Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Eylül '07

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
476
 

O' nun adı Sam

Otistik bozukluk vak’a örneği

Sam Williams, 1974 yılında John ve Carol Williams’ın 2. çocuğu olarak dünyaya geldi. Çift, 5 yıldır evliydi. John avukat, Carol ise ev hanımıydı. Sam, sorunsuz ve normal bir hamilelik dönemine takiben yaklaşık 3.5 kg ağırlığında doğmuştu. Doğum sezaryan yoluyla yapılmıştı ve Sam 6 gün sonra eve getirilmişti. Anne ve babası Sam’in erken gelişiminin oldukça normal göründüğünü belirtmişlerdi. Sam sancısız bir bebekti ve iyi uyuyor, iyi yemek yiyordu. İlk 2 yıl içinde 14 aylıkken geçirdiği küçük bir soğuk algınlığı dışında hiçbir çocukluk hastalığına yakalanmamıştı. Sam’in 2. yaş gününden sonra anne ve babası onun için kaygılanmaya başlamışlardı. Sam önemli gelişim basamaklarına (tek başına oturma ve emekleme gibi) ulaşmada ablasına göre oldukça yavaş ilerliyordu. Bunun ötesinde motor gelişimi düzensiz görünüyordu. Birkaç gün normal şekilde emeklerken, uzun bir süre hiç emeklemediği oluyordu. Babıllama sesleri çıkarmasına karşın hiçbir kelimeyi söyleyemiyor, anne ve babasının ona söylediklerini anlamıyormuş gibi görünüyordu. “topu al”

“gel”

“kurabiye ister misin”

Gibi basit komutlara tepki vermiyordu. İlk başlarda anne ve babası Sam’in sağır olabileceğini düşünmüşlerdi. Daha sonra ise onun sağır ya da inatçı olduğu inancı arasında gidip gelmişlerdi. Ana-babası, Sam’in bir komuta uyması ya da “baba”

Ve ya “anne”

Demesi için çabaladıkları hayal kırıklığı ile biten birçok deneyimleri olduğunu bildirmişlerdi. Bazen Sam, bu durumdan biri sırasında öfke nöbetine (tantrum) giriyordu, bağırıyor, çığlık atıyor ve kendini yere atıyordu. Aynı yıl Williams’ların çocuk doktoru, onlara Sam’in zeka geriliği olabileceğini söylemişti.

3. yaş gününe doğru Sam’in ana babası onun daha fazla garip ve şaşırtıcı davranışlarına tanık olmaya başlamışlardı. En belirgini ise el hareketleriydi. Her gün birçok kereler birkaç dakika süreyle ellerini çırpıyordu. Başka zamanlarda gözlerini kendi yuvaları etrafında döndürüyordu. Hala konuşmuyordu. Ama şapırtı sesleri çıkartıyordu. Ve bazen ortada hiçbir neden yokken gülmeye başlıyordu. Artık yürüyordu ve sıklıkla ayak parmaklarının uçları üzerinde yürüyordu. Ana babasının çabalarına rağmen tuvalet eğitimini kazanamamıştı. Sam’in gelişimi de ana babasını kaygılandırıyordu. Sam, anne ve babasının ona dokunup sarılmalarına izin veriyor, ancak onlara bakmıyor ve genellikle onların dikkatlerine aldırmaz görünüyordu. Ayrıca ablasıyla hiç oyun oynamıyor, yalnız kalmayı tercih eder görünüyordu. Yalnız başına oynaması bile sapkındı. Gerçekte oyuncaklarıyla oynamıyordu, -örneğin oyuncak arabayı servis istasyonuna götürür gibi yapmıyordu. Onun yerine araba gibi bir oyuncağı eline alıyor, tutuyor ve sürekli tekerlerini çeviriyordu. Sam’in gerçek anlamda tek ilgisini çeken şey, evdeki müzik seti gibiydi. İzin verildiği kadar oturup, plağın pikap üzerinde dönüşünü seyrederken çok mutlu oluyordu. Müzik seti kapatıldığında ise sıklıkla öfke nöbetleri meydana geliyordu.

Sam üç yaşındayken ailenin çocuk doktoru, Sam’in tam bir fiziksel ve nörolojik muayeneden geçmesini istedi. Sonuçta Sam oldukça sağlıklı bulundu ve nörolojik muayenede hiçbir anormalliğe rastlanmadı. Psikiyatrik değerlendirme ise bundan birkaç ay sonra yapıldı. Sam, çocukluğun davranışsal bozukluklarında uzmanlaşmış bir tedavi merkezine götürüldü. Ve gün boyu gözlendi. Psikiyatrist bu süre boyunca, Sam’in ana babasının tanımladığı davranışların çoğunu kendisi gördü-el çırpma, ayak parmaklarının uçları üzerinde yürüme, yalnız kalmayı tercih etme ve ağız şapırdatma. Psikiyatrist Sam’i değerlendirdiğinde, el çırpma sesinin diğer çocuklarda olduğu gibi bir irkilme tepkisine yol açmadığını gördü. Sam de ortaya çıkarabildiği konuşmaya yaklaşan tek ses tekrarlayan bir “nah, nah”

Sesiydi. Ancak Sam “patates cipsi al”

“gel”

Gibi basit komutlara itaat ediyordu. Psikiyatrist Sam’e otistik bozukluk tanısı koydu ve bir gündüz tedavi merkezine yerleştirilmesini tavsiye etti.

Kaynakça:
Anormal Davranışlar Psikolojisinde Vak’a çalışmaları

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

öğretmenim ve zaman zaman öğrencilerime sağlıkla ilgili ve toplumsal duyarlılıkla ilgili bilgiler veriyor ziyaretler yaptırıyorum ,özellikle otistik vede seraplasi olan çocukların egitim aldıgı bir kuruma ögrencelirimi götürdüğümde ordaki çocukların gözlerindeki sevinci ve mutluluğu anlatamam.Her öğrencim için o gün anlammı bir eğitim gezi çalışması olmuştu. Özellikle bu tip eğitim kurumlarıma sadece bu sorunu yaşayam veliler yada anne babalar gidiyor oysa aslında bizler hepimiz onları ziyaret etmeli onlarla sohbet etmeli onları anlamaya ,ve tanımaya çalışmalıyız değilmi ? sanırım sizde eğitimci olarak görev yapıyorsunuz? deneyimlerinizi yazarsanız sevinirim, saygılarımla

AHMET TÜTÜNCÜ 
 21.10.2007 12:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 15
Toplam yorum
: 34
Toplam mesaj
: 18
Ort. okunma sayısı
: 1728
Kayıt tarihi
: 25.08.07
 
 

29.01.1983 Adana doğumluyum. Çocukluğumun geçtiği fakat çok net hatırlamadığım pek de sevemediğim bi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster