Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Haziran '17

 
Kategori
Alternatif Enerji
Okunma Sayısı
272
 

Nükleer Enerji nedir 2: İstemezük çevrecileri

Nükleer Enerji nedir 2: İstemezük çevrecileri
 

Son yirmi otuz yılda yeni bir grup peyda oldu. Kendilerine  “Çevreci” diyorlar. Sonrasında pek çok insan da kendini bu şekilde tanımlamaya başladı ve bu söz gittikçe entelleşmenin bir alametifarikası haline geldi. Peki, nedir çevreci olmak? Çevreye karşı duyarlı olmak diye düşünebilirsiniz.

Bugünlerde gördüğümüz çevreciler ise bu tanımın biraz dışına çıkıyor. Şu anda çevreci demek “İstemezük!” demek. Peki, neyi istemez bu çevreciler. İtiraz ettikleri şeylere bakınca tutarsızlığın büyüklüğü de meydana çıkıyor.

En başta çevreciler nükleer santral istemez. Allah muhafaza patlar da cız eder adamı. (Ermenistan’daki tarihi eser olmasına rağmen hala çalışan santral o kadar da tehlikeli değildir mesela bizler için. Sonuçta Ermenistan sınırı kapalı, geçişler de yasak. )

Çevreciler havayı kirlettiği için termik santrallere karşıdır. Doğayı tahrip ettiği için hidroelektrik santralleri hiç sevmez, sürekli HES eylem yaparlar. Doğal gaz santralleri de başlı başına çevre kirliliğidir. Tek bildikleri varsa yoksa yenilenebilir enerji. Geçenlerde Amerika’daki bir güneş santralinin parlamasıyla kuşları kendine çektiği ve onları yakarak öldürdüğü tespit edilmiş. Ama bu çevrecilerin çok da önemsediği bir şey değildir. Rüzgâr santrallerinin çevredeki rüzgar akışını bozduğu, toprağı ve gölleri olumsuz etkilediği de söyleniyor ama kimin umurunda.

Konu enerji olduğunda ideal bir çözüm olmadığı aşikâr. Enerji çeşitliliğinin de olmazsa olmaz bir ihtiyaç olduğunu göz ardı edemeyiz. Yani sadece tek bir alternatife yüklenmek bütün yumurtaları bir küfeye koymaktan başka bir şey değil. Hal böyle olunca bu çevrecilerin derdi ne olabilir?

Yine söz “İstemezük!” zihniyetine geliyor. Küresel güçler çevrecilik adı altında devletlerin önünü kesmenin kolay bir yol olduğunu keşfetmişler. Oldukça duygusal, geniş kitleleri etkileme potansiyeline sahip, reel temeller bulunabilecek bir saldırı alanı. Türkiye de her türlü enerji hamlesinin karşısında bu grupları buluyor. Çevre eylemi yaparken çevreyi yakıp yıkan gruplardan bahsediyoruz.

Bu grupların aşırı kasıtlı eylemleri, gerçekten dikkat edilmesi gereken hassasiyetlerin bile göz ardı edilmesi ile sonuçlanıyor. Türkiye barajlar da yapıyor, rüzgârı, güneşi de kullanıyor, nükleere de geçiyor, yerli kömür santrallerine de ağırlık veriyor ve son olarak doğal gaz aramaya da devam ediyor.

Çevrecilere rağmen değil tüm bunlar... Çevrecileri yok sayarak yapılıyor her şey... Çünkü onlar eleştiri haklarını kurugürültüde boğuyorlar!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 164
Kayıt tarihi
: 17.05.17
 
 

Politika, ekonomi, dinler ve gündemle ilgileniyor.  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster