Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Mart '11

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
680
 

Nükleere Referandum...

Nükleere Referandum...
 

CHP'nin bedelli askerlik girişimi, seçim yaklaştıkça geliştirdikleri popülist bir söylem olabilir. Aslında bu söyleme sahipken AK Partinin hadi deyip bedelli kanununu çıkarması iyi olurdu ama Başbakanımız hayır dedi. Hayır demekle kalmadı, bedelli konusunu gerekirse referandumla halka sorarım dedi.  

Bunları izlerken düşünmeden edemiyorum. Bedelli askerlik bir çok insan için önemli bir konu, seçim vaatleri arasına girebilir. Ama asıl konu zorunlu askerliğin kaldırılması olmalı. Oysa bunu daha konuşacak düzeye gelemedik bile.  

Öte taraftan eğer önemli konular halka soruluyorsa, neden nükleer enerji kullanımı halka sorulmuyor? Değil bugün yaşayanları, bundan sonra yaşayacak olan kuşakları etkileyecek bu kadar önemli bir konu, nasıl bir hükümetin tasarrufunda olabiliyor? Bedelli konusunda bu yükün altına girmeyen bir başbakan, böyle bir konuda nasıl sorumluluk alabiliyor?  

Çernobil'i yaşamış ve TV'den elinde bir bardak çayla radyasyon yok diyen bakanların canlı tanığı olarak, bu konuda devlete olan güvensizliğimizi anlamaları gerekir. Bakan çay içti, ama Karadeniz Bölgesinde artan kanser vakaları radyasyon olduğunu çoktan kanıtladı. Oysa bugün Japonların yaptığı gibi halkı uyarıp, korumak gerekirdi. Gerekirse bölge boşaltılmalıydı. Bütün bunları yaşadıktan sonra kim kendi topraklarında, bir de Rusların kuracağı bir nükleer santral ister?  

Şu anda Japonya'da yaşananlar olmasaydı da halkın büyük kesmi nükleere hayır derdi. Bütün dünya bu enerjiden kurtulmaya çalışırken bizim başka bir ülkeye havale ederek nükleer santral kurmamız doğru mu? Üstelik ülkemiz rüzgar ve güneş enerjisinden yararlanılacak bir ülke. Halka elektriksiz yaşam mı, nükleer reaktör mü diye sorsalar bile evet yanıtı alamazlar.  

Bir ülkenin geleceği konusunda bu kadar kolay karar verilmemeli. Yatırımlar insanlar içindir. İnsanların istemediği bir yatırımı yapmak ise dayatmadır.  

İktidar partisi seçimden önce bir nükleer dayatmasına devam ederse, demokratik gelişmeler ve ergenekon davası hatırına aldığı oyları kaybeder. Ayrıca onların kaybedeceği oydan çok çok daha önemlisi biz geleceğimizi kaybedebiliriz.  

Yok yakın ülkelerde varmış vb. açıklamalar kusura bakmasınlar ama kimseyi tatmin etmeyen açıklamalar.  

Çocuklarımız için sonuna kadar nükleer santrale hayır...  

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tamam demokrasi diyoruz da, bu demokrasi ile değil, teknoloji ile alakalı bir olay. Yani bir doktorun, şoförün, bir muhasebecinin, bir çiftçinin insiyatifi ile " Evet" veya " Hayır" gibi bir yanıtı değerlendirmeye almak yanlış olur. Yani sizin dediğiniz demokraside halka sorsak " İstanbulun ordasına nükleer santrak kurmak istiyoruz" desek ve cevap olarak ta " EVET " çıksa... Halkın iradesi budur, kurulmalıdır, mantıklıdır mı diyeceğiz. Her işin uzmanı vardır ve bu konuda da uzman olan kişiler karar vermelidir diye düşünüyorum.

Mr_Q 
 17.04.2011 21:52
Cevap :
Böyle bir referandum sürecinde konu tartşılacaktır. Fikri olmayanların da bir fikir sahibi olması sağlanır. Hukuk konusunda da uzman değiliz ama anayasa maddelerini referandumda oyluyoruz. Geleceğimizi ilgilendiren bir konu sadece ülkeyi yönetenlerin eline bırakılamaz. Onları seçmek için oy vermiş olanlar, nükleer konusunda farklı düşünebilir. Selamlar...  18.04.2011 10:59
 

“Şu anda Japonya’da yaşananlar olmasaydı da halkın büyük kesmi nükleere hayır derdi” demişsiniz. Küresel Isınma, Nükleer Enerji vb... etkinliklere (seminer, konferans, panel vs...) katılmış ve bu içerikte bir hayli araştırma yapmış olan benim düşüncem şudur; “Japonya’da yaşananlara rağmen Nükleer Enerjiye ve nükleer teknolojiye Evet” Hatta Sevgili Ülkemin bu alanda yapıması düşünülen atılımda geç bile kaldığını düşünmekte ve buna inanmaktayım. Sağlıcakla Kalın...

Yorum Dükkanı 
 02.04.2011 14:56
Cevap :
Yorum için teşekkürler. Ben büyük bir kısmı demiştim, hala da aynı fikirdeyim. Selamlar...  02.04.2011 20:41
 

Japonya da olanlardan sonra bir kez daha düşünmeliyiz. Diğer taraftan nükleer enerjiye sahip olmayan bir ülke varmıdır? yani gelişmiş bir ülke? iyi düşünülmelidir. Bence deprem vb olmayan bir yörede nükleer santral kurulmalıdır. Bu arada hoş geldiniz.

DurmuşGüler 
 29.03.2011 22:06
Cevap :
Hoşbulduk...Orta Anadolu'da küçük bir bölge hariç deprem riski olmayan bölgemiz yok ki. Ayrıca nükleer kazalar için illa depreme de gerek yok. Nükleer enerji insanlığın sonunu getirecek diyorum ben. Sevgi ve saygılarla...  31.03.2011 16:43
 

Vb Hükümetlerle temas ettiğinde, onlardan olumsuz cevap aldığı bilinmektedir. Kore ile ilgili görüşmelerde de “nükleer teknoloji” talebi gündeme geldiğinde, Kore, batılıların soğuk tavırları ile kenara çekilmiştir. Bu ve benzerleri ile süreçte yaşananlar (gizlilik dereceli olanlar hariç) kamuoyu ile paylaşılmalıdır. Ancak, bizde böyle bir gelenek yoktur. Çünkü halk belirleyici, efendi olarak görülmemektedir. Toparlanırsa, Türkiye geleceği için Uzay (nükleer) teknolojisine sahip olmak zorundadır. Eğer, sömürge olarak yaşamak istenmiyorsa. Nükleer enerji üretecek tesislerle ilgili bilgiler (eksi ve artıları) halka anlatılmalı, Cari açık ve dış borcun enerji faturaları ile ilgileri belirtilmeli, ondan sonra bir referandum ile karar alınmalıdır. Ancak, bir savaş kararını (gizlilik nedeniyle ) halka giderek alamadığımız gerçeğine not edilerek. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 18.03.2011 11:11
Cevap :
Mehmet Bey yorumlarınız çok geç geldi. Katkınız için teşekkür ederim. Elbette halka anlatılmalı, ama halk ikna edilmemeli. Nükleer enerji gezegendeki yaşamın sonunu getirecek gibi geliyor bana. Bu nedenle sonuna kadar karşıyım. Alternatif enerji kaynakları düşünülmeli. Hoş bizi dinleyen yokya...Saygılarımla...  22.03.2011 15:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 111
Toplam yorum
: 741
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 5068
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

1997 yılında öğretmenliğe başlamış bir mühendisim. Bir oğlum var. Çocukları ve yaşamı seviyorum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster