Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Mart '11

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
579
 

Nükleer santrallerin sermayesi nereden geliyor?

Nükleer santrallerin sermayesi nereden geliyor?
 

Ret edilemeyecek bir gerçek var ki o da ülkemizin enerji ihtiyacı… 

Fakat unutulmaması gereken bir gerçek de var ki; nükleer santraller şu anda dünyanın başına bela olmuş durumdadır. 

Enerji için başka alternatifler bulabiliriz ama bir felaket durumunda yaşadığımız yerin veya hayatımızın alternatifi yoktur. 

Bu bakımdan baktığımızda enerjiyi temin etme veya üretme yolları çeşitli iken felaket durumunda olayları geri döndürme şansımızın olmadığı açıktır. Peki bu durumda neden bu ısrar diye düşünmeden edemiyor insan. 

Bunun altında muhakkak ülkemiz tarafından bağlayıcı bazı anlaşmalar yatıyor diye düşünürken birden tesadüf eseri gördüm ki, bu santrallerin kurucusu ve ortağı konumunda olan firma Çalık Gurubu… 

Acaba demeden edemiyor insan bu ısrarın nedeni bu mu? Diye… 

Birde bir yazı okumuştum bizim Bor madenlerinle çalışan araba üretilmiş fakat patent bekleniyormuş. Arabada enerji kaynağı olarak kullanılabildiğine göre bu madenler enerji üretiminde de kullanılabilir demektir. Ülkemizde bol miktarda var. Nükleer Santrallerine yapılacak yatırımlar yerine bu madenleri değerlendirmek ve enerji üretmek daha mantıklı değil mi? 

Yoksa bunun içinde Etibank’ın ABD’ye satışı mı? Beklenmekte… 

Çünkü bu madenler Etibank’ın işletmesinde ve satış gerçekleştiği anda kullanım hakkı alıcı firmaya geçecek. Bizim enerji kaynağımız olabilecek bu madenlerde ABD’nin enerji kaynağı haline gelmiş olacak. 

ABD olsun AB devletleri olsun bilindiği üzere kendi ülkelerinde kaldırdıkları teknolojileri veya kendi ülkeleri için tehlikeli gördüklerini bizim gibi gelişmesini tamamlayamamış ülkelere yamamaktadır. Bu durumda böyle bir yamama durumu olarak ta göze çarpmaktadır. Bir noktada çöp olan eski teknolojileri paraya çevirmekteler. 

Nasıl yani diye sormayın şayet bunu da düşünemiyorsanız yazıktır. Bu santral hangi para ile yapılacak dışarıdan gelen kredilerle peki bu krediler ne için verilmekte Nükleer Santral yapımı için sen ben kendi teknolojimi geliştireceğim dersen ne olacak kredi musluğu kapanacak… 

Hani hep övünülen yol yapımları var ya! İşte onlar gibi borç veririm ama bu parayla sen yol ve park yapacaksın. Kredi veririm ama sen Nükleer Santral kurarsan veririm. 

Başkasının parası ile yapılan hesapta ya açık verirsin yada zarar edersin. Elin mahkum para kiminse aldığın düdük ile onun istediği şarkıyı çalacaksın. 

Sonuçta bu büyük devletler kendi çıkarları doğrultusunda hareket etmekteler bunu kınamıyorum. Fakat ufak çıkarları için ülkelerinin geleceğini satmaya kalkanlar… 

İşte onlar kınanmalıdır… 

Netice itibarı ile enerji için çeşitli kaynaklar sunulabilir ama bir yok oluşun telafisi olmaz. Bu yüzdende Nükleer Santrallere hayır demek gerekir. 

Tabi çıkarlarından dolayı kulaklarını bu haykırışlara tıkayanlara duyurabilirsek… 

Saygılarımla 

Burçak YAZICI 

Süleyman Akyürek bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli Burçak Yazıcı, bilirsiniz, özellikle iş toplantılarında bir sorun tartışılırken, tartışmada önerilen çözümler birlikte sunulmaktadır. Bu yapılmadığı zaman tartışmanın bir yararı olmadığı kabul edilmektedir. Özgürlüğümüz seçeneğimize bağlıdır. Seçeneklerimizde imkanlarımıza. İmkanlarımızın ise iki bilinen kaynağı vardır. Maddi (mal), manevi (düşünce-bilgi). Ülkemizin ne mal varlığı çözüme yetmektedir, ne de ürettiği (teknoloji) bilgiler. Diğer ifadesi ile bilinenlerden, önceden yapılanlardan yola çıkmak durumundayız. Gelişmiş kırk ülke, 440 nükleer enerji santralı kurmuş, onlarca santralda kurulmaktadır. Gelişmişlerin yüksek teknolojiye nükleer ile ulaştıkları da bilinir. Bunların yanında Batı, bizi (gelişmiş değil) bir tarım toplumu olarak görmek istemektedir. Çernobil olayında çay radyasyon ile anıldı, ancak aynı bölgede yetişen fındık hiç gündeme gelmedi. Bunun cevabı aslında oynanan uluslararası oyun için bir ipucu olabilecektir. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 29.03.2011 15:18
Cevap :
Teşekkür ederim. Tabi tecrübe üst düzey teknoloji ile mi gelişmiş devlet oldular yoksa silahlarla devletlerin ellerindekileri demokrasi adı ile gasp ederek mi? Nükleer silah olayı ayrı bir konudur. Nükleer enerji üretimi ayrı şayet bu teknolojiyi getireceksek bunun silah olarak mı? istiyoruz enerji üretmek için mi? önce buna karar verilmelidir. Enerji üretcek isek ülkemizin bir deprem kuşağı içinde olduğu unutulmadan bu santrallerin yapılacağı yerler buna göre tespit edilmelidir. Yok biz bunu nükleer silah teknolojisine sahip olmak için istiyoruz dersek olay çok başkadır. Sonuçta bu yıkımı çok büyük olan tehlikeli bir bombadır o yüzdende kurulacağı yer ve koruma teknolojileri yerinde olmalıdır. Bizim bu durumlar karşısındaki karnemiz pek iç açıcı değil neticede. Çok daha basit teknolojilerin bile tam donanımlı çalışmasını sağlamayı beceremezken bu risk alınabilir mi?  30.03.2011 12:26
 

yazdiklarina katilmamak elde degil simdi biraz tersten dusunelim; Sanildiginin aksine nukleer santral calismasi gunumuz bati teknolojisi ile son derece guvenlidir. Isletme kurallarina harfien uyma disiplini ile. Ancak yer ve zemin secimi cok onem arz eder bu acisiyla ulkmemiz riksler icerir. Ulkeninin dogal kaynaklari ile enerji uretimi kisitli olup ihtiyacin kabaca % 30-40 dan fazlasini elde edebilmek oldukca zordur.Nuk enerjinin yatirim maliyetleri yuksek yillar icinde birim maliyetleri oldukca dusuktur. Tercih oldukca zor ama risk yuksek se bu gunku bolge yanlis secimtir bir baska bolgede iyice etudle nuk santral gorundugunden daha tehlikesizdir. Cevre tabiki ama geklecekte onemli media haberleri genel anlamda bilimsel aktarimdan uzak. Saglik ve saygiyla

Newyorker 
 27.03.2011 6:16
Cevap :
Çok teşekkür ederim çevre muhakkak önemlidir. Enerji ihtiyacı kaçınılmazdır bunada katılıyorum. Fakat bu bir oyundur. Bir ödevimde yaptığım araştırmada gördüğüm bir anlaşma beni çok şaşırtmıştı 1950 li yıllarda imzalanan bir anlaşmada petrol kulesi inşaa etmeyeceğimizi kabul etmişik ülkemizde ve bunu kiralama yoluna gidiyoruz. Bugün ülkemiz bu kuleleri yapamayacak durumda değil fakat biz bir kulenin maliyetinin 4 katı fiyata yıllık kuleleri kiralıyoruz ve buda ülkemizde petrol arama maaliyetlerini yükseltiyor. Bu anlaşmalarda bunun benzeri bir sürü afedersiniz ama imzalayanların okuyup anlayamadıkları maddeler var. Bu nükleer anlaşmasındada bize yıllarca kölelik getirecek maddeler olduğunu düşünüyorum. Ne zaman biz kendi paramız ve kendi gücümüzle bunu yapabilirsek o zaman yapılması daha uygun diye düşünüyorum. Bu anlaşmalardaki maddeleri gördükçe Fransa'ya verilen kapitülasyonlar devam etseydi daha az zararlı olurdu diye düşünüyorum...Teşekkür ederim. saygılar...  27.03.2011 14:53
 

Objektif olmak gerekirse nükleer santrallerin sermayesi nereden geliyor sorusunu sorduğumuzda örneğin hidroelektrik santrallerin, mesela Keban barajının sermayesi nereden geliyor diye sormak da gerekmez mi? Türkiye sadece nükleer santraller konusunda değil her alanda sermaye ithal ediyor Diğer taraftan elbette ki nükleer enerjinin neden olduğu bir çok tehlike ve risk var. Bunu kimse inkar edemez ama aynı şekilde fosil yakıtların örneğin kömür, petrol gibi yakıtlarında doğaya yaptığı büyük tahribatlar var. Örneğin atmosferdeki karbon oranının yükselmesi nedeniyle küresel ısınma, asit yağmurları gibi sorunlar şimdiden insanlığın geleceğini risk altına sokuyor. Bor madeninden ekonomik bir şekilde faydalanmayı mümkün kılacak bir teknoloji henüz geliştirilebilmiş değil ve Türkiye'de maalesef bu teknolojiyi geliştirecek bilgi birikimine sahip değil. Kısacası sorun çok karmaşık ama umarım zaman içinde bilgi birikimlerimiz artar da bu tür sorunların üstesinden gelebiliriz. Sevgiler ve selamlar

Matilla 
 26.03.2011 19:52
Cevap :
Çok teşekkür ederim. Umarım gün gelir kendi sermayemizle kendi ihtiyaçlarımızı karşılayabiliriz... Başka devletler o sermayeleri verirken imzalanan anlaşmalara öyle maddeler koyup geleceğimizi ipotek altına koyuyorlar ki, bir noktada kapitülasyonları aratmıyorlar... saygılar...  27.03.2011 17:05
 

türkiyenin nükleer santıral yapımının tamda ortasında iken,japonyada meydana gelen santıralın nükleer salgını, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizdede çiddi felaket senaryolarını gündeme getirdi.evet ülkemizin enerjiye ihtiyacı var ama şu anda söyleyecegim afşin elbistanda kurulu bulunan a ve b olmak üzere herbiri 4 enerji üreten fabrika,tam çalışmış olsa ülkemiz enerji ihtiyacını %12 sini üretecek ama hiçbir zaman kış oylarıda dahil 8 ünütenin bırakın 8 zini,yönetimden kaynaklanan sebeplerle, 5 i birarada çalışmadı,hep yarım kapasite ile çalışır,buna ragmende c ve d olmak üzere 8 ünüte daha yapılacak,tüm çalşmalar tamamlandı ihale safhasında düşünebiliyormusunuz elimizin altındaki kurulu tesislerden dahi yararlanamazken felaketlerin davetcisi olan nükleer santıralleri,üstelikte kuruluş maliyeti dahi br ülkeyi batırabilecek boyutlarda olmasına ragmen.burda bir yanlışlık var ama nerden gelir bu yanlışlık,anlamanında imkanı yok gibi.

hüseyin albay 
 25.03.2011 16:54
Cevap :
Yanlışlıklar gerçekten var... Fakat nedense bu yanlışlıklar bir türlü kabul edilmemekte... saygılar...  27.03.2011 1:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 168
Toplam yorum
: 357
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 1060
Kayıt tarihi
: 02.07.10
 
 

4 kasım 1996 yılında İstanbul'da dünyaya geldim. Bu sene ilköğretimden mezun oldum. Okul hayatımd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster