Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Kasım '07

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1647
 

Nükleer santraller ve Uzun Mehmet

Nükleer santraller ve Uzun Mehmet
 

Uzun Mehmeti duymayanınız yoktur. Ama ben yine de kısaca bahsedeyim.

"Uzun Mehmet, 2. Mahmut Döneminde askerliğini bahriyeli olarak yapmış Zonguldaklı bir gençtir. Çıktığı seferlerde, komutanlarının bahsettikleri şeyler aklında yer eder. Kullandıkları araçların yakıtlarının kömür olduğunu ve bunun da İngiltere'den alındığını öğrenir.

Bu deniz subaylarının söylemlerine dayanarak, Padişah 2. Mahmut'ta bir genelge yayınlayarak, ülke çapında kömür aranmasını ve bulana mükafat verileceğini duyurur.

Askerliğini bitiren Mehmet'de köyüne döner ve yılmaz azmiyle aramalara başlar. Memleketinin taşı topraşı kara elmas kaynayan Mehmet çok geçmeden damarı bulur.

Uzun Mehmet, mevsimin hasat sonu olması sebebiyle tarlasından kaldırdığı zahiresini öğütmek için Ereğli'de Köseağzı denilen bir mevkide değirmene gitmiş ve o gün değirmenin çarklarını çeviren derenin kenarında gezerken sel sularının sürüklediği moloz yığınları arasında taş kömürü parçalarına rastlamıştır.

Uzun Mehmet, değirmenin ocağında bulduğu bu taşları yakarak kömür olduğunu iyice anladıktan sonra, dere boyunca, günlerce süren zahmetli bir araştırma sonunda Zonguldak bölgesinin ilk taş kömürü damarını bulmuştur.

Bir Türk Gencinin gayretleri neticesinde zonguldak bir maden kenti olmuş ve ülkemizde uzun yıllar kullanacağı bir enerji kaynağına kavuşmuştur".

O günlerden bu günlere geldiğimiz yere bakalım:

Enerji açığımız var, bu açığımızı enerji ithal ederek kapatmaya çalışıyoruz. Büyük hidroelektrik santralleri kuruyoruz, ihtiyaçlarımızı karşılasın diye. Doğal gaz satın alıyoruz. Ama yetmiyor. Kömürden enerji sağlamak için termik santrallerimiz var, onlar da yetersiz.

Enerji pahalı, vatandaş zam gelecek korkusuyla mıdır? Yoksa soğuklardan mıdır? Tir tir titriyor.

Böyle bir zamanda, yeni çözümler bulmamız gerekiyor. Yeni ve yüksek verimli çözümler.

Düşünülüyor, ince hesaplar yapılıyor ve Nükleer Santrallerin sorunu çözeceğine karar veriliyor.

2007 yılındayız 21. yüzyılda yani. Dünya, daha önce onlarca Nükleer Santral kullandı, enerji ihtiyaçlarını karşılamak için. Hala da kullanılan yerler var.

Önümüzde Çernobil gibi bir örnek duruyor. Üzerinden yıllar geçti, etkileri sürüp gidiyor.

Santral kurulumu ve işletmesi zaten başlı başına bir dert. Bu dert bir şekilde atlatılabiliyor. Ya sonrası...

Bu, öyle su gibi, hava gibi bir şey değilki, miligram boyutunda bir atığı bile kilometrelerce karelik bir alanı yok etmeye yeter.

Kuruyorsunuz santrali, hiç bir sorun çıkmasın diye önleminizi de alıyorsunuz, çok güzel, emniyetli bir şekilde çalışıyor. Ya atıkları, onları ne yapacaksınız.

Örneklerine bakıyoruz, yerin yüzlerce metre altına gömülüyor, etrafına kalın duvarlar çekilerek, ama bu, sorunu kesin olarak çözüyor mu? HAYIR.

Soruyorsunuz yetkililere % 99, 9 ihtimalle, güvenli. Peki %0, 1 ne olacak? Sonuçları ne olacak?

Enerjiyi daha ucuza maledeceğiz, açıklar kapanacak diye değer mi, Dünyamızı yok etmeye?

Yok mu daha çevreci çözümler, esen rüzgar, ışıldayan güneş, akan sular boşuna mı gidecek?

Sürekli sözü geçen Bor madeni ne zaman kullanılacak?

Altımızda yatan değerleri açığa çıkarmamız için, topraklarımızda barınan enerjiyi kullanmamız için illa ki Uzun Mehmetler mi gerek? Padişah fermanları mı gerek?

Kaynak: http://xenefon.8m.com/fikralar/UzunMehmet-AkaGunduz.html

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bak yazmayı unuttum bu çarşamba sabahı Mersin in nufusu bir kişi daha artacak...nasipse ilk kez oraya geleceğim...hayırlı bir iş için ;))

Gülden Işık 
 03.03.2008 21:33
Cevap :
Hayırlı işinizin tamamına ermesini dilerim. Yolunuz açık olsun. Teşekkürler.  04.03.2008 8:26
 

Düşünceleriniz çok güzel...önce katıldığımı belirteyim...arama penceresine Mersin diye tıkladım ve sayfanıza geldim,baktım Uzun Mehmet ten bahsediyor yazıyı okudum...Zonguldak/Çatalağzı na kömürle çalışacak santral yapımı başladı ve halen çalışmaları sürüyor,ve deniliyor ki Türkiye ye ışık dağıtacak...dediğiniz gibi malzeme var helva yapacak adam aranıyor ;))

Gülden Işık 
 03.03.2008 21:31
Cevap :
Yorumunuz için çok treşekkür ederim.  04.03.2008 8:27
 

Bir kac gün önce tv haberlerinde nükleersantralleri ile ilgili konu vardi.1980-2003 yillari arasi yapilan istatistiklere göre nükleersantraline yakin oturan 37 cocugun kan kanserine yakalanmis oldugu aciklandi. 5 km uzagindaki yasayan cocuklarin santrala uzak veya yakinligi hastalanma riskini artirip artirmayacagi konusunda, henüz bilimsel kesin bir aciklama yapilamiyor. Cevre bakani santral cevresinde genis capli arastirmalarin baslatilmasini istedi.Hastaliga yakalanma orani o cevrede dogup büyüyen cocuklarda daha fazla oldugunu söyleniyor. Ülkemiz ayni zamanda bir deprem bölgesi bu ve anlattiginiz bircok sakincalarda dahil olmak üzere, nükleersantrali kurulmasina izin verilmemelidir. Almanya bos durmuyor sürekli alternatif enerji üretimi icin calismalari sürdürüyorken, enerji sarfiyatini önlemek icin yasal önlemlerde aliyor. Gecen gün Berlin de sehir isiklari söndürüldü. Insanlari sarfiyat konusunda duyarli olmaya davet etmek icin. Bizde birseyler yapmaliyiz.Saygilar.

mine objektif 
 10.12.2007 14:50
Cevap :
Yorumunuz ve desteğiniz için teşekkür ederim. Çözüm duyarlı olmakta yatıyor bence. Duyarlı olmakta ve sinmemekte.  11.12.2007 10:26
 

nükleer santral tercih olmamalıdır, doğaya atık bırakan her durum doğada onarılamaz sorunalara yol açamaktadır. alternatif enerji kaynakları çözümdür ülkemiz koşulları bu enerji kaynaklarınada uygundur, göz göre terk edilen bir enerji tabanını ithal etmek birilerine kaynak aktarmaktır. sevgi ve saygılarımla..

Salih ERDAGI 
 23.11.2007 22:39
Cevap :
Yorumlarınız için teşekkür ederim.  26.11.2007 8:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 117
Toplam yorum
: 197
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 1043
Kayıt tarihi
: 26.09.07
 
 

1980 yılında Mersin'de doğdum, bütün eğitim öğrenimimi Mersin'de tamamladım. Yetmedi, işimi de Mersi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster