindeyim.

İleriye yönelik müzik çalışmalarım olacak. Kaliteli biraz Akdeniz havası halinde besteler yapıyorum ve bunların çalışmalarını hazırlayıp albüm içinde kullanıp piyasaya çıkarmayı düşünüyorum.

Bir yandan müzik öğretmenliği yapıp diğer yandan da kendi işimle müzikle uğraşmak istiyorum.

İdolüm, Candan Erçetin…

Benim için şarkı söylemek, söylediğin her şarkıya yorum, his katmaktır. Gördüğüm kadarıyla bazı sanatçılar bağırarak şarkı söylemeyi marifet sayıyorlar. Ama, bağırmak ne kadar doğru?

* Önemli olan şarkı söylerken kendi yorumunu katmak.

* Her türlü eleştiriye açık bir insanım ama eleştirinin doğruluğu önemlidir.

* Yerel televizyonlarda  canlı yayına çıktım.

* TV35, EgeTV, Kanal48 çıktığım programlar.

Albümde olacak bestelerin adı,

* Geri dönüşü yok

* İyi ki varsın

* Sen

* Kalp ritmim

* Öyle değilmiş

‘Kalp Ritmim’ şarkısına klip çekilecek.

Albümü kendi imkanlarım dahilinde çıkarıyorum. Plak şirketleri ile görüşmeler halindeyim.

Solist’im ama gitar ve piyano çalıyorum.

Müzisyenlik ailemden gelen birşey. Babam piyanist. 8-9 yaşındayken programlara giderken beni de götürürdü. Ben hem darbuka çalar hem şarkı söylerdim.

10 yaşında şarkı yarışmasında 1. oldum

10 yaşından beri org çalıyorum. Daha sonra gitar ve üniversite ile klasik  piyano eğitimi aldım.

Grup olarak hepimiz Galatasaraylıyız. Genellikle maç olduğu günler çalışmamayı tercih ediyoruz.

Aslında boş zamanlarımızı futbol ile değerlendiriyoruz diyebiliriz.

Onun haricinde kendi adıma  gezmeyi sevdiğimi söyleyebilirim.

Hayatımın yüzde 70’i müzik ile dolu. Kalan bölümünde gezmek ve seyahat etmek dışında evimde oturup dinlenmeyi tercih ediyorum.,

Daha çok sessiz sakin yerlerde vakit geçirmeyi seviyoruz.

Nargile içmek en büyük keyiflerimizdendir.

Yaptığımız her işte gittiğimiz her işte kendi çabalarımızla  bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Sponsor arıyoruz ama bulmak o kadar kolay olmuyor.

Menajerlere malzeme olup kendimizi kullandırmak istemiyoruz.

Müziği ticarete dönüştürüp satan insanlardan hoşlanmıyoruz. Yani,  parası olan kendini bir şey sanan her insana dijital dünyayı kullanarak albüm çıkarmalarına hoş bakmıyoruz.

Müziğimiz kaliteli,  yaptığımız iş iyi ama ne eksik? PARA!

İşte bu yüzden çok zorlandığımız durumlar oluyor. Aslında her şeyin farkındayız. Bu çarkın bir parçası olmak istiyoruz ama BİZ olarak, NÜANS olarak. Yoksa kendimizi çok iyi pazarlarız ama o zaman BİZ olamayız…

Hedefim; müzikte kalıcı olmak, kendi yapmış olduğum besteleri konserler ile insanlarla paylaşıp hep bir ağızdan söylemek, Türkiye’ye ve dünyaya kendimi kanıtlamak, bu ülkede bir tane daha Ozan Çobanoğlu olduğunu ve tabii ki her konuda daha iyi olduğumu göstermek.

ozziiyy48@windowslive.com

NACİ AÇAR (Keman)

28 Şubat 1988 Tire doğumluyum. Müziğe hobi olarak başladım. İlk olarak 2 yıl mandolin çaldım. Daha sonra 2 yıl keman eğitimi aldım.  2 yıl klasik müzik eğitimi aldım. Daha sonra Türk müziğine ilgi duymaya başladım. Çeşitli korolarda yer aldım. Bu korolar sayesinde bazı sanatçılarla çalışma fırsatı buldum. (Umut Akyürek, Halil Karaduman)

Müzik dışında bir bölüm okuyorum. (Coğrafya) Ama coğrafyayla ilgili çalışmak istemiyorum. Müzikte ilerlemeye kararlıyım.

Müzik sayesinde birçok insanla tanıştım.

Müziğe ailem sayesinde başlamıştım. Ailemde müzikle uğraşan yok ama babamın sesi güzeldir. Türk müziğine babamın sayesinde ilgi duymaya başladım.

Kemanı öğrenmemde Adnan Tanç öğretmenimin büyük emekleri olmuştur.

Türk müziği hakkında birçok şeyi Halil Altınköprü hocamdan öğrendim. Bu günlere gelmemde büyük etkileri olmuştur.

İdolüm, Turay Dinleyen

Her tür müziği dinliyorum çok ayırt etmiyorum.

Güçlü kadın seslerini çok seviyorum. Candan Erçetin, Sıla bu isimlerin başında geliyor.

70’li 80’li yıllarda yapılmış besteleri çok seviyorum.

Her geçen gün enstrümanımı geliştirmek istiyorum. 

Okul bittikten sonra keman eğitimi almayı düşünüyorum. Çünkü müzikle uğraşmayı çok istiyorum. Biliyorum ki ancak müzikle uğraşırsam mutlu olacağım.

Hedefim, daha geniş kitlelere ulaşmak, kaliteli ve kendi istediğim işlerde yer almak.

NÜANS adı Konak Belediyesine bağlı çalışmalara başladıktan sonra çıktı.

Hikayesi; Konak Belediyesi bizden grubumuz için isim istiyordu, aslında ismimiz vardı ama gruptaki birkaç eleman devamlı değiştiği için yeni isim olarak  NÜANS adını sadece içinde müzik olarak değil de doğada var olan tüm güzellikleri düşünerek ismimizi koyduk. NÜANS adı bizim şansımız oldu. Ve çok garip ama bizi aradıklarında hep NÜANS’I sordular. 

naciacar@gmail.com

ERCAN UÇER

Takvimler 1984 yılının 23 ünü gösteriyordu. Soğuk bir aralık akşamı doğdum. Çocukluğum oyuncaklar ve çizgi filmlerle geçti. 2 yaşında çizime başlamıştım. İlk çizdiğim karakter de Pinokyo idi. O zamanlarda bende gelişmeye yüz tutan bu çizim çılgınlığının, hayatım boyunca beni ele geçirecek bir virüsün belirtileri olduğunu yeni yeni anlıyorum. Standart bir ilk okul maceram oldu. Orta okul'u İzmir Özel Türk Kolejinde okudum son sene TED Özel Aliağa Kolejine gittim. O sene babamın gençliğinden kalma bir gitarı çalmaya başlamıştım. Karşıma çıkan bir kaç aşamalı yetenek sınavlarını geçtikten sonra kendimi Işılay Saygın Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi'ne yerleştirmeyi başarmıştım. Müziğe olan hevesim, lisede resim bölümünde okuyan bir öğrenci olarak müzik grubu kurmamı sağlamıştı. Müziğe olan keşfetmelerimin lise yıllarında verdiğimiz konserlerle başladığını söyleyebilirim. Liseyi de başarıyla bitirdikten sonra esas branşımla ilgili çalışmalarıma yurt dışında bir kaç freelance tasarım işleri alarak devam ettim. İlk deneyimim California eyaletinde bir animasyon şirketi için karakter tasarımları yapmakla başladı. Daha sonra tasarım kariyerim Amerikanın bir kaç eyaletindeki şirketlerde İllüstratörlük yapmak ve çeşitli Çizgi Film Animasyon alanlarına katkı sağlamakla devam etti. Bu arada yeni yeni tanıştığım bazı enstrümanlara inanılmaz heves ediyordum, heves etmekle kalmayıp bir şekilde onları alıp repertuarıma ekliyordum. Tasarım ve müzik arasında gidip gelmem bende sonu olmayan bir açlık oluşturdu. Daha sonra Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümünü kazandım. Üniversite yıllarım biraz zor geçse de çalışma hayatı, müzik, spor ve eğitim hayatını bir arada yürütmekten mutluydum. Bu zamana kadar kurduğum bir çok grubun yanı sıra kurulan bir çok grupta da yer aldım. Şu an odamda 23 adet enstrüman ve yatağım bulunuyor. Düzenli bar programını bitirmiş ve kendi mesleğimle yoğun şekilde hayatımı sürdüren biriyim. Ama müzik asla vazgeçemeyeceğim bir tutku benim için. Tasarım ise her anlamda ve alanda tutkularımı harekete geçiren bir silah. Şimdi bir şirkette Tasarımcı ve İllüstratör olarak çalışıyorum ama ofiste masamın üzerinde enstrümanlar duruyor, tasarımda çıkışı bulamadığım zaman biraz müzik hemen önümü görmemi sağlıyor.

Örnek aldığım ve dinlemekten büyük keyif aldığım isimler arasında Sting, Eric Clapton, Elton John gibi isimler sayabilirim. Grup olarak Pink Floyd, Dire Straits, Deep Purple, Jethro Tull. 

Boş zamanlarımda bolca okurum, daha da bolca çizerim, spor yaparım.. Kısaca pek boş zamanım olmaz olduğu zaman da bunu en iyi şekilde değerlendirmek için elimden geleni yaparım, eğlenirim çok. 

İleride kendi tasarım ofisimi açmak istiyorum. Markalaşmak ve farklı noktalarda markamı tanıtmak istiyorum,  arka odasını da izole bir stüdyo yapmayı düşünüyorum :)

Canım sıkıldığı zaman da kendi kendime videolar çekerim. Youtube'a Ercan ÜÇER- YEKE YEKE yazıp aratırsanız bunlardan en eğlenceli olanını izleme şansını yakalayabilirsiniz.

sharlo89@gmail.com

NÜANS elemanları Ozan Çobanoğlu'na, Naci Açar'a, Ercan Uçer'e teşekkür ediyorum. Yolunuz açık olsun.

:) Sefalar getirdiniz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

inanmalısın hepsini okudum:(

yasal serseri 
 27.11.2012 9:27
Cevap :
:) sana inanıyorum.  27.11.2012 12:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1930
Toplam yorum
: 7351
Toplam mesaj
: 429
Ort. okunma sayısı
: 643
Kayıt tarihi
: 11.11.06
 
 

  Hayatı ciddiye almam, emeği çok ciddiye alırım. Dünyanın en vazgeçilmez üçlüsü; çocuklar, çiçek..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster